Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 23. Birleşim · 5. yasama yılı · 30 Kasım 2010 · 661 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 30 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 661 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-30-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 510 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 28’inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Önergemiz, 28’inci madde rapor değerlendirme kurulu, biz bunu denetleme kurulu olarak yapıyoruz. Şimdi, tabii, önerge üzerinde konuşmadan önce, şimdi Tayyip Bey diyor ki: “Meclisi çalıştıralım.” İşte çalıştırmanın yolu belli. Tayyip Bey gelir burada oturursa bak bütün milletvekilleri geliyorlar. Diyor ki: “Eğer gelmezlerse…” Yalnız çok gelmişsiniz, şimdi, önümüzdeki seçimde dörtte 1’iniz gelmeyecek yani dörtte 3’ünüz gelmeyecek dörtte 1’iniz gelecek, nasıl olacak? Şimdi bunların arasından tercih yapmak da çok zor arkadaşlar. Keşke, hiç olmazsa, çok az kişi gelseydiniz de seçimlerde size… Yani işte Genel Merkez de zorlanmasaydı.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, Tayyip Bey şimdi Libya’ya “İnsan Hakları Ödülü”nü almak üzere gelmiş. Düşünebiliyor musunuz, bir dikta rejimini uygulayan, insan haklarının zerresi olmayan bir ülkeden bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanı gidip İnsan Hakları Ödülü’nü alıyor. Çok tebrik ederim, güzel bir şey. Yani acaba Libya Hükûmetinde, Libya’da bir insan hakkı var mıdır? Diktatörlük kanunları dışında hüküm süren bir kanun… Diktatörlük dışında hukuk devleti ilkesi var mıdır? Neyse, Türkiye’yi bu hâle getirdik.
Değerli milletvekilleri, zaten şimdi aslında bu kanunları boşa çıkarıyoruz, denetimi yok devletten. Bakın, Sayıştay denetim yapmıyor. Sayıştay bugün AKP İktidarının oluşturduğu kadrolarla teşekkül edilmiş. Hatta öyle bir ileri gittiniz ki referandumda Anayasa Mahkemesine -Türkiye Büyük Millet Meclisinde- Sayıştaydan üye seçmeyi öngördük. Hâlbuki Anayasa Mahkemesi Yüce Divan görevini yapıyor. Hâlbuki Anayasa Mahkemesi ne yapıyor? Kanunları şey ediyor. Sayıştaydaki kişiler -hesap mahkemesi- yüksek hâkim statüsünde değil. Dolayısıyla yani sizin Türkiye’ye getirmek istediğiniz statü belli.
Şimdi, Tayyip Bey diyor ki: “Yargı benim ciğerimi kanatıyor.” Yani eğer Danıştay, Yargıtayda bu Hükûmet aleyhine bir karar çıkarsa Tayyip Bey’in ciğeri kanıyor, niye kanıyor? Çünkü diyor ki: “Ben tek seçiciyim. Hâkim de benim, Meclis de benim, yasa da benim, yürütme de benim.” Ya, arkadaşlar, bu dünyanın en ilkel toplumlarında olmayan bir yönetim tarzı. Böyle bir şey olur mu? Yani şimdi 3 tane general gitmiş idari yargıya dava açmış. Sizin daha yeni değiştirdiğiniz Anayasa’da idari yargı var. İdari yargıya hakkı ihlal edilen her vatandaşın müracaat hakkı olduğu hâlde neden bundan rahatsız oluyorsunuz? Yani böyle…
Arkadaşlar, bakın, burada fuzuli şeyler konuşuyoruz. Eğer bu Parlamento demokrasiye inanıyorsa, insan haklarına inanıyorsa, hukuka inanıyorsa bu kanunları çıkaralım. Yoksa bu kanunları çıkarmanın da bir anlamı yok.
Bugün Sayıştay hangi belediyenin yaptığı suistimalleri buraya getirdi, Meclise getirdi? Bakın, İstanbul Ana Kent Belediye Başkanının yaptığı ihalelerde, seksen dokuz ihalede suistimal var. İçişleri Bakanı bununla ilgili soruşturma emrini vermiyor. Danıştaya dava açılıyor, Mart 2010’da Danıştay diyor ki: “Arkadaş, İstanbul Belediye Başkanının yaptığı suistimallerden dolayı, seksen dokuz ihaleden dolayı soruşturma açılması lazım.” O tarihten beri İstanbul Başsavcılığı, AKP’nin yarattığı korkudan dolayı soruşturma açmıyor. Böyle bir şey olur mu? Peki, yani yargı işlemiyorsa, yargı korku içindeyse, yargı işletilmiyorsa bizim burada kanun çıkarmamızın ne anlamı var?
Değerli milletvekilleri, onun için, yani hakikaten yazık oluyor bu memlekete. Memleketimizde soygun, suistimal almış yürümüş. Geçen gün KİT Komisyonunda BOTAŞ’ın hesaplarını inceliyoruz. Bir BIL Şirketi diye bir şirket var. Tayyip Bey’in yakın bir arkadaşını oraya Genel Müdür atamışlar, arkadaşını getirmiş günde 500 dolar yevmiye veriyor arkadaşlar, 500… Daha bunlar neler…
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Kamer Bey, niye yalan söylüyorsun?
KAMER GENÇ (Devamla)Ya, 500… Günde 500 dolar…
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Niye yalan söylüyorsun?
KAMER GENÇ (Devamla)Yalanı sen söylüyorsun.
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Beraber değil miydik orada?
KAMER GENÇ (Devamla)E, tamam. 500 dolar vermiyor muydu yevmiye?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Değildi, değildi. İşlem yaparsa denildi.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, olur mu? Her gün. Her gün, bak…
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)“Eğer işlem yaparsa” denildi.
KAMER GENÇ (Devamla)Oku, oku… Her gün…
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Öyle bir şey yok.
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın arkadaşlar, her gün BIL Şirketinin…
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Niye yalan söylüyorsun, iftira ediyorsun?
KAMER GENÇ (Devamla)Yalanı kimin söylediğini araştıracağız.
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Niye yalan söylüyorsun? KİT Komisyonunun hepsi burada, Başkan burada.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, çıksın burada söylesin. Rapor bende, rapor…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 30 Kasım 2010