İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 80. BİRLEŞİM · SALI

Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 80. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Mart 2011 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 583 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 5’inci maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Evvela, Sayın Komisyon Başkanı, iyi dinle! Bak, Anayasa’nın 149’uncu maddesinin beşinci fıkrasında -fıkrayı okuyun- “Başkan ve üyelerin disiplin suçları kanunla düzenlenir.” diyor. Bakın, okursanız… Siz buraya ne getirmişsiniz? Başkan ve üyeler, raportörler ve raportör yardımcılarının disiplin suçlarını iç tüzükte belirtiyorsunuz. İç tüzük, bir defa, Anayasa’ya çok açıkça aykırı. Artık, bunu da herhâlde kabul edersiniz. Anayasa maddesinde “Kanunla düzenlenir.” diyor, siz burada iç tüzükle düzenlemişsiniz. Herhâlde bu gözden kaçmıştır. İnşallah bunu dahi kabul ederseniz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, karman çorman bir taslak getirilmiş. Bakın, şimdi “Amaç ve kapsam; Anayasa Mahkemesinin yapısı…” Aslında, kanun tekniği bakımından “Anayasa Mahkemesinin yapısı ve görevleri” geçer.

Şimdi, bakın, bu kanunu düzenleme şekli şöyle olacaktı: Evvela kuruluşundan bahsedecekti -yani 6’ncı madde- Anayasa Mahkemesinin kuruluşundan bahsedecekti, ondan sonra -3’üncü maddeye göre de- görev ve yetkilerinden bahsedecekti. Siz anayasa profesörüsünüz, evvela Mahkemeyi kuracaksınız, ondan sonra görevlerini belirteceksiniz. Mahkemeyi kurmadan görevlerini belirtip de ondan sonra Mahkeme kurulur mu? Bu hukuk tekniğine de aykırı ama maalesef burada ne söylüyorsak tersini yapıyorsunuz. Bizim verdiğimiz önerge bence Anayasa’ya tamamen uygundur. Aksi takdirde Anayasa’ya aykırı kanun çıkarıyorsunuz.

Kaldı ki, iç tüzükte… Yani Anayasa yaparken yanlış yapmışız tabii. Bana göre, iç tüzük düzenleme yetkisinin… Anayasa Mahkemesinin yargılama usulünün kanunla düzenlenmesi lazım. Anayasa Mahkemesi nasıl kendi yargılama usul ve esaslarını kendisinin yapacağı iç tüzükle belirler? Bu da yasama yetkisinin doğrudan doğruya Anayasa Mahkemesine verilmesi anlamına gelir. Bence de hatalı bir durum.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bugün Ulusal Kanal ve İşçi Partisinin… Bugün sabahleyin televizyonu dinlerken orada arama yapılıp da o İşçi Partisinin Başkan ve üyelerinin içeriye atılmasının üçüncü yılı doluyor. Türkiye’deki yargının durumuna bakın, Mustafa Balbay’la Tuncay Özkan’ın tutuklanması aşağı yukarı iki buçuk sene oluyor. Şimdi bu insanlar çıkıyorlar, mahkemede diyorlar ki: “Ya, bizim suçumuz ne? Bizim suçumuz neyse söyleyin.” Bakın, sizler milletvekilisiniz, bu insanların feryadını dinlemek lazım. Üç senede bir insanın suçu tespit edilmez mi arkadaşlar? Getirilmiş, uyduruk belgeler konulmuş oraya. Mustafa Balbay’la Tuncay Özkan’a savcı diyormuş ki: “Siz suçunuzu bilirsiniz.” Ya, neyse söyle. Böyle zulüm olur mu arkadaşlar?

Şimdi, Türkiye’de devri iktidarınızda yargı yargılılığını kaybetti. Bakın, İstanbul Belediye Başkanınız hakkında, yaptığı ihalelerden dolayı görevini suistimal ettiğine dair Danıştayın geçen sene, yani 2010’da verdiği kararlar var. Bu, İstanbul Başsavcılığına Mart 2010’da tebliğ edilmiş. Tam bir seneyi geçiyor fakat dava açılmıyor, savcılık soruşturma açmıyor, orada gitmiş, bekliyor.

Şimdi, öyle keyfî bir iktidarsınız ki, mesela, geçen gün arkadaşımızın birisi bir belge verdi, diyor ki: “25 Şubat tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan bir kararnameye göre, buğday ve yulafta gümrük vergisi yüzde 136’dan sıfıra indirildi.” Yani bunu şey bilgi olarak söylüyorum. Buradan kime bir rant sağlıyorsunuz? Trakya çiftçisi, Konya, Anadolu çiftçisi bundan ne kaybediyor? Yani sizin işiniz gücünüz, milletin cebinden yandaşlarınıza, ne zaman, kaç kuruş koparıp cebinize atmanın peşinde. Böyle bir devlet yapısı olur mu, böyle bir devlet anlayış olur mu arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar)

Ya şimdi, Burhan Bey, sen de Anayasa profesörüysen söyle, Anayasa’ya nasıl aykırı kanun getiriyorsun kardeşim? Yani, doğru dürüst incelememişsiniz. Çıkardığınız Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen bir şeyi siz nasıl iç tüzükle düzenliyorsunuz? Söyle o zaman, çık burada de ki… Zaten kanun manun dinlediğiniz yok. Lideriniz dinlemiyor, Tayyip Bey dinlemiyor. Tayyip Bey’in oğlunun bacanağının babasına İstanbul’da, İstanbul Belediye Başkanı kendisine meslek edindirme kurslarında ihaleleri tercihen veriyor ve 600 trilyon liralık ihale veriyor arkadaşlar, meslek edindirme kurslarında. Bunları iki senedir dile getiriyoruz, müfettişleri tahkikata göndermiyorsunuz, gümrüklerde soruşturma yapılmıyor. Artık rüşvet paylaşımında aralarında ihtilaf çıkınca, ondan sonra dışarıya aksediyor. Ya, işte böyle bir iktidarsınız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 22 Mart 2011

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook