İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 130. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 587 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 587 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-07-07-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, Dışişleri Bakanlığı gibi çok güzide bir bakanlığımıza karşı çok büyük bir saygı duyduğumu ve bunların 1994 yılında çıkan kanunlarını ben Meclis Başkan Vekiliyken çıkardığımı ve onlara karşı da çok büyük bir hizmet olduğunu kendileri de bilirler.

Benim bu kanuna karşı gelişimin nedeni, bir defa o bakanlık makamında oturan kişinin bu Meclise ve daima topluma verdiği gerçek dışı beyanlardır. Kendisi eskiden bir vakfın başkanıydı, sonra şehircilik üniversitesi diye buna bir üniversite kurdular, hemen gitti, 299 bin metrekarelik Kartal Cevizli’de kendisine arazi tahsis edildi. Bu aşağı yukarı Kartal’ın nefes borusuydu. Bunun içinde aşağı yukarı 500’e yakın ağaç vardı ve eski, tarihî eserler vardı, birinci sınıf sit alanıyken, hemen on gün içinde Anıtlar Kurulundan karar çıkardılar, imara açtılar ve tahsis ettiler. Böyle bir devlet anlayışı olur mu değerli milletvekilleri? Böyle bir anlayış, bu devlet böyle çarçur edilir mi? Devlet malları özel mülkiyete böyle geçirilir mi? Buna tenezzül eden insanların neyine güveneceksiniz? Geçen gün El Cezire’de devletin parasıyla “Türkiye Belgeseli”ni yayınlıyorlar ve “Türkiye Belgeseli”nde, Türkiye’yi Orta Doğu’nun en fakir, en geri kalmış ülkesi gibi gösteriyorlar. Peki, siz ne yapmak istiyorsunuz? Türkiye'nin parasını getirip bunlara verip de neyi yapmak istiyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, bunları vatandaşların bilmesi lazım.

En basit bir şey, Güvenlik Konseyinin kararını dahi çıkıp millete yanlış söyleyen, orada bir başarı elde ettiğini söyleyen bu kişinin bize burada verdiği bilginin ben hangisine güveneyim?

Getirdikleri kanunda 12’nci maddenin 2 no.lu fıkrasının (a) bendinde diyor ki: “Büyükelçi, nezdinde görevli bulunduğu ve akredite edildiği ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Cumhurbaşkanını ve Hükümeti temsil eder.”

Arkadaşlar, bu tamamen yanlış, bunun çıkarılması söylendi. Hükûmet, Cumhurbaşkanının ve devletin üzerinde bir kuruluş değil ki, siz burada ayrıca Hükûmeti gösteriyorsunuz. Nasıl? Ya, orada Türkiye Cumhuriyeti devleti var, onun yanında da Cumhurbaşkanı temsil eder. Çünkü, Anayasa’nın 104’üncü maddesine göre, devletin başı Cumhurbaşkanıdır. Bununla hangi tuzağı kurmak istiyorsunuz?

Devleti, devletin kaynaklarını o kadar hor kullanıyorsunuz ki, Abdullah Gül Nazarbayev’in doğum gününe gidiyor, oradan geliyor, hemen bugün başka yere gidiyor. Arkadaşlar, defalarca söyledim, bunların bir yurt dışı gezisi 500 bin dolara mal oluyor. Yurt dışına giderken, o devletin büyüklerine devletin parasıyla, yani bizim paramızla, fakir fukaranın parasıyla hediye alıyorlar, onlara götürüp veriyorlar, onlardan aldıkları hediyeleri de ceplerine atıyorlar.

Değerli milletvekilleri, bakın, insanlarımız aç susuz, işsiz güçsüz, bu devlet bu kadar horca kullanılır mı? Devletin imkânları horca kullanılır mı?

Tayyip Bey nerede? Bu kadar asker şehit ediliyor, devlette bu kadar sıkıntı var. Tayyip Bey, bir bakıyorsunuz Amerika’da, bir bakıyorsunuz özel, bu devletin kaynakları kendisine tahsis edilmiş, haksız, özelleştirmeden birtakım kaynaklar aktarılmış insanların yatlarında, otellerinde geziyor arkadaşlarım.

Yahu, bunları benim düşünmem önemli değil. Siz de bu memleketin vatandaşısınız, sizin de bunların üzerine gitmeniz lazım.

Ahmet Bey’in vakfına devletin en kıymetli arazisi, içinde 500 ağaç olan bir yeri getirip de o vakfa tahsis etmek sizi rahatsız etmiyorsa hayhay arkadaşlar! Yani benim görevim söylemek. Sonra, Ahmet Bey çıkıyor burada öyle horozlanıyor ki, yani öyle laflar söylüyor ki, yahu sen kardeşim, senin dış politikada Türkiye’yi getirdiğin seviye ortada. İşte, bugün Beşar Esad, Suriye Devlet Başkanı diyor ki: “Türkiye ile Suriye savaşacak.” Yahu arkadaşlar, bizim yani Türkiye, savaşa girmek… Yapabilir ama onuru için yapar; yani gidip de birilerine efendim, şey için yiğitliği için veyahut da birilerinin Arap ülkelerinde şan ve şöhret sahibi olması için bu işler yapılmaz. Onun için, şimdi kendileri…

Gazze olayından sonra Başbakanın öne sürdüğü dört tane öneri var, efendim “Gazze’de ambargoyu kaldırmazsa, tazminatı ödemezse, özür dilemezse…” Şimdi ne diyorlar? Ee, ne oldu peki bunlar şimdi? Ne yaptınız? Birisini aldınız mı? Bir bakıyoruz, her gün başka yerlere kıvrılıyor. Yani böyle bir şey olmaz arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook