Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Nisan 2010 · 1.418 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 6 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ HALUK İPEK'İN; SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUN İLE MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ İLE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; AFYONKARAHİSAR MİLLETVEKİLİ HALİL ÜNLÜTEPE VE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ ALİ RIZA ERTEMÜR'ÜN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 10 MİLLETVEKİLİNİN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ GÜLTAN KIŞANAK VE 19 MİLLETVEKİLİNİN; ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR'IN; TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN; DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ VE 5 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:490) (*)); konuşma 1.418 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Ankara milletvekili haluk ipek'in; seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanun ile milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ile kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve 18 milletvekilinin; afyonkarahisar milletvekili halil ünlütepe ve denizli milletvekili ali rıza ertemür'ün; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 10 milletvekilinin; diyarbakır milletvekili gültan kışanak ve 19 milletvekilinin; şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri izmir milletvekili oktay vural ve mersin milletvekili mehmet şandır'ın; tunceli milletvekili kamer genç'in; denizli milletvekili hasan erçelebi ve 5 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:490) (*)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-06-ankara-milletvekili-haluk-ipek-in-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secme (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Adalet ve Kalkınma Partisinin getirdiği grup önerisinin her zaman karşısında da oldum, yine de olacağım çünkü bu memlekete, millete faydalı hiçbir şey getirmediler.
Şimdi, biraz önce dinledik Mustafa Bey’i, diyor ki: “Burada dört grup var, anlaşalım.” Yahu burada bir Kamer Genç partisi var, bilmiyor musun sen daha! Burada bağımsız arkadaşlar var, onlar milletvekili değil mi! Daha hâlâ kafanız bu! Yani, ben dört tane… Anlaş bakalım, hadi bakalım, nasıl çıkaracaksın? Nasıl çıkaracaksın? Biz burada bağımsız varız, milletvekili varız. Burada herkese saygılı olmak zorundasın.
Şimdi diyor ki: “Efendim, gelelim dört grup anlaşalım. Yani 13.30’da başlayalım 15.30’da bitirelim.” Yahu burası düğün salonu mu arkadaşlar! Burası ne acaba yahu! Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi salonu. Burada memleketin sorunları çözülecek, burada ülkenin sorunlarına çare bulunacak. Sizin rahatınız yerinde! Devletin bütün kaynaklarını almışsınız elinize, efendime söyleyeyim, istediğiniz malı istediğinize satıyorsunuz, istediğiniz yerde müteahhitleri kendi yandaşlarınızı tayin ediyorsunuz, ondan sonra karşınızda bir güç bırakmıyorsunuz; ee anlaşalım! Yahu ne kadar güzel! Bu memlekette bu kadar işsiz insan var, açlıktan intihar edenler var, işsizlikten intihar edenler var, hiç mi kulağınız duymuyor yahu, siz nerede yaşıyorsunuz!
Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, Türkiye AKP’yle beraber dünyadaki saygınlığını kaybetti.
Şimdi, Tayyip Bey Genel Başkanları. Yahu Allah rızası için bunun yüzünde bir güne bir gülümseme gördünüz mü, gülücük? Kin dolu, nefret dolu, karşısında âdeta bir düşman gibi… Yani bu Türkiye devletinde kendisiyle düşüncelerini paylaşmayan insanları âdeta bir düşman gibi gören, bir Yunanlıyla gidip sarmaş dolaş olan ama Türkiye’de bu memleketin menfaatini koruyan insanlara ve bu devletin kurucularına karşı kin ve nefret dolu, yargısına karşı kin ve nefret dolu, bu memlekette doğruyu söyleyen kişilere karşı böyle acayip bir kin içinde. Böyle bir yönetim olur mu, böyle bir lider olur mu arkadaşlar! Olmaz. Ne diyor? “Cübbeni çıkar gel.”, efendim “İyot gibi açığa çıktın.” diyor, “İnandığını söyleyemezsin.” diyor. Kime söylüyor bunu? Yargıtay Başkanına diyor. Şimdi, senin okuma yazman yok mu Tayyip Bey yahu! Şu Anayasa’yı aç oku! Sen buraya hangi kurala göre iktidar olmaya geldin? Sen buraya Anayasa’ya göre geldin. O Anayasa’da ne diyor? “Kuvvetler ayrılığı” diyor. Kuvvetler ayrılığında yasama kime ait? Meclise ait. Yargı kime ait? Yargıya ait. Şimdi senin diploman ne yahu, sen nereden mezunsun? Ben onun diplomasını sordum: Hangi sene, hangi okula girdi? Nerede, ne diploma, ne hukuk bilgisi var? Şimdi bu memlekette Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı olmak o kadar kolay değil ki, yılların deneyimini kazanmış bu insanlara karşı “Sen cübbeni çıkar...” Adam sana cübbe çıkarma peşinde değil ki. Diyor ki: “Ey yasama organı, sen Anayasa’ya sadakat yemini yapmışsın, bu sadakat yeminine uygun işlem tesis et, kanun çıkar.” Yani “Getirdiğin kanunla beni yok edemezsiniz.” diyor.
Değerli milletvekilleri, 80’lerde biz bu kürsülerde işkence yapan güvenlik görevlileriyle uğraşıyorduk. Bugün şu anda -maalesef başta ordu mensupları olmak üzere- AKP iktidarı zamanında en büyük işkenceyi gören ordu mensupları maalesef, bunların içinde de bir grup. Şimdi, nasıl olur da bir memlekette, bir günde 86 tane asker, 2 tane savcı -ve belli nasıl karar verdikleri de- birdenbire içeri alınıyor. Arkasından bir başsavcı çıkıyor bunları görevden alıyor.
Şimdi sayın milletvekilleri, bu bir sivil darbedir, bir Fethullah Gülen darbesidir bu memlekette. Şimdi bu Meclis bunlarla uğraşmayacak da neyle uğraşacak? Yani bir memlekette… Yani bir olay oluyor, bir ordu yok edilmeye çalışılıyor. Peki bu ordunun hakikaten, gerçekten böyle bir suçlama var mıdır, yok mudur? Bu, Meclisin görevidir. Bu bir nevi ihtilaldir.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Ona yargı karar verecek, yargı, yargı…
KAMER GENÇ (Devamla)Dolayısıyla, bunu burada Meclis nazara almak zorundadır.
Bakın bir bakanınız ne diyor: “Maalesef çete reisleri rektörler var, profesörler var, dekanlar var, bu da yetmiyormuş gibi nöbetçi hâkim ve nöbetçi savcılar oluyor, böylesine derin çevreye nüfuz ettiğini görüyorsunuz.” Yani aklı başında olan bir kişi, bir hâkim bir karar verdi diye bunu çetenin hâkimi der mi? Böyle bir şey der mi arkadaşlar? Bu memlekette görev yapan hâkim acaba böyle bir şey söyleyebilir mi? Anlamıyorum. Yani siz… Şimdi bu Tayyip Erdoğan çıkıp da bu lafları söylediği zaman sizin hoşunuza gidiyor mu? Gidiyor mu yani? Efendim diyor: “Cübbeni çıkar.” Yahu insana “Sen öyle inandığın gibi düşünemezsin.” demek hakkını kimden buluyor bu Tayyip Erdoğan ya, kimden buluyor?
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Cübbeyle siyaset yapılmaz.
KAMER GENÇ (Devamla)Beyler bu, bu memlekete karşı yapılan en büyük zulümdür. “Benim karşımda konuşma…” Sen kimsin yahu? Sen kimsin, senin karşında konuşmayacağız? Sen gel, hesap ver, hesap! (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Anayasa’nın 3’üncü maddesini kaldıralım, Meclis soruşturmasını bakanlar ve başbakanlar hakkında kaldıralım, o zaman mahkeme karşısına gidelim, yiğitliğiniz varsa yargılayalım.
Tayyip Bey, sen 750 milyon doları bankalardan alıp da kendi bilmem şeyine verdiğin zaman, damadına, onun hesabını vermeyecek misin? Senin Cemil Çiçek’in gidip de bilmem TOKİ’den o bir günde 1,5 trilyon lira damadı kazanırken neredeydin?
Arkadaşlar, İstanbul Belediye Başkanınız -bakın, daha işte Danıştay kararı burada, 10/3/2010’da çıkmış- İstanbul’daki bütün köprü, alt geçit gibi ihaleleri kendi adamlarına pazarlık usulüyle vermiş. Hakkında… 4734 sayılı Kanun’a göre görevini ihmal etmiş. Hatta, bir tane şey yapmış, bir tane kavşak yapmış. Kavşak 4,5 milyar –trilyon- liraya mal olduktan sonra gitmiş, o zaman rahmetli Hasan Doğan diyor ki: “Ya, bu benim evin manzarasını kapatıyor Tayyip Bey. “ Tabii, yani hukuk devletinde sorumluluk taşıyan bir adam böyle der mi? “Ya, o kavşağı kaldırın.” diyor, oradan hemen kaldırıyor. 4,5 trilyon… Bunun hesabını kim verecek? Bakın, bunun günahı, vebali hep size; bunun sorumluluğu size çünkü siz bu memlekette yapılan soyguna, talana “Dur” demeniz yerine destek veriyorsunuz.
İşte, size söylüyorum, bak, Danıştay diyor ki: “İçişleri Bakanınız var bir tane, her türlü suistimal üzerine soruşturma izni vermiyor.” İşte, “Soruşturma izni vermemesine ilişkin işlemin kaldırılmasına ve dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine…”
Ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcısını her gün bundan sonra çıktığımda söyleyeceğim: Sen, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı görevden aldırıyor musunuz aldırmıyor musun arkadaş? Hakkında, işte nasıl ki…
Ondan sonra, o en büyük çete, en büyük Ergenekon, aslında, devletin malını talan eden insanların yaptıkları eylemdir. Yoksa ki efendim, şimdi 1900, 2000 yıllarında, 2002 yıllarında birileri kendi aralarında konuşmuş, “Vay efendim, ihtilal yapıyoruz.” Yahu, herkes çıkıyor diyor ki: “İhtilal yok.” Peki, niye bu kadar bu memlekette şey ediyorsunuz?
Şimdi, siz, Türkiye Cumhuriyeti devleti çağdaş, laik bir ülke, bunu nasıl bir Araplaştırmaya çalışıyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Burada bir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu… Nereden geldiği belli değil, ne politika yaptığı belli değil…
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Hadi oradan be, hadi oradan be!
KAMER GENÇ (Devamla)Ondan sonra, ben, diyor ki…
AHMET YENİ (Samsun)Senin nereden geldiğin belli değil.
KAMER GENÇ (Devamla)Komşularla sıfır, sıfır… (AK PARTİ sıralarından gürültüler) “Komşularla sıfır problem” diyor, başarısı sıfır! Hangi komşuyla sıfır problem yaratmış, hangi başarıyı kazanmış?
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Hepsi sıfır, hiçbir problem yok.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, her gün… Bütün adamlarınız, tutuyor uçaklara biniyor, Allah haram etsin. O benim vergimle yedikleri yemekleri, Allah’a dua ediyorum, burunlarından cayır cayır getirsin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Yahu böyle bir memleket olur mu? Türkiye'nin en büyük uçaklarını alıyorlar, Tayyip Bey’in keyfi istediği zaman yandaşlarını dolduruyor götürüyor, Abdullah Beyi götürüyor, efendime söyleyeyim, onlar da yetmiyor karıları getiriyorlar. Devletin uçaklarını benim verdiğim vergiyle karılarını alıyor, gidiyor başkalarının düğünlerine gidiyorlar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
AHMET YENİ (Samsun)Şu ağzından çıkana bak.
KAMER GENÇ (Devamla)Böyle bir memleket olur mu arkadaşlar yahu? Böyle bir memleket olur mu yahu? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bu memlekette insanlar aç, çıplakken, iş bulmazken, kendilerini intihar ederken bunun günahını kim şey ediyor? Bu paralar nereye? Devleti ekonomik yönden yok ettiniz arkadaşlar, ekonomik yönden yok ettiniz; tarımı bitirdiniz, vergi almıyorsunuz, yandaşların hesabını incelemiyorsunuz, yandaş belediyelerinizin hesaplarını inceletemiyorsunuz. Dolayısıyla her şeyi örtbas etmeye çalışıyorsunuz. Şimdi de getirdiğiniz kapkara bir rejim, kapkara bir dikta rejimi.
LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize)Tam senin gibi, için gibi kapkaranlık.
KAMER GENÇ (Devamla)Bu kapkara dikta rejimi altında zannediyorsunuz ki yargıyı da susturmak suretiyle biz bu işin altından kalkacağız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Göreceksiniz, referanduma da gideceğiz, referandumda kimin ne olduğunu görecek bu millet. Yani görecek, ondan sonra…
ALİ TEMÜR (Giresun)İstifa edecek misin?
KAMER GENÇ (Devamla)Ben istiyorum. Niye ben size… Referanduma giderim, o zaman göreceğim sizi, o zaman orada göreceğim sizi. Hodri meydan!
Şimdi, sizin bir tane Bakanınız var; Bülent Arınç, “tuu ulan” diyor basın mensuplarına “tuu sizin üzerinize.” O tükürdüğü kişilere getiriyor, yemeğin içine tükürüyor onları yediriyor. Böyle bir şey olur mu ya? Ya böyle bir şey olur mu ya?
AHMET YENİ (Samsun)Hadi oradan be!
KAMER GENÇ (Devamla)“Tuu” diyor, ondan sonra gelin size yemek yedireyim, bunun anlamı odur, “Tükürdüğüm yemekleri yeyin.” diyor.
AHMET YENİ (Samsun)Ne kadar yalan konuşuyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)İşte sizin desteklediğiniz, sizin bu memlekete yapmak istediğiniz, yaptığınız görüntüler bu. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Değerli milletvekilleri…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 6 Nisan 2010