TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 49. Birleşim · 5. yasama yılı · 11 Ocak 2011 · 327 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (CHP), 11 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)); konuşma 327 kelime.
Kamer Genç (CHP, Tunceli). “TEBLİGAT KANUNU İLE ADLî SİCİL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE TEBLİGAT KANUNU İLE KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:474)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-01-11-tebligat-kanunu-ile-adli-sicil-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, Adalet Bakanı 2 Aralıkta Amerika’ya yirmi dört saatte gitti ve döndü. Hangi iş için gitti? Bir kuryelik görevini mi yapıyordu? Devlet geleneklerinde bir bakanın gidip de böyle… Amerika, on bir saat gidiş, on bir saat de geliş; aşağı yukarı beş altı saat mi, yedi saat kaldı. Kendisi Amerika’ya gitti, kimlerle görüştü? Görüşme yaptığı zaman Türk Büyükelçiliğinden yanında kimse var mıydı yok muydu?
İkincisi: Bu Hizbullah davasında mahkûm olanların 1/1/2011’de tahliye edileceklerini pekâlâ Adalet Bakanlığı biliyordu. Yani, Adalet Bakanlığı bunun tahliye edilmesini istemiyorduysa bir iki satırlık bir kanun maddesiyle bu Kanun’un uygulamasının pekâlâ, yani o ceza… Onların Adalet Bakanlığından gelmiş dosyaları, duruşma günü belirlenmiş. Hiç olmazsa o duruşma sonuna kadar, buraya, bu Kanun’un yürürlüğe girmesini bir altı ay erteleyebilirdi. Neden ertelemedi? Acaba, burada, kasten, Bakanlığın özel bir politikası mıdır veyahut da bu partinin bir politikası mıdır bunların serbest bırakılması?
Bir de bu getirilen kanunda tabii çok önemli eksiklikler var. Şimdi diyor ki, “İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ sayılır.” Mesela, şimdi, yazın birçok insan izne gidiyor, izne gittiği zaman, kapısına ihbarnameyi yapıştırdığınız zaman tebligat sayarsanız, o zaman çok hak düşürücü şeyler olabilir. Yani, bu getirilen Tebligat Kanunu değişikliğinde, mesela işte vatandaşların T.C. kimlik numaraları var, elektrik abone numaraları var, su abonelikleri var, yani bu araştırmalar yapılmadan, “Efendim, işte muhtara gidip araştırma yapacak, oraya bırakacak, ondan sonra da gidip kapıya bu ihbarnameyi bırakınca tebligat sayılır…” Hiç olmazsa muhtarın, bunun tebligatının yapılması için bir gayret sarf etmesi lazım. Çünkü “Tebligat yapılmış sayılır.” demek, hak düşürücü çok önemli bir olay. Yani dava açma süresini kaçırdı mı vatandaş çok mağdur oluyor. Bu düzenleme bence çok ihtiyacı karşılayan bir düzenleme değil. Daha böyle, hayatın gerçeklerine uygun bir düzenleme getirilirse ve özellikle vatandaşların da hak düşürme, daha doğrusu hak arama özgürlüklerini ortadan kaldırmayacak bir tebligat sistemi getirilirse daha iyi olur. Çünkü, bu getirilen, mesela 9’uncu madde de öyle, 5’inci madde de öyle. Dolayısıyla, burada getirilen bu tebligat sistemiyle birçok hak sahibinin mağdur olacağına inanıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 11 Ocak 2011