Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Haziran 2005 · 1.927 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 22 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.927 kelime.
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2005-06-22-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, bugün Plan ve Bütçe Komisyonunda bir görüşme yapıyoruz; ancak, Plan ve Bütçe Komisyonuna girerken masaların üzerine şu kitapçığın dağıtıldığını gördüm değerli milletvekilleri.
Sayın milletvekilimiz, lütfedip dinler misiniz…
Bu kitap, Başbakanlığa ait bir kitap. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı tarafından hazırlanmış bir kitap. Bu kitabın iç kapağında şöyle bir ifade var: "İngiltere Büyükelçiliği Ankara. Bu kitabın basımı ve dağıtımı İngiltere Büyükelçiliği tarafından desteklenmiştir."
Değerli milletvekilleri, bu ifade ve bu yapı sömürge bir devlette normaldir, sömürge bir ülkede, kaynağı olmayan bir ülkede, yoksul bir ülkede, onurunu yitirmiş bir ülkede, ulusal kurtuluş savaşını vermemiş bir ülkede, sömürge olmayı baştan kabul etmiş bir ülkede, bu 48 sayfalık kitapçığı, bir başka ülkenin büyükelçiliği finanse eder ve o ülkenin parlamentosunda dağıtma cesaretini gösterir.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu ülkenin Parlamentosuna sorduk tabiî: Bu kitabı, kim dağıttı; dağıtmaya kimin ne hakkı ve yetkisi var? Efendim, Başbakanlık göndermiş, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine dağıtılsın diye. Biz, CHP milletvekilleri olarak, bu kitapları, Başbakanlığa aynen iade edilsin diye, Sayın Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımıza verdik.
İstirham ediyorum, bu Yüce Mecliste görev yapan bütün milletvekillerinden istirham ediyorum, lütfen, Başbakanlığa, bu 48 sayfalık kitapçığı basma gücünün olmadığını nasıl izah edecekler; gelip burada anlatmaları lazım. Gerekirse, biz, hepimiz, aç kalabiliriz, susuz kalabiliriz, yemek yemeyebiliriz; ama, bu 48 sayfalık kitapçığı basabilecek gücümüz var arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Ne oluyor da, nasıl oluyor da, bir başka ülkenin büyükelçisi, Başbakanlığın kitabını, şu 48 sayfalık kitapçığı basacak ve arkasına da kendi ulusal armasını bastıracak... Bunu, sizin vicdanlarınıza terk ediyorum arkadaşlar. İstirham ediyorum, biz, muhalefet olarak, tepkimizi gösterdik, iktidar milletvekili olarak tepki göstermek de sizin hakkınız, o tepkiyi göstermenizi bekliyoruz.
Değerli milletvekilleri, şimdi, asıl konumuza gelirsek; bu tasarı, Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiği zaman, ben, Sayın Bakandan istirham ettim, dedim ki: Sayın Bakanım, bu, teşkilât kanunu, pek çok yanlışlıklar olabilir, bir altkomisyona sevk edelim ve altkomisyonda bunu görüşelim; eğer, acele diyorsanız, altkomisyon bunu bir günde bitirebilir; önemli olan, yasayı, yasanın çıkış tekniğine uygun olarak, cümle yapıları düzgün olarak çıkaralım; nasıl olsa, bu, bir teşkilât kanunu. Sayın Bakan da "hayır, çok acelemiz var; biz, bunu bir an önce çıkaracağız" dedi.
Şimdi, ben, yine, sizin dikkatlerinize sunarak, 4 üncü maddeyle ilgili, bana verilen süre içerisinde size bilgiler sunmaya çalışacağım.
Değerli milletvekilleri, sunacağım bilgiler, hiçbir şekilde bu görevler olsun olmasın şeklinde değil, burada -en azından üç arkadaşımızın vermiş olduğu Türkçeyi geliştirme, Türkçeyi kullanmayla ilgili kanun teklifleri var- en azından o üç arkadaşımızın duyarlılığına hitap etmek istiyorum.
Bakın arkadaşlar, 4 üncü maddenin başlığı "görevler ve yetkiler." Deniliyor ki: "Sivil havacılık faaliyetlerinin kamu yararına, ekonomik ve sosyal gelişmelere ve millî güvenlik amaçlarına uygun olarak düzenlenmesi ve gelişmesini sağlamak amacıyla, Bakanlık tarafından oluşturulacak politikaları uygulamak ve takip etmek."
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü… Politikaları Bakanlık tespit edecek, burası da uygulayacak. Şimdi, peki, bu Genel Müdürlük bu politikaların oluşmasına hiç katkıda bulunmayacak mı?!
