İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · CUMA

Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 26. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Aralık 2010 · 565 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 3 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 565 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-12-03-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 510 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin sonuna geldik. Teklifi her yönüyle çok sakıncalı bulduğum için aleyhte, kısa da olsa, beş dakikalık zaman içinde düşüncelerimi açıklamak istiyorum.

Bir Sayıştay getirdik. Sayıştayın kendisi yüksek yargı olmadığı hâlde yüksek yargıdan daha üstün statüye getirdik. Sayıştayda çalışanlara ayda yüzde 50 fazla mesai ve normal mesaiden de 3 katı fazla mesai veriyoruz. Ama peki, adliye mahkemelerinde, Danıştayda, Yargıtayda çalışan yargı mensuplarına niye bu ödemeleri vermiyoruz?

Şimdi size basit olarak özetleyeyim: Sayıştay denetçisi ile Sayıştay denetimi başlıyor. Sayıştay denetçisi çantasını aldı belediyeye gitti, herhangi bir daireye gitti. Bu Sayıştay denetçisi arkadaşımız yüksekokulu bitirdikten sonra Sayıştayda kısa bir staj görmüştür. Çoğunun da mesleğe kabullerini, şartlarını biliyoruz; büyük bir kısmı belli düşüncedeki insanlar. Karşı düşüncedeki insanlar olduğu zaman onlar da zaten eleniyorlar. Şimdi, Sayıştay denetçisinin devleti tanıması lazım, yani devletin bütün kanunlarını bilmesi lazım, idari usul ve esasları bilmesi lazım. Bir rapor düzenleyecek. Neye göre düzenleyecek raporu? Kamu zararı var mıdır, yok mudur diye o yönden oluşturacak. Kamu zararı nedir? 5018 sayılı Kanun’da gösterilmiş. Sadece hesapları toplayacak, ondan sonra neticeye bakacak. Kamu kaynaklarının verimli, etkin, ekonomik kullanılıp kullanılmadığına bakmayacak. Dolayısıyla, gelecek o rapor dairede karara bağlanacak, ondan sonra da o usul içinde gidecek. Bir defa, burada, temel, denetçi raporu olduğuna göre, denetçi raporunun denetimi sağlıklı şekilde yapabilecek nitelikte olması lazım. Maalesef bu nitelik, bu denetçi raporunda yok. Dolayısıyla, devri iktidarınızda teftişleri de kaldırdınız, müfettiş denetimini de kaldırdınız. Kaldı, kaldı, devletin bütün organları Sayıştay denetimine kaldı. Ee, Sayıştay denetimi de bu arkadaşlar. Bu raporlar kim tarafından incelenecek? Biraz önce “Efendim, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından incelenecek…” Ne zaman bu tüzük değişikliği yapılacak? Yok. Yani AKP’nin bir kadı zihniyeti var. Kadının biri demiş: “Helal-haram ver Allah’ım, kadı kulu yer Allah’ım.” Maalesef, bu zihniyet size de hâkim oldu. Böyle bir zihniyeti de devlet yönetimi hâline getirdiniz. Dolayısıyla, bu zihniyetle devlet yönetilemez. Devletin şeffaf olması lazım, devletin bütün faaliyetlerinin enine boyuna tartışılması lazım, bir kör kuruşun dahi hesabının sorulması lazım. Ama KİT Komisyonunda görüyoruz, adam getirmiş kendi -Tayyip Bey’in- arkadaşını atamış oraya, günde 500 dolar harcırah veriyor arkadaş. Bırak kendisi yanındaki 500 dolar veriyor. Bir bakıyorsunuz, devletin boru hatlarını veriyorlar kendi yandaşlarına, 75 milyon dolar, 80 milyon dolar, ondan sonra bir hesaplar yapıyor, kaba kuvvetle, ya acaba şurada şu kadar fazla… Yani esas o işi ihale ederken gerekli olan şartname hazırlanmadan böyle işte yandaşlara devletin kaynaklarını aktarmak için yapılan böyle bir kıyaklıklar, böyle bir uygulamalar…

Devlet niye iflas ediyor arkadaşlar? Devlet, denetim olmadığı zaman iflas ediyor. Bugün bakanlıkların… Eskiden Muhasebe-i Umumiye Kanunu yürürlükteyken hiç olmazsa orada ihaleler usulüne göre yapılmış mıdır, yapılmamış mıdır, muhasebe müdürleri gerekli denetimi yapıyordu. Şimdi onların hepsi kaldırıldı. Yerine ne var? Efendim ödenek var mıdır? E artık ihaleleri de maalesef denetleyemiyorsunuz?

Şimdi belediye başkanları lâyüsel hâlde. İşte Ankara Belediye Başkanı… Üç tane Ankara’da inşaat var. Birisi, Gölbaşı’nda yapmış, hiçbir şeye yaramıyor, 5-6 trilyon para oraya harcamış. Yine Eskişehir Yolu’nda bir demir yığını yapmış, 7-8 trilyon oraya harcamış. Yine bu Millî Kütüphane’nin karşısında dükkânlar yapmış, 7-8 trilyon oraya atmış. Kimse hesap sormuyor arkadaşlar. Öte tarafta, devlete bu kişinin 4 katrilyon lira borcu var. Kimse hesap sormuyor. Yani peki, bu devlet, belediyelerden nasıl ve hangi esaslara göre hesap soracaksınız? Devletin harcamalarının usulüne uygun olup olmadığını nasıl hesap soracaksınız? Getirdiğiniz bu kanunla kendinizi kandırıyorsunuz. Bu, devlete denetimi yapmaz. Bu kanunla tavuk kümesini denetleyemezsiniz, değil devletin faaliyetlerini denetlemek. Bu kanunda tavuk kümesini denetleyecek hükümler yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 3 Aralık 2010

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook