T.halk bankası a.ş.nin tasvibe sunulan 1997 yılı hesaplarına ait 3346 sayılı k.8.mad.kit raporu (ss.109)
Genel Kurul, 85. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Mayıs 2003 · 909 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Sağ (CHP), 27 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.HALK BANKASI A.Ş.NİN TASVİBE SUNULAN 1997 YILI HESAPLARINA AİT 3346 SAYILI K.8.MAD.KİT RAPORU (SS.109)); konuşma 909 kelime.
Kemal Sağ (CHP, Adana). “T.halk bankası a.ş.nin tasvibe sunulan 1997 yılı hesaplarına ait 3346 sayılı k.8.mad.kit raporu (ss.109)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2003-05-27-t-halk-bankasi-a-s-nin-tasvibe-sunulan-1997-yili-hesaplarina-ait-3346 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketinin tasvibe sunulan 1997 yılı hesap ve işlemlerine ait Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyon raporu ve bu rapora yapılan itiraz ile komisyonun görüşü hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonu denetimine tabi olan Türkiye Halk Bankasının 1997 yılına ait hesap ve işlemleri, 11 Ocak 2001 tarihindeki toplantıda, dönemin KİT Komisyonunca şartlı olarak ibra edilmiştir. Şartlı ibra raporunun dağıtımını müteakip rapora itiraz edilmiş, 5 Şubat 2003 tarihli KİT Komisyonu toplantısında itiraz edilen konuların incelenmesi sonucunda, itiraz konularının doğru olduğu ve 1997 yılı hesap ve işlemlerinin ibra edilmemesi karara bağlanmıştır.
Benden önceki sayın konuşmacıların belirttiği gibi, Türkiye Halk Bankasının temel amacı, KOBİ'leri ve esnafı malî yönden desteklemektir. Zaman zaman, muhtemelen siyasî iktidarların politik baskıları sonucunda, Türkiye Halk Bankası da, maalesef, diğer bazı kamu bankaları gibi amaçları dışında yönlendirilmiş ve dolayısıyla, mevzuata uymayan birçok bankacılık işlemi, tabiîdir ki, daha ziyade haksız kredilendirme işlemleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan birçoğu iyi kamufle edildiği için, belki de hâlâ gün ışığına çıkmamış; ama, bazı kredi işlemlerinde de mızrak çuvala sığmamıştır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün görüşmekte olduğumuz Türkiye Halk Bankasının 1997 dönemi işlemlerinde de, mızrağın çuvala sığmadığı bazı kredi işlemleri söz konusudur. Ben, milletin bu kürsüsünde ağdalı sözlerle politika yapmak yerine, doğrudan doğruya, dikkatimi çeken, tartışma konusu olan dönemdeki bazı kredi işlemlerini ortaya koymak istiyorum. Yalnız, açıklamalarımda firma adı belirtmem kanunen mümkün olmadığı için, ancak kot adlarıyla belirteceğim. Bu da çok enteresan bir hüküm doğrusu. Bankalar Kanunundaki bu hüküm uyarınca, KİT Komisyonu üyesi olan milletvekilleri olarak bizler bile firma isimlerini, maalesef, öğrenemiyoruz, öğrendiklerimizi de açıklayamıyoruz. Şunu hemen belirteyim ki -belki sadece bir tesadüf de olabilir- Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında incelenmesi ve soruşturulması istenilen kredi işlemlerinden 7 adet firmayla ilgili olanları, aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca da incelenmiş ve 18 Eylül 2001 tarihli bir yazıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, Başsavcılıkça da 15 Kasım 2001 tarihinde soruşturma izni verilmiştir.
Sayın milletvekilleri, ek bir bilgi daha sunmak istiyorum. Yüksek Denetleme Kurulu raporunda, 1997 yılı hesaplarına ilişkin olarak incelenmesi ve soruşturulması istenilen hususlar hakkında, 1998, 1999, 2000 ve 2001 yılı raporlarında da soruşturma açıldığına dair herhangi bir bilgi yer almamıştır. Zaten, henüz, 2002 raporu da KİT Komisyonuna ulaşmamıştır. Demek ki, bugüne kadar, bu konular hakkında herhangi bir ciddî işlem yapılmamıştır.
Şimdi, KİT Komisyonunda itiraz nedeni olan kredi işlemlerini kısaca hatırlatmak istiyorum: İstanbul Levent Şubesi, 52, 71, 94 ve 95 sabit numaralı firmalar; yine, Levent Şubesi, 51 sabit numaralı firma; İstanbul Şirinevler, 116 nolu firma; İstanbul Levent Şubesi, 73 kod nolu firma; Bakırköy Şubesi, 468 kod nolu firma; İstanbul Levent Şubesi, 84 sabit numaralı firma; Ankara Köroğlu Şubesi, 94 ve 109 nolu firma; İstanbul Karaköy Şubesi, 866 ve 870 nolu firmalar; Kahramanmaraş Merkez Şubesi, 2427, 2428, 2429, 2430 sabit numaralı firmalar; İstanbul Salıpazarı, 228 sabit kotlu firma; İstanbul Levent Şubesi, 101 sabit numaralı firma; Bursa Çekirge Şubesi, 428 sabit numaralı firma; İzmir Şubesi, 1384/1 ve 1384/2 numaralı firma ve Ankara Aydınlıkevler Şubesi, 113 nolu firma.
Yukarıda belirttiğim toplam 14 grubun aldığı kredilerin bugünkü banka alacak değeri, kabaca, 1 katrilyon Türk Lirasının üzerindedir sayın vekillerim. Bu krediler, yıllarca tahsil edilmediği ya da edilemediği şöyle dursun, bu kredilerin açılmasında imzası olanlar hakkında, genel olarak, bir işlem dahi yapılmamıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, bu konuları itiraz ederek KİT Komisyonunun gündemine taşıyan Sayın Ergün Dağcıoğlu ve arkadaşlarına teşekkür etmek istiyorum; ancak, Sayın Dağcıoğlu ve mensubu olduğu AKP Grubunun, dönem ve siyasî parti ayırımı yapmaksızın, hakkında ciddî bulgular olan her türlü yolsuzluk iddiaları için de, siyaseten tutarlı ve etkin olmak adına aynı duyarlılığı göstermelerini, doğal olarak, bekliyorum. Bu dönem görev yapan KİT Komisyonu da, bir ilke imza atarak ve daha önce şartlı ibra edilen bir dönemin kredi işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu tekrar görüşmeye açarak, bunu ortaya koymuştur. Komisyonumuz, söz konusu dönemin yöneticilerinin 1997 yılında bankayı iyi yönetemediklerini ve zarara uğrattıklarını kabul etmiş ve dolayısıyla, raporunu, ibra edilmemesi görüşüyle Yüce Heyetinize sunmuştur.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hatırlarsanız, yıllar önce Cumhuriyet Halk Partisi Türk Ticaret Bankası konusunda da aynı tavrı göstermişti, bugün de, yine, aynı tavrı Cumhuriyet Halk Partisi olarak gösteriyoruz. Demin dediğim gibi, AKP Grubunun da bu tavrı her zaman sergilemