İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)

Mehmet Küçükaşık

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Mayıs 2003 · 850 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Küçükaşık (CHP), 1 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEVRE VE ORMAN BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİ HK. (S.SAYI:127)); konuşma 850 kelime.

Mehmet Küçükaşık (CHP, Bursa). “Cevre ve orman bakanlıklarının birleştirilmesi hk. (s.sayı:127)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kucukasik-22-2003-05-01-cevre-ve-orman-bakanliklarinin-birlestirilmesi-hk-s-sayi-127 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa)Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, bugün, Bingöl'de meydana gelen depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Tasarının 12 nci maddesiyle ilgili konuşmaya başlamadan önce, Türkiye'deki birtakım istatistikî rakamları vermek istiyorum. 1997 yılı nüfus sayımına göre, ülkemizde 7 337 ormaniçi köyde 2 500 000, 12 824 orman bitişiği köyde 5 100 000 kişi olmak üzere, toplam 20 161 orman köyünde 7 600 000 kişi yaşamaktadır. 1985 yılında ise, bu rakam, 10 200 000 idi. Göç nedeniyle orman köylerimizin nüfusu hızla azalmaktadır. Ormaniçi köylerde göç oranı yüzde 31, bitişik köylerdeki göç oranı ise yüzde 15'tir.

Orman köylüsünün, yalnızca ormanlardan sağladığı gelir, yıllık 250-300 dolar arasında değişmektedir. Bu da, orman köylüsünün tüm gelirinin ancak yüzde 14'üne tekabül etmektedir.

Devletimiz, Or-Köy Genel Müdürlüğü ve orman köyleri kalkınma kooperatifleri aracılığıyla, orman köylerine maddî katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Yine, Orman Bakanlığı tarafından, gerek Or-Koop'lar kanalıyla gerekse ferdî kredilerle orman köylüsüne kredi verilmektedir; ancak, krediler oldukça düşük ve yetersiz kalmaktadır. O kadar ki, bugüne kadar verilen Or-Köy kredileri, orman köyü ailelerinin sadece yüzde 15'ine ulaşabilmiş, kişi başına dağıtılan kredi ise yalnızca 4 dolar seviyesinde kalmıştır.

2001 yılında ayrılan ödenek ise, köy başına 535 000 000 TL, kişi başına ise ancak 1 420 000 TL civarına gelmiştir. Bu da, köylerimizdeki, özellikle ormaniçi köylerimizdeki büyük şehirlere olan göçün temel nedenlerini anlatmaktadır.

Bu seçim kampanyasında hepimiz beraber yaşadık. Bu seçim kampanyasında, orman köylerimize gittiğimizde, özellikle bizim, Bursa'nın Mustafakemalpaşa gibi, Karacabey gibi, İnegöl gibi, Orhangazi gibi ilçelerimizin köylerine gittiğimizde, maalesef, köylerimizde 25-30 yaşlarında bir delikanlı bulamadık. Artık, ormaniçi köylerimizde sadece yaşlılar vardı ve konuşacak köy kahvesi bulmakta hepimiz zorluk çektik. Bunun temel nedeni ne: Biz, köylülerimizi orman içerisinde, ormandan geçimini temin edemez bir hale getirmiş bulunmaktayız. Bunun yanında, yaşanan ekonomik krizlerle beraber, yine büyük kentlerdeki işsizlikle beraber, o köylerden büyük kentlere ekmek parası için giden insanlarımız işsiz olarak tekrar geri gelmeye başladı. Bu,ekonomik sıkıntılarımızın temel nedeni; ama, ben, başka bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.

Biliyorsunuz, gündemimizde Anayasanın 169 ve 170 inci maddelerinin değiştirilmesine ait...

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Keles'ten de bahset.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)Keles'i de söyledim canım.

Anayasamızın 169 ve 170 inci maddelerini değiştirmeye çalışıyoruz. 169 uncu maddedeki değişiklikte ne diyoruz: "Devlet, ormanı korur, işletir ve işlettirir." Pekala, biz, ormanımızı işlettirdiğimizde, kime işlettireceğiz; yani, ormanların özel şahsa devrini söylüyoruz. Halbuki, Anayasanın 169 ve 170 inci maddelerinde, ormanı korumak ve işletmek, orman köylüsüne verilmiş bir haktı. Yani, biz, normal olarak, gerek orman mevzuatımızda gerek 6831 sayılı Orman Kanunumuzda gerek Anayasamızda ormanın işletilmesini köylüye vereceğiz; ama, getirdiğimiz Anayasa değişikliğiyle ormanın sahibi olan orman köylüsünün elinden kendi ormanını alacağız; onları da, tıpkı İş Kanununda yapmak istediğimiz değişiklik gibi, vasıfsız, niteliksiz işçi haline getirmeye çalışıyoruz. 169 uncu madde değişikliğindeki "işlettirir" hükmünün, o nedenle çok önemli olduğuna inanıyorum. Bunun tekrar gözden geçirilmesini istiyorum.

İkincisi, 170 inci madde üzerindeki değişiklikteyse, 2/B uygulaması nedeniyle, 5 000 000 000 metrekare, orman dışına çıkmış araziden bahsetmekteyiz. Pekâlâ, 5 000 000 000 metrekare, orman vasfını yitirmiş taşınmazımız var; kaç metrekare orman yapacağız arkadaşlar? O konuda, Mecliste, Anayasa değişikliği görüşmeleri esnasında vermiş olduğumuz tüm değişiklik önergelerini reddettiniz Sayın Bakan.

Yine, 12 inci maddenin (a) bendinde, Orman-Köy İlişkileri Genel Müdürlüğünün görevlerini sayarken diyorsunuz ki: "Ormanların korunması, geliştirilmesi ve genişletilmesini gerçekleştirmek..." Genişletilmesini özel şahsa devrettiğimiz zaman, hangi kaynaklarla, hangi nedenlerle genişleteceğiz?

Yine, bizim için, Meclise düşen, yasal bir zorunluluğumuz var. Biliyorsunuz, yeni Kamu İhale Kanunu çıktı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Küçükaşık.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)Yeni Kamu İhale Kanunu ile Orman Kanununun 34 üncü ve 40 ıncı maddeleri arasında bir çelişki yaşıyoruz. Şu anda, orman işletmelerinde, orman köylüsüne, Or-Koop'lar vasıtasıyla hiçbir ihale verilemiyor; çünkü, o iki yasa arasındaki çelişki bugüne kadar giderilemedi, bu konuda yasal bir düzenleme de yapılamadı.

Eski yasal düzenlemeye göre, bir kooperatifin eğer 200 üyesi varsa, bu kooperatif, baltalık kesim için dahi sadece bir tane dosya alıyordu, işini takip edebiliyordu; şimdi, 200 üyeli bir kooperatiften, herkesten, teker teker, 200 tane dosya almasını istiyoruz. Devleti küçültmeye çalışıyoruz, tekrar devleti büyütüyoruz.

Aynı şekilde, bu insanlardan teminat alıyoruz, noterde nispî harç alıyoruz, tıpkı büyük devlet ihalelerinde olduğu gibi. Aynı şekilde, bu insanlardan, dosya başına, tekrar 10 000 lira para alıyoruz.

Bu, Kamu İhale Kanunu ile Orman Kanunu arasındaki çelişkinin muhakkak giderilmesi zorunluluğu var.

Biz, bir de, bir şeyi daha yapamadık; orman kadastromuzu bitiremedik. Orman kadastromuzu bitiremememiz nedeniyle -biliyorsunuz, birçok vatandaşımızın şahsî tapuları var, bu insanlarımız tapulu kesim yapıyor -şu anda, vatandaşımıza, kendi tapusuna almış olsa bile, elinde koru olduğuna dair bir tapusu olmuş olsa bile, 1940 yılında yeşil- alan uygulaması içerisinde kalan bir yer için, 1940'larda çekilen fotoğraflar nedeniyle, yeşilalan içerisinde kalması nedeniyle, kesim hakkı vermiyoruz. Öyle değil mi Sayın Bakanım? Veremiyoruz; yeşilalan kısıtlaması nedeniyle.

Şimdi, burada, devlet de haklı; çünkü, daha önce, orman kadastro sınırları içerisinde olan bir alan. Kadastro uygulaması içerisinde, her ne şekilde olursa olsun, vatandaşa devlet tapusunu vermiş; ama, orman kadastro sınırları içerisinde; ben, henüz sana dava açmadım, senin davanı iptal etmedim dese dahi, yasal olarak, tapulu kesim yapma hakkı olmasına rağmen, bu insana tapulu kesim yapma hakkı vermiyoruz. Bu eşitsizliğin de bir an önce giderilmesi gerektiğine inanıyorum.

Sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 1 Mayıs 2003

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook