Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 55. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Şubat 2004 · 1.102 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 19 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 1.102 kelime.
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de önemli bir tasarıyı görüşüyoruz; ancak, bu tasarıyı görüşürken, hükümet kanadından Sayın Bakan ve Sayın Kuzu, ısrarla "bu tasarının Anayasaya aykırı hangi hükmü vardır, bize söyleyin, biz onu değiştirelim" diyorlar. Şimdi, buradan Sayın Kuzu'nun dikkatini çekiyorum; işte, o aykırı düzenlemelerden birisi de budur. Neden, bu, Anayasaya aykırı, bakın şimdi: Maddede "mahallî idarelere yetki, görev ve sorumluluklarıyla orantılı gelir kaynakları sağlanır" deniliyor. Anayasanın 73 üncü maddesine göre, vergiyi merkezî idare koyar, vergi kanunla konulur, kanunla kaldırılır. Belki, Sayın Kuzu şöyle düşünebilir: "Efendim, biz, mahallî idarelere vergi koyma yetkisi vermeyeceğiz, bunu genel bütçeden karşılayacağız." Ama, ikinci cümlesi var bunun; bakın, ikinci cümle ne diyor: "Mahallî idarelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından pay ayrılır."
Değerli arkadaşlar, burada özellikle bu tasarı tartışıldı ve bazı oturumlar oldukça gergin bir ortamda geçti. Uygar ve demokrasiyi sindirmiş toplumlar, bir toplumu böylesine ilgilendiren bir yasayı, uzun süre toplumun gündeminde tutar, tartışırlar ve ondan sonra parlamentonun gündemine getirirler. Demokrasiyi içine sindirmemiş iktidarlar ise, parlamentoda dahi görüştürmeden, sivil toplum örgütlerinden sözde görüş alıp buraya getirirler ve burada da, sanki çok önemli şeyler yapılıyormuş gibi, bazı sorulara, bazı çanak sorulara sayın bakanları muhatap ederler.
Bir değerli milletvekili şunu sordu az önce: Bu yasa çıktığı zaman, Samsun'un bilmem hangi köyüne ödenek gidecek mi, oradaki insan çantasıyla buraya gelecek mi? Değerli milletvekilim, bu yasa çıktığı zaman hiç öyle bir şey olmayacak. Neden olmayacak biliyor musunuz; çünkü, bu yasa, çerçeve yasa. Vatandaşın Ankara'ya gelmesini önleyecek yasa, başka yasa; o yasa çıktığı zaman olacak ancak; ama, tabiî, siz, olayı kamuoyuna böyle sunarsanız, böyle bir tabloyla da karşılaşırsınız.
Değerli milletvekilleri, biz, şu toplantılarda, bugüne kadar görüşülen bütün yasalarda şöyle bir tabloyla karşılaştık: İktidar kanadı ile muhalefet kanadı arasında ciddî bir güven bunalımı var. Biz, iktidar kanadına ve onun oluşturduğu hükümete güven duymuyoruz. Şimdi, diyecekseniz ki; arkadaşlar, niçin güven duymuyorsunuz? Size bazı örnekler vereceğim. Bu tasarıda saydamlıktan bahsediyoruz değil mi arkadaşlar; peki; elinizi vicdanınıza koyun, Türkiye Büyük Millet Meclisinin hesapları saydam mı? Türkiye Büyük Millet Meclisinin internet sayfasında, bu Meclisin geliri, gideri, harcamaları yer alıyor mu; kaç personel çalıştığı belli mi; burada hangi bakanlığın, kaç personeli görevli, belli mi; belli değil. Bunun için yasa çıkarmaya gerek var mı; hayır. Kim yapacak; siz yapacaksınız. Siz, bunu dahi yapamıyorsunuz, bir de, gelip, burada saydamlıktan söz ediyorsunuz.
Bir başka konuya geliyorum: "Bu tasarıyla yerel yönetimleri güçlendireceğiz" diyorsunuz. Şimdi, bunu, belki, buradan söyleyerek, bu konuda bilgisi olmayan yurttaşlarımızı kandırabilirsiniz; ama, açıkça söyleyeyim, Anadolu'daki binlerce belediyeyi kandıramazsınız. Bu Parlamentodan bir yasa çıkardınız ve bu yasayla, Emlak ekvergisi getirdiniz. Arkadaşlar, Emlak ekvergisini toplama yetkisini belediyelere verdiniz ve sonra, bu belediyelerin paylarını kestiniz; binlerce belediyeyi mağdur ettiniz, sonra da diyorsunuz ki: "Yerel yönetimleri güçlendireceğiz, bize güvenin."
Bir başka örnek vereyim: 3030 sayılı Yasaya göre büyükşehir belediyelerine ayrılan kaynaklar var, özel bir yasa var. Bu yasaya göre, genel bütçe gelirlerinin 4,1'i büyükşehir belediyelerine ayrılır. Siz ne diyorsunuz; "belediyeleri güçlendireceğiz." Ne yapıyorsunuz; bu payı düşürüyorsunuz, sonra da muhalefet kanadına dönüp "arkadaşlar, biz doğruyu söylüyoruz, bize güvenin" diyorsunuz ve biz de, size güveneceğiz!
Bir başka konu... (AK Parti sıralarından gürültüler)
Tabiî, bize güvenmeyin... Biz, doğruları söylüyoruz; çünkü, bizim söylediklerimiz doğrulardan, doğal olarak, siz rahatsız olacaksınız arkadaşlar; bundan doğal daha ne var.
Başka bir şey söylüyorum, Sayın Bakandan da özellikle istirham ediyorum, bu konuyu, bu anlattığımı önemle dinlesin. (AK Parti sıralarından "gerek yok" sesleri)
Gerek olup olmadığına bakacaksınız.
Siz değerli arkadaşlar, AKP belediyelerine daha fazla pay ayırmak için, onların nüfuslarıyla oynuyorsunuz. (AK Parti sıralarından "insaf" sesleri)
"İnsaf" diyorsunuz; bakın, ben söyleyeyim: Ben bunu kanıtlarsam siz milletvekilliğinden istifa edin; siz kanıtlarsanız ben istifa edeyim; bu kadar açık ve net söylüyorum; çünkü, ben, size söylüyorum; elimde belge olmadan, onu görmeden, okumadan, asla ve asla bir şey söylemem; ama, bir şey söylüyorsam, çok önemlidir; üstelik, sizin bulunduğunuz ille ilgili Sayın Kocatopçu. (CHP Sıralarından alkışlar)
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Baştopçu...
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Sayın Baştopçu!.. Evet, Baştopçu!.. Sizi biliyorum; çünkü, siz, otelde de yatmıştınız; paranızın kim tarafından ödendiğini de biliyorum.
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Sen hâlâ orada takıldın kaldın.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Evet, takıldım orada, orada takıldım kaldım; çünkü, bunun hesabını vereceksiniz! (CHP sıralarından alkışlar)
Bir şey daha söylüyorum arkadaşlar; dediniz ki: "Bankaları batıranlardan hesap soracağız, para alacağız." Ne kadar güzel; biz de destek verdik mi size; verdik. Ne yaptınız; Uzan grubuna el koydunuz; gayet güzel, tebrik ediyoruz; doğru yaptınız; peki, arkadaşlar, köşeyazarlarının beyinlerine niye el koyuyorsunuz? Onlara el koyma yetkisini size kim veriyor? Sizin göreviniz, onlar para alıyorlarsa, paralarına el koymak; köşeyazarlarının beyinlerine el koymak demokrasiyle bağdaşmaz. Siz, maalesef, bunu yapıyorsunuz. Bakın, Star Gazetesi, üç gündür, Sayın Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafını yayımlıyor. Ne mutlu size değil mi!? Siz, medyayı korkutarak, onları ele geçirerek, dikensiz gül bahçesi yaratacağınızı ve halkın size oy vereceğini sanıyorsunuz; sanın, arkadaşlar!.. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Bakın arkadaşlar, ben, size niçin güvenmediğimizi söylüyorum. Bir şey daha söyleyeyim: Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Başkanımız var, değil mi arkadaşlar. Gidersiniz, Toplu Konut İdaresinin bir binasına yerleşirsiniz, evinizi taşırsınız oraya...
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Sen magazin anlatırsın ancak.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Siz taşındınız mı oraya Sayın Baştopçu?
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Sen ancak magazin anlatırsın.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Magazin değil; siz taşındınız mı oraya? Onun parasını kim veriyor? Siz gidip bir müteahhidin dairesine oturun bakayım, müteahhit size izin verecek mi! Bu milletvekili arkadaşımız bir de şunu söylüyor: "Efendim, Toplu Konut İdaresi bunu satılığa çıkaracak, ben de ihaleye girip bunu alacağım." Niye gidip orada oturuyorsun; sana bu yetkiyi kim verdi? Şimdi, benim hükümete teklifim; efendim, bu kişiyi, Sayın Ali Babacan'ı alsınlar, Hazineden sorumlu bakan yapsınlar, bir de Hazineye yerleşsin, bakalım ne olacak!
Bir başka konu arkadaşlar, Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat geldi burada dedi ki: "Efendim, biz çok önemli iki yasa çıkardık." Ne kadar güzel. Bu çok önemli iki yasadan birisinin ismini söyledi, kamu finansmanı yasası. Oysa, Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat'a söylemek gerekiyor, bu Parlamentodan bu isimle hiçbir yasa geçmedi ve ne kadar önemli bir yasaymış ki, Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat bu yasanın adını dahi hatırlamıyor! Neden hatırlamıyor; çünkü, çıkan yasanın ne olduğunu bilmiyor; ama, önemli olduğunu sanıyor. Doğrudur, önemli bir yasaydı; en büyük desteği de biz verdik, Plan ve Bütçe Komisyonunda da verdik bu desteği, güzelleştirdik, iyi yaptık; bu yasanın adı Kamu Malî Yönetimi Yasasıydı arkadaşlar. (AK Parti sıralarından "o kadar önemli değil" sesleri)
Bir başka şey değerli arkadaşlar: Yine, Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat, burada, geldi dedi ki: "Cumhuriyet Halk Partisi de bu konuda çalışma yaptı. Devletin yeniden yapılanması, kamu yönetimi ve siyasette yeniden yapılanma konusunda Dr. Yavuz Ege, Birgen Keleş, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yazılmış sizin de bir resmî evrakınız var."
Şimdi, bir şeyi bilmiyorsanız, sorarsınız arkadaşlar. Bu, bir defa resmî evrak değil. Böyle bir çalışma var...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 19 Şubat 2004