Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 81. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Mart 2011 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 540 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 23’üncü maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Önergemizde Genel Sekreterin Başkan tarafından değil de Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından atanmasını öneriyoruz çünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı, çok, taraflı hareket eden bir başkan, maalesef sicili hiç iyi olmayan bir kişi.
Biliyorsunuz, bu sene değiştirilen Anayasa’da Türkiye Büyük Millet Meclisi bir değişiklik yaptı yargıyla ilgili. Tabii, yirmi altı madde üzerinde değişiklik yapıldı ama -burada AKP’nin hedeflediği- Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Anayasa’nın yapısının değiştirilerek âdeta kendisine bağlı bir kurul hâline getirilmesi için değişiklik getirildi. Şimdi, buna karşı, Cumhuriyet Halk Partisi, bu yapılan değişiklikler cumhuriyetin temel niteliklerini değiştiren hükümler ihtiva ettiği nedeniyle Anayasa Mahkemesine dava açtı. Anayasa değişikliklerinin Anayasa Mahkemesi tarafından hangi koşullar altında inceleneceği belirtilmiş, yalnız şekil bakımından inceleniyor ama Anayasa Mahkemesinin bir içtihadında, eğer Anayasa değişikliği cumhuriyetin temel nitelikleri, yani Anayasa’nın 4’üncü maddesinde belirtilen şeylere teklif edilmeyecek maddeleri içeriyorsa ben o zaman işin içine girerim ve incelerim diyor.
Şimdi, burada Anayasa Mahkemesi maalesef, maalesef Meclisin yetkisini gasbetmiştir. Şimdi, eğer hakikaten, değiştirilen Anayasa’nın bu iki maddesi cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirir ve Anayasa’nın 4’üncü maddesine göre teklif edilmeyen maddelerden ise o zaman bu teklif -keenlemyekün- yok hükmünde sayılarak Anayasa Mahkemesince bu iki maddenin incelenmeden iptal edilmesi lazımken, maalesef Anayasa Mahkemesi –özellikle- Başkanının siyasi iktidarla zaman zaman görüşmeleri, kebap yemeleri bilinen bir olayken, burada kendi görevini aşarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi yetkisini de gasbederek orada bunu esastan incelemeye almış, bazı kelimeleri teklif metninden çıkarmış, böyle referanduma sunmuştur.
Yani, Anayasa Mahkemesi, sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen bir metinden birtakım kelimeler çıkarıp veya birtakım kelimeler ilave etme yetkisine sahip midir? Eğer sahipse o zaman Meclise ne gerek var? Maalesef tabii bu, siyasi iktidarın çok hoşuna gittiği için bu konuda en ufak bir laf da söylemediler ve bunu da alkışladılar yani bugünkü AKP İktidarının bir hedefi var: Eğer yapılan herhangi bir olayda AKP’nin menfaati varsa alkışlıyorlar, yoksa en temel, en haklı, en hukuka uygun şeyler de olsa maalesef bunu en sert şekilde tenkit ediyorlar yani getirilen Anayasa değişikliğiyle de bireysel başvurma meselesi Anayasa Mahkemesine, Danıştay ve Yargıtay kararlarında verilen kesin kararlara karşı Anayasa Mahkemesine gitme hakkını tanıdılar yani Danıştay ve Yargıtayı etkisiz hâle getirmek için, bu da mümkün değil. Anayasa’nın 154 ve 155’inci maddeleri Yargıtay ve Danıştay kararlarının kesin ve son olduğunu, bunlara karşı hiçbir merciye gitmeyeceği burada belirtilmesine rağmen, peki yarına Danıştayda verilen veya Yargıtayda verilen bir karar Anayasa Mahkemesine götürüldüğü zaman, Anayasa Mahkemesi bozduğunda, Danıştay “Kardeşim, benim kararım kesindir, bu Anayasa’nın bir hükmüdür, sen benim kararıma karşı Anayasa Mahkemesine gidemezsin. Ey Anayasa Mahkemesi, sen de bunu inceleyemezsin.” dediği zaman ne olur? Yani biraz hukuk bilgisi olan, biraz hukuku okuyan insanların bu gerçeği görmesi lazım. Mademki Anayasa Mahkemesine bireysel başvurma hakkını tanıdınız, Danıştay ve Yargıtay kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi gitme yolunu açtınız, o zaman Anayasa’nın 154’üncü maddesi ve 155’inci maddesindeki Danıştay ve Yargıtay kararlarının kesin olduğuna, son merci olduğuna dair hükümleri de değiştirmeniz lazım. En basit bir akıl, mantık bunu ister ama kendilerini Anayasa profesörü zanneden kişiler, işte bu kadar açık, net gerçekleri görmeden Türkiye’yi bir kaosa sürüklemeye çalışıyorlar, Türkiye’de bir kaos yaratmaya çalışıyorlar. Ben anlamıyorum yani nasıl bir uygulama yapılacak? Onu tabii burada soru soruyoruz, sorumuza da cevap vermiyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 23 Mart 2011