Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 48. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ocak 2011 · 543 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 543 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta-5 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Ben konuşacağım Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 568 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 31’inci maddesinde verdiğimiz önerge ile ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, tabii biraz önce önerge üzerinde konuşan Sayın Şandır da konuyu çok güzel ortaya koydu. Önemli olan seçime giderken vatandaşın tarafsız, vicdanının ini dinleyerek oy kullanması lazım ama o vicdanı etkileyecek en azından gayrimeşru yolların önünün kapatılması lazım. Seçimin eşit koşullar içinde yapılması lazım, her adayın eşit koşullarda seçim yarışına girmesi lazım, her siyasi partinin eşit koşullarda seçime girmesi lazım. Şimdi, bu maddeyi getirmekle siz yarın genel seçime gittiğimiz zaman -iktidar gücü sizin elinizde- bütün televizyonlar, bütün basın sizinle ilgili her türlü reklamı yapacak çünkü hangi saate kadar yapılacak? Seçim yasaklarının başladığı tarihe kadar, yani seçim pazar günü yapılacak ve cumartesi saat beşe kadar bu reklamlar sürecek.
Şimdi, haktan, hukuktan, adaletten, vicdandan söz eden insanların, evvela, böyle bir yola tevessül etmesi düşünülebilir mi? Seçimi parayla almak kadar vicdansızlık olur mu, haysiyetsizlik olur mu? Bu vatandaşın oyunu siz para gücüyle, vereceğiniz yalan haberlerle, kandırmaca birtakım reklamlarla, ilanlarla vatandaşın vicdanını istenmeyen bir duruma sevk etmek bu seçim eşitliğine, seçimin adaletine uyar mı?
Bakın, AKP’nin arkasında o kadar büyük kaynaklar var ki… Şimdi, arkadaşlar, İstanbul’da orman arazileri var. Bu orman arazilerinde birçok yerden kömür alındı, o kömür alanlarında büyük çukurlar var. Bu çukurlar normal olarak Orman İdaresine bağlı ama şimdi İstanbul’da bir karar alındı: Efendim, İstanbul’da toprak dökülecek alanlar yok, bu İstanbul’daki inşaatlardan çıkan toprakları nereye koyalım? “O, madeni alınmış kuyulara dökelim.” dediler. Bu kuyular Orman İdaresinin emrindeydi ama AKP bir kanun getirdi, bu Orman İdaresinin emrinde olan o alanları İstanbul Belediyesine verdi. İstanbul Belediyesi onu, oraya getiren... Yani o kanunu hazırlayan ve oraya getiren İstanbul Belediyesinde, AKP yetkilisinin en iyi adamlarından birisi o kurumun başına geldi ve buraya senede dökülen paralarla elde edilen para 5 milyar dolar, 5 milyar dolar arkadaşlar. Bu 5 milyar dolar nasıl harcanıyor biliyor musunuz? Bu 5 milyar doların, bir defa, kontrolü yok. Ne yapıyor? Bu 5 milyar dolar... İstanbul Belediyesi yan şirketler kurdu. Bu yan şirketlere onu oradan aktarıyor ve ondan sonra o yan şirketler ne yapıyor bunu, biliyorsunuz herhâlde arkadaşlar. Orada kendi yandaşları müteahhitlere veriyorlar. Bu yandaş müteahhitler de korkunç kârlar elde ediyor.
Şimdi, düşünebiliyor musunuz en azından burada trilyonlara varan, milyar dolarlara varan bir rant sağlanıyor, bir para sağlanıyor; haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir para sağlanıyor. Yarın sizler seçim kazanmak için bu kaynaklardan yararlanacaksınız. Yani bu kaynaklara gelinceye kadar daha neler var.
Ayrıca da Tayyip Erdoğan’ın bir söylemi var, efendim, diyor ki: “Bitaraf olan bertaraf olur.” İşte referandumda öyle söyledi, tehdit etti. Ekonomik durumu zayıf olan bir parti belki borçlanarak birkaç yerde reklam yapmaya kalksa bile, Tayyip Bey’in korkusuyla televizyon kanalları, maalesef reklam da almayacaklar. Yani AKP dışında hiçbir partinin reklam da verme imkânı çok azalacak veyahut da bu paralar çok yüksek miktarlara baliğ olacak, reklam ücretleri isteyecek.
Dolayısıyla, eğer haktan, hukuktan yanaysanız, eğer eşit bir seçim yapılmasını istiyorsanız o zaman bu maddeyi kaldıralım arkadaşlar. Yani bağımsız adaylar içinde de çok zengin insanlar var. Yani getirecek, adam parayı bastıracak, rakiplerinin aleyhine, getirecek seçime beş kala orada reklam yapacak. Bu hangi vicdanın kabul edeceği bir şey? Ama, bu aslında normal olarak vicdanın kabul edeceği seçim sistemi olamaz. Türkiye’yi kaosa sürüklüyorsunuz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 6 Ocak 2011