Grup önerisi
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 91. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Nisan 2010 · 731 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 22 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 731 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-22-grup-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; MHP Grubunun şehit yakınları ve gazilerin sorunlarının araştırılarak çözüm yollarının belirlenmesiyle ilgili olarak verdiği grup önerisinin lehine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, bu hafta Millî Egemenlik Haftası’dır. Laik Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmak için, bütün, Fransızlarla, İngilizlerle, İtalyanlarla, Yunanlılarla savaşarak bu memlekette bağımsız, laik, çağdaş bir ülke kurmak için canlarını veren o şehitlerimize, o mücadele edenlere şükran borçluyuz. Onlara Tanrı’dan rahmet diliyoruz, yerleri cennet olsun. Ayrıca, bu memleketin birliği ve bütünlüğünü savunmak için mücadele eden ve bu uğurda şehit olan tüm insanlarımıza da şükran borçluyuz. Eğer biz buralarda konuşabiliyorsak, çalışabiliyorsak, o insanların, o kutsal insanların hayatları pahasına verdikleri mücadelenin bir sonucudur.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii Türkiye Cumhuriyeti devleti hepimizin devletidir. Bu devlette barışı sağlamak, bu devlette birtakım insanların sorunu varsa bu sorunlara çözüm bulmak hepimizin görevidir. Bence millî birlik ve bütünlüğe yönelik konularda meselelere çözüm ararken peşin hükümlü olmadan, mümkün olduğu kadar, sorun yaratan kitlelerle de sorunları tartışmak, bunu önlemek lazım. Bu konularda böyle zıtlaşarak, birbirimizi düşman görerek, birbirimizi öldürerek bir yere varamayız. Türkiye Cumhuriyeti devletinin coğrafyası o kadar kıymetli, o kadar mukaddes bir coğrafya ki tarih boyunca birçok milletin bu coğrafyada gözleri olmuş. Bu güzel topraklar, bu cennet kadar güzel, her tarafı ayrı bir güzellik, bir cennet parçası olan bu ülkemizin burada hem çağdaş hem medeni hem de ileri seviyede bütünlüğünü korumak ve bu insanları dünyada yaşayan çağdaş insanlarla aynı seviyedeki kültüre, eğitime, kişiliğe ve saygınlığa kavuşturabilmek için hepimizin bu konuda ciddi çaba sarf etmesi lazım.
Yani bugün Güneydoğu’da ciddi bir silahlı eylem var. O insanlar da, oraya dağa giden insanlar da bizim çocuklarımızın, kardeşlerimizin…Tabii ki dışarıdan gelen, destekleyen var; Suriye’den gelen var, Almanya’dan gelen var. Bizzat gördüğümüz şeyler. Başka ülkelerden gelen var. Çünkü onların gelmelerinin bir hedefi var. Ermeniler var içlerinde. Niye? Çünkü onlar istiyorlar ki bu Türkiye Cumhuriyeti devletini bölelim. Böldükleri zaman da… Evvela şimdi güçlü olan nedir? Türkiye’dir, Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Biz bunu böldükten sonra, güçlü o birtakım lobiler, nasıl olsa biz gücü yok ettikten sonra ikinci derecede zaten karşımızda duracak güç yoktur. Onun için bu konularda peşin hükme kapılmadan mümkün olduğu kadar bir çare bulmamız lazım.
Bugün yine bir şehidimiz var, Allah’tan kendisine rahmet diliyorum.
Arkadaşlar, on sekiz, yirmi yaşında, yirmi iki yaşındaki bir evladı kaybeden ailenin ıstırabını, onun acısını, onun, ömür boyunca bir annenin bir babanın çekebileceği acıları çekmek ve onlara katlanmak çok ağır bir olay. Yani insan gücünün katlanması normal olarak mümkün değil. Belki yaşıyor ama ölü yaşayan bir aile hâline geliyor. Onun için bizler parlamenter olarak burada bu görevlerimizi… Burada çok ciddi bir çaba harcamamız lazım. “Gelin bakalım arkadaşlar, sorun nedir?” Bence onun üzerine gitmek lazım.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın burada AKP’nin 340 milletvekili var. “Her şeyi ben yaparım.” havası içinde. Bakın, Avrupa'daki insanlar niye gelişiyor? Bir yandan 99 kişi, bir yandan 1 kişi; 99 kişi, “Ben o 1 kişiyi ezeyim, ben bunu yok edeyim, karşımda rakipsiz kalayım.” demiyor; diyor ki, “Yahu bu 1 kişinin de bir düşüncesi var, bir bakalım bakalım; bunun da benden farklı bir düşüncesi var, bunun da bir düşüncesini dinleyelim.” diyor. Maalesef, işte hâlâ Türkiye'de iktidara gelen ve çoğunluğu elde eden partilerin kavramadıkları bu.
Şimdi, dün gördünüz burada, ben söz istedim yani diyorum ki “Mehmet Ali Şahin, sen orada hatalısın, İç Tüzük’ün 63’üncü maddesine göre bana söz ver. “ Gördünüz, şimdi o şeyleri getirelim, şurada, öteki söz isteyen partinin milletvekillerinin ne kadar üzerine gittikleri, ne kadar hakaret ettikleri, ne kadar tehdit ettikleri ortada, kayıtları takip edelim. Ben dedim ki “Bana bir söz ver.” Yok, tutuyor bana uyarı cezası veriyor. Bu çok küçük bir anlayış ve küçük bir şahsiyet, gelişmemiş bir insanın davranacağı bir şey. Ben burada tek milletvekiliyim diye…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Hakaret etme! Eleştirin ama hakaret etmeyin!
KAMER GENÇ (Devamla)Sen aklın varsa kendine sakla.
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Hakaret etmeyin. Yani eleştirebilirsiniz ama hakaret etmeyin.
KAMER GENÇ (Devamla)Sen kendi aklın varsa kendine sakla.
Şimdi, ben tekim diye, insan -o kadar açık- o kadar düşük bir seviyeye düşüyor ki. Ben de şimdi geçeyim bir partiye, o zaman burada ben onun üzerine yürüsem bana bir ceza vermez. Ama nedir? Bütün hesabı beni burada yok etmek. Tutuyor, sözü de ne zaman veriyor? Aslında en sonda veriyor, işte bütün partiler gitsin, Tayyip Erdoğan’ın gözüne girmek için burada bekleyen, benim üzerime saldırmaya çalışan birkaç tane kişi var, onlar hemen bana saldırsın. Beyler, sizin gücünüz buna yetmez. Hem Mehmet Ali Şahin’in kafası bunu kavramaz. Ben Antalya halkına buradan sesleniyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 22 Nisan 2010