İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)

Kazım Türkmen

Ordu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Mayıs 2003 · 447 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kazım Türkmen (CHP), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 447 kelime.

Kazım Türkmen (CHP, Ordu). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kazim-turkmen-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAZIM TÜRKMEN (Ordu)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; bugün, burada, Çevre Bakanlığı ile Orman Bakanlığının birleştirilmesiyle ilgili kanun tasarısını görüşüyoruz.

Sözlerime başlamadan evvel, Bingöl'de hayatlarını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, Türk Ulusuna baş sağlığı diliyorum.

Bugün, hem İktidar Partisinin hem de Cumhuriyet Halk Partisinin seçim beyannamelerine baktığımız zaman, bakanlıkların küçültülmesi, birleştirilmesi, daha rasyonel çalışması konusunda, kamuoyuna yapmış olduğumuz deklareler vardır; ancak, hangi bakanlıkların birleştirileceği konusunda çok ciddî görüş ayrılıklarımız vardır.

Sayın milletvekilleri, 2003 yılı bütçeleri görüşülürken, henüz hangi bakanlıkların tek tek birleşeceği söz konusu değilken, her bakanlığın ayrı ayrı bütçelerini görüştük. Plan ve Bütçe Komisyonunda en çok konuşulan, en çok tartışılan, üzerinde en çok durulan bakanlıkların başında Çevre Bakanlığı geliyordu. Halbuki, 6,5 saat süren Çevre Bakanlığının bütçesi ise, tüm bütçelerin yanında, orta büyüklükte bir belediyenin de bütçesinden küçük; yani, 43 trilyonluk bir bütçeye sahipti. Peki, nasıl oluyordu da, bu kadar küçük bir bütçeye sahip olan bir bakanlık, en çok tartışma konusu olan bakanlık haline gelmişti? O gün 58 inci hükümetin Sayın Çevre Bakanı, belediyeden geldiği için, çevre sorunlarına yakın ilgili olduğu için, 43 trilyonluk bütçeyi de içine sindiremediği; daha doğrusu, bu bütçeyle, Türkiye'nin çok öne çıkmış, acil çözümler getirilmesi gereken sorunları çözülemeyeceği için, kendi getirmiş olduğu önergelerle Komisyonumuzdan 400 trilyonluk ekbütçe talebinde bulunmuştu. Şimdi, böylesine önemli bir Bakanlığı Orman Bakanlığıyla birleştirerek, hepimizin söylediği, yeni değerler dediğimiz, yalnız Türkiye'nin değil, dünyanın geleceğinde önemli adımlar olacak olan çevre, ne yazık ki, Türkiye'de unutulur hale gelecektir.

Biz o gün o bütçede özellikle bir konuyu tartışmıştık; sadece parasal konu yetmez; Türk insanının yapısı gereği, ilkokul çocuklarımızdaki, liseli çocuklarımızdaki, üniversiteli çocuklarımızdaki çevre bilinci, bugün bizlere göre, çok daha üstün, çok daha gelişmiştir. O bakımdan, asıl sorun parasal sorun değil; Millî Eğitim Bakanlığıyla işbirliği yapılarak, mutlaka, okullarda çevreyle ilgili derslerin verilmesi konusunda da bir görüş birliği oluşmuştur.

Şimdi, böylesine bir Bakanlık, zaten dünyada sondan ikinci olan, her gün ormanları tahrip edilen, yok edilen, erozyona tabi hale gelmiş olan bir yapı içerisinde. Sayın Orman Bakanımızın, geçmiş yılların ihmaliyle böylesine tahrip olmuş Türkiye'nin millî değeri olan ormanlarımızı daha geliştirmek, daha büyütmek, onları halkımızın hizmetine daha sunmak yerine, Anayasa değişiklikleriyle, asıl ormandan faydalanan köylümüzü de mahrum ederek, Türkiye'de onurlu gençlerimizi, 25 yaşında milletvekili olma vaadiyle, o kesilmesi gereken, kesmeyi düşündüğü, sadece işin parasal konusunu alarak, baltaya sap olmak gibi bir anlayışla, çevrenin gelişmesi mümkün değildir.

Bizim, Türkiye olarak, bugün, Avrupa Birliği ülkeleriyle, gerek çevre gerek kültür konularında anlaşma sağlanmış 25'in üzerinde sözleşme ve protokolümüz vardır. Her iki parti de Avrupa Birliğinin üyesi olmak için elinden gelen gayreti gösteriyor ve bu gayret sonuna kadar da devam etmelidir.

Sayın milletvekilleri, son iki üç günde, hep beraber memnuniyetle görüyoruz ki, Avrupa Birliği, Türkiye'ye kapılarını açmak için tarihlerini öne çekiyor. Niçin öne çekiyor tarihlerini?..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 1 Mayıs 2003

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook