İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 129. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Temmuz 2010 · 697 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 6 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 697 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 129. Birleşim tutanağı, 6 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-07-06-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maddeyle ilgili verdiğimiz önergede, geçen “yönetmelik” ibaresinin “tüzük” olarak değiştirilmesini istiyoruz. Biliyorsunuz tüzük Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanır ve Danıştayın denetiminden geçer; daha ciddi bir düzenlemedir, bir kuraldır.
Ama tabii son zamanlarda Dışişleri Bakanlığı makamında oturan kişinin düşüncelerine paralel olarak tuttular Diyanet İşleri Başkanlığı kanununda, 6’ncı maddede kanun ve tüzüklerin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından inceleneceğine dair bir kural getirdiler. Hâlbuki Anayasa’nın 155’inci maddesi ve 115’inci maddesinde kanun tasarı ve teklifleri önce Danıştayın incelemesine tabidir ve bu Anayasa’yı değiştirmek mümkün değildir. Bakalım, Abdullah Bey bu kanunu da veto eder mi etmez mi göreceğiz, zaten incelemiyor.
Şimdi, biraz önce bir araştırma önergesi vesilesiyle burada, Tunceli’deki vatandaşlardan… Tunceli’deki teknik elemanlar, devletin teknik elemanları gitmiş, köyleri gezmiş, 2.100, aşağı yukarı 1.300’ü orta hasarlı, 800 küsuru da ağır hasarlı olmak üzere bir hasar tespiti yapmış, bunlara yine devlet çadır vermiş. Ben, geldim, burada diyorum ki: “Ey iktidar partisi, ne olacak bu adamların hâli, kışı nasıl geçirecekler?” Suat Kılıç çıkmış, bana cevap veriyor: “Efendim, TOKİ 35 katrilyon yatırım yaptı.” Yahu, şimdi, ben sana demiyorum ki: “TOKİ ne yatırım yaptı?” Ben diyorum ki: Bu kışın bu insanlar ne yapacak? Karın altında mı kalacak, dışarıda mı yaşayacak, ölecek mi soğuktan? Yoksa senin hükûmetin bu insanlara bir yardım mı edecek?”
AHMET YENİ (Samsun)Dışişleriyle ilgili neyin var?
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, Ahmet Bey bir makalesinde, Cumhuriyeti kuran kadroların psikolojik dengesizlik hâli içinde olduğunu yazıyor. Şimdi, bu kişi bu kürsüye çıktı, Anayasa’ya göre bir yemin etti. Şimdi, o yemine mi sadıktır, yoksa o önceki makalesindeki düşüncelerine mi sadıktır? Cumhuriyeti kuranların psikolojik dengesizlik hâli içinde olduğunu söylüyor.
Şimdi, geldi, burada, Ahmet Bey “Efendim, biz küresel bir güç olacağız dünyada.” diyor. Yahu sen evvela bir bölgesel güç ol, sonra küresel güç ol. Şimdi, kendisinin şu ana kadar… Çantasını alıyor bu Ahmet Bey, gidiyor, devlete “Ya ben sizin aranızda ara bulucu olmaya geldim.” diyor. Yahu kardeşim, sen nesin, hele bir bak bakalım? Nasıl aracı olmaya gittin? Kaç yere gittin? Efendim, Suriye’ye gittin, Suriye ile İsrail arasına, sonuç ortada, Rusya ile Gürcistan arasına gittin, sonuç ortada, Bosna-Hersek’le Sırplar arasına gittin… Hem de Bosna-Hersek’e on üç defa gitmiş, ondan sonra, on üçüncü defada Sırplar getirmişler, meclislerine Ermeni soykırım tasarısını sunmuşlar. Şimdi, İran’la Amerika arasında güya aracı oluyordu sayın milletvekilleri. Yani aptal olan insanlar bile anlar. İran’daki atom bombasının keşfinin en büyük zararı Türkiye’ye olur yani köşe başımızda İran nükleer atom bombasını yaparsa bunun herhâlde ta bilmem 10 binlerce kilometre uzaktaki Brezilya’ya bir zararı olmaz, en büyük zararı Türkiye’ye olur. Bu kadar Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatini dinlemeyen, görmeyen bir düşünce… Ben gerçekten düşünüyorum yani aptal olsa… Ya aptal olan adam anlar. Şimdi, bu İran’ın atom bombası sahibi olması Türkiye’yi perişan eder. Bizim evvela buna karşı çıkmamız lazım.
Bu nasıl bir Dışişleri ki arkadaşlar, bakın, 1994 yılında o çıkarılan -Dışişleri Komisyonu- teşkilat kanununu ben Meclis Başkan Vekiliyken çıkardım ve orada çok maharetli bir davranış biçimi sergiledim ve bazı elçiler de beni tebrik etti. Şimdi, o zaman, hakikaten Dışişlerinde aklı başında insanlar bakanlık yapıyordu. Bunların “monşerler” dedikleri gerçekten çok saygıdeğer elçilerimizin, Dışişleri mensuplarımızın orada düşüncelerine değer veriliyordu, şimdi Dışişleri teşkilatı ortada yok. Bir bakıyorsunuz, Tayyip Bey almış Egemen Bağış’ı, gitmiş, efendim, bilmem Obama’yla görüşüyor, yok Bush’la görüşüyor. Ya bu Egemen Bağış kim kardeşim?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SIRRI SAKIK (Muş)Bush’çu, Bush’çu.
BAŞKANBuyurun Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, bu Ahmet Bey, Dışişleri Bakanlığına gelmeden önce, o zaman Dışişlerinde yine önemli birtakım roller oynuyordu. “Ya bu arkadaş nerden çıktı? Kimdir? Bunun bir kimliğini bilelim.” dedim. Sonradan geldi Bakanlığa. Yani arkadaşlar, neredeyse Türkiye’yi her gün bir harbe götürecek. Yani ya hiç sebepsiz, sebep yokken bir devlet bir başka devletle… Tamam, bir Filistin bizim din kardeşimiz, her yönüyle de sahip çıkarız ama biz Türkiye’yi Filistin’e feda edemeyiz arkadaşlar.
Kendisi geçen, konuşmasında diyor ki: “Bağdat’ın kaderi neyse Türkiye'nin kaderi de o.” E peki Bağdat’ın kaderi neyse… Sen niye Amerikalılara yol veriyorsun da buradan Amerika gitsin, Bağdat’ta milyonlarca insan ölsün?
Şimdi, burada AKP İktidarının bir tutarlı tarafı yok. 1 Mart tezkeresinden önce ne yaptı? Tayyip Bey gitti, kırmızı halılara bastı Washington’da, “Kolay o, sizin askerleri geçirmek kolay.” dedi. Sonra, adamlar gemilerine bindirdiler askerlerini, geldiler, sınırdan döndüler. 100 milyar dolardan bahsediliyor…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 6 Temmuz 2010