Şimdi, düşünün, bir genel müdürlük birsürü şey uyguluyor, bakanlık politika belirliyor; ama, bu genel müdürlüğe lütfedip, yahu arkadaş, biz politika belirleyeceğiz, ey genel müdür sen de gel, bari bu politikaların yapılmasına katkıda bulun; olur ya, biz bir yanlışlık yaparız, sen bu işin fiilen içindesin, mutfağındasın; bu, yok.
Belki Sayın Bakan diyebilir ki, efendim bu yok; ama, biz Genel Müdürü çağıracağız, görüşünü alacağız; ama, bir de şöyle bir şey düşünün: Bakan ile genel müdürün arası iyi değil, bakan diyor ki, bırakın o genel müdürü yahu, bir de ondan görüş mü alacağız. Diyebilir mi; diyebilir bu kanuna göre. Birinci hata bu.
Değerli arkadaşlar geliyoruz (b) bendine. (b) bendi şöyle: "Sivil havacılık faaliyetlerinin uluslararası sivil havacılık kural ve standartlarında düzenlenmesini, sürdürülebilirliğini ve gelişmesini sağlayacak esasları tespit etmek."
Arkadaşlar, uluslararası kuruluşların esaslarını Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tespit etmez; esasları, uluslararası kuruluşlar tespit eder. Eğer, o esasların tespit edilmesi aşamasında uluslararası kuruluşlarla muhatap olunacaksa, Türkiye Cumhuriyeti adına Ulaştırma Bakanlığı muhatap olur: Dolayısıyla, burada da bir başka teknik hata var.
(e) bendine geliyoruz değerli milletvekilleri. Cümle "Türk hava sahası ve uluslararası anlaşmalar gereğince hizmet sorumluluğu üstlenilen uluslararası hava sahalarının kullanımına ilişkin strateji" diye başlıyor. Öncelikle, cümle yanlış arkadaşlar. Cümlenin şöyle olması lazım: "Türk ve uluslararası hava sahalarının" diye başlaması lazım; ama, yanlış. Sonradan ilave edildiği için oraya, cümle okunurken düşüklük kendi içinde belli oluyor.
Bir başka şey daha var değerli arkadaşlar: "Strateji ve politikalara esas teşkil edecek ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yapmak…"
Değerli arkadaşlar, strateji ve politikalara esas teşkil edecek ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmaları Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yapamaz. Neden; çünkü, (a) bendinde politikaların Bakanlık tarafından belirleneceği öngörülüyor; kendi içinde çelişkisi var.
(h) bendine geliyoruz. (h) bendi şöyle, değerli arkadaşlar: "Yurt içinde ve yurt dışında hava ulaştırma faaliyetlerinde bulunmak isteyen Türk ve yabancı gerçek ve tüzelkişilere verilecek izinlerin esaslarını ve şartlarını hazırlamak…" Şimdi, hiç "şartlarını hazırlamak" diye bir deyim, bir kavram duydunuz mu? Türkçede "şartlarını hazırlamak" diye bir şey yoktur. Şartlarına uymak vardır, şartları oluşturmak vardır; ama, şartlarını hazırlamak diye bir kavram yoktur Türkçede; ama, bu kanunda var. Biraz sonra, siz, hepiniz el kaldıracaksınız, bu kanun geçecek. Bu kanunu, ileride, bir edebiyat fakültesinde okuyan çocuğunuz okuduğu zaman, ya baba, bu nasıl kanun diye size soracak.
Şimdi, bir diğer şey: "Şartlarını hazırlamak" diyorsunuz. Şartların arasında, diyelim ki, uçak almak da var. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, şartları hazırlamak için o kurumun uçağını mı satın alacak; hayır. Biz de biliyoruz ki, amaç o değil; ama, cümlenin kuruluş tarzı itibariyle ve kullanılan ifade yanlış.
(i) bendine geliyorum değerli arkadaşlar: "Sivil hava ulaştırması konusunda ülke politikalarını belirlemek…" Şimdi, dersiniz ya, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu; (a) bendinde diyor ki, politikaları Bakanlık belirler; (i) bendinde de diyor ki, ülke politikalarını Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü belirler. Ya (a) doğru, ya (i) doğru. Ya birini kaldıracaksınız, ya diğerini koymayacaksınız. Böylesine bir garabet.
Değerli milletvekilleri, şimdi, bakın, Gelir İdaresi Başkanlığı Yasası bu Parlamentodan geçerken, Gelir İdaresi Başkanlığının politikaları belirleme yetkisi yoktu. Plan ve Bütçe Komisyonunda ısrar ettik; ama, Sayın Bakan dedi ki: "Hayır, Gelir İdaresi ülke politikalarını belirleyemez, bu, bakanlığa aittir." Biz de dedik ki, siyasî tercihtir, bakanlık öyle istiyorsa, olur.
Şimdi, buraya geliyoruz, "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu politikaları belirler" diyor. Peki, nasıl oluyor da, aynı hükümet -fakat, bakanlıklar farklı- her bakana göre ayrı bir yasa çıkıyor. Bu da işin bir başka garabeti.
Şimdi (j) bendine geliyoruz arkadaşlar. "Sivil havacılığın yasadışı müdahaleler ile diğer tehlikelerden, yangın, sel, deprem gibi doğal afetlerden korunması için gerekli politikaları belirlemek..."
Az önce atladım; şimdi, (d) bendini okuyorum: "Sivil havacılık faaliyetlerine yönelik mevzuata aykırı eylemlerin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirleri almak..."
Şimdi, mevzuata aykırıysa bir şey, yasadışı demektir. Yasadışı nerede sayılmış; az önce söylediğim bentte sayılıyor; yasadışı müdahaleler. Peki, (d) bendinde de aynı şeyi yazmışsınız. Olsun, ne fark eder; fazlalık göz çıkarmaz diye herhalde, aynı mantıkla buraya da bu konmuş.
İşin daha garip tarafına geleyim: "Yangın, sel, deprem gibi doğal afetlerden korunması için gerekli politikaları belirlemek..."
Arkadaşlar, deprem, yangın gibi doğal afetlerden korunulması için gerekli önlemler alınır; gerekli... Deprem şu saatte olsun diye politika belirleyebilir misiniz siz? Deprem olmadan önce, depremle ilgili önlemleri almaktır asıl olan; ama, dedik ya, Sayın Bakan "çok acele; ben bunu illâ çıkaracağım" diyor; çıkarın, hayırlısı olsun.
Değerli arkadaşlar, bir başka şey; (k) bendine geliyorum: "Bakanlık tarafından verilen yetki kapsamında sivil havacılık kazalarının ve olaylarının soruşturmasını yapmak veya yaptırmak…" Böyle garabet olabilir mi?! Düşünün, bir kaza olmuş bir yerde, kazayla ilgili soruşturmayı yapmak için Bakanlık izin verecek; Bakanlık izin vermezse, koskoca Genel Müdürlük oturacak yerinde. Peki, Bakanlık nasıl izin verecek? "Bakanlık tarafından verilen yetki kapsamında…" Yetki darsa o kapsamda, genişse o kapsamda. Herhalde, Sayın Bakanın, hızlı tren faciasından ağzı yanmış olacak ki, böyle bir yetki koymuş buraya.
Değerli arkadaşlar, bir kaza olduğu zaman, o kazaya ilk müdahale edecek olan bu Genel Müdürlüktür, ilk soruşturmayı yapacak olan bu Genel Müdürlüktür. Bakanlığın yetki belirleme konusu olmaz burada. Neyin yetkisini belirleyeceksiniz?! Sayın bakan, isterse, Başbakanlık Teftiş Kurulunu devreye koyup, daha geniş bir başka soruşturma yapabilir; ama, Genel Müdürlüğün kazayla ilgili soruşturma yapmasına, inceleme yapmasına sınır getirme yetkisi nereden çıktı? Ama, buradan çıkıyor.
İşin garip tarafı, "soruşturma" deniliyor, soruşturma kamu hukukunun deyimidir. Soruşturmayı yapacak olan teftiş kuruludur; bu Genel Müdürlüğün de teftiş kurulu yok. Peki, teftiş kurulu olmayan bir idare nasıl soruşturma yapacak? Herhalde, genel müdür çıkacak soruşturma yapmaya. Eğer o genel müdür de inşaat mühendisi ise, nasıl soruşturma yapacak bilmiyorum.
(m) bendine geliyorum değerli arkadaşlar; küçük bir şeyi daha belirteyim. "Sivil hava araçlarıyla emniyetli uçuş operasyonları yapmak için gerekli olan önlemleri almak…" "Gerekli olan önlem" olmaz arkadaşlar, "gerekli önlemleri almak" olur. Bir şeyin gerekli önlemini alırsınız. "Gerekli olan önlem" olur mu?! Ya "gerek" fazladır ya "olan" fazladır. Ama, dediğim gibi, maalesef, burası da böyle.
Değerli arkadaşlar, bir başka şey, (n) ve (o) bentlerinin ikisinin kalkması, tek bir bent olması lazım. Burada, "yapmak", "iptal etmek", "cezaî yaptırım yapmak" gibi düzenlemeler var. Bunlar, bu kanunun 32 nci maddesinde var. Buraya yazılması, bu kadar geniş kapsamda yazılması doğru değil, tamamen birbirini tekrarlamaktan öte bir anlam taşımıyor.
(p) bendine geliyorum değerli milletvekilleri. "Bu Kanunda öngörülen görev ve yetkileri yerine getirmek üzere yönetmelik ve genelgeleri hazırlamak."
Şimdi, bir genel müdürlük düşünün, genelge hazırlıyor; ama, bu genelgeyi yayınlayamıyor. Böyle bir genel müdürlük olabilir mi, düşünebilir misiniz? Ama, var; bu Genel Müdürlük. Bu Genel Müdürlük yönetmelik hazırlayacak, yönetmeliği yayınlamayacak. Doğrudur; çünkü, Sayın Bakanın onayı gerekiyor, Resmî Gazetede yayımlanacak, itiraz yok; ama, genelge, nasıl olur da bu Genel Müdürlüğün yetkisinde olmaz. Genelgeyi hazırlayacak, Bakanlığa gönderecek, Bakanlık uygun görürse Genel Müdürlük, genelge yayınlayacak. Bu Genel Müdürlüğü niye kurdunuz ki siz?! Genel Müdüre mi güvenmiyorsunuz, yönetimine mi güvenmiyorsunuz? Onu da anlamak mümkün değil.
Sayın milletvekilleri, bir başka şey daha; "sivil havacılıkla ilgili teknik altyapıya ilişkin düzenlemeler yapmak ve uygulanmasını sağlamak." Teknik altyapının uygulanması olmaz arkadaşlar, teknik alt yapı oluşturulur, teknik altyapıyı oluşturursunuz, uygulama altyapı üzerine inşa edilir; ama, burada da, maalesef, cümle böyle.
Bir başka şey; "Genel Müdürlüğün hizmet alanı, görev ve yetkileriyle ilgili konularda, Bakanlıkça belirlenen esaslar dahilinde, diğer kamu kurum ve kuruşları ve mahallî idarelerle gerekli işbirliği ve koordinasyonu yapmak." Şimdi, Genel Müdürlüğün yetkileri var; ama, bu yetkilerini kullanması için Bakanlığın izin vermesi lazım. Bakanlık izin veremezse, böyle bir yetki kullanamayacak. Peki, bu Genel Müdürlüğü niye kuruyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKANBuyurun.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bu Genel Müdürlük ayrı bir genel müdürlük ki, ayrı, özel bir bütçesi var. Kurun Bakanlık içinde bir genel müdürlük, herhangi bir sorun olmaz. Kimse de, size, niye genelge çıkardın, yönetmelik çıkardın, niye böyle yaptın demez; ama, ayrı bir genel müdürlük kuruyorsanız, ayrı bir bütçesi varsa, bu kadar kısıtlama getirmek doğru değil.
Değerli milletvekilleri, son olarak, yine bir başka şey daha; "kurumun faaliyet alanlarıyla ilgili fiyat tarifelerini belirlemek ve bakan onayına sunmak." Hatırlarsınız, KİT'lerin büyük ölçüde bu hale gelmesinin temel nedeni, hazırlanan fiyat listelerinin, hükümet tarafından, acaba oy kaybeder miyiz kaygısıyla imzalanmamasından olmuştur; KİT'lerin fiyatları düşük olmuştur; o düşük fiyatlar KİT'lerin iflasına yol açmıştır.
Şimdi, burada, Sayın Bakanın onayına sunuyor ve Sayın Bakan, imzalamıyorum arkadaş... En azından, buraya "ekonomik ve malî gerekçelerle" ifadesinin kullanılması lazımdı. Siz bir fiyat onayını götürürken, ekonomik ve malî altyapısını götüreceksiniz ki, Sayın Bakan onun hangi gerekçeyle hazırlanmış olduğunu bilebilsin. Ama, o kadar garip bir tasarı hazırlanmış ki değerli milletvekilleri, cümle olarak, Türkçe olarak "müşavirlik hizmeti, kurs, konferans, seminer, eğitim faaliyetleri düzenlemek" gibi, bir Genel Müdürlüğün görev alanına girebilecek bu kadar ayrıntıların sayılabildiği, herhalde, tek genel müdürlük tasarısı oluyor.
Son olarak değerli milletvekilleri… 2005 yılı programı buradan geçti. Bu hükümetin programı. Bunun 222 nci sayfasını izninizle okuyorum. 222 nci sayfasında "havayolu ulaştırmasıyla ilgili hukukî ve kuramsal düzenlemeler" diye bir bölüm var. Bir cümle; aynen şöyle: "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yaptırım gücünü artırmak amacıyla başlatılan yasal düzenleme çalışmaları tamamlanacaktır." Bu önünüze gelen taslağa baktığınız zaman, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün yetkilerini artıran bir düzenleme göremeyeceksiniz. Bütün yetkiler Bakanlığa gidiyor. Sivil Havacılık Genel Müdürü de, maskot olarak genel müdürlük görevini yapacak.
Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 22 Haziran 2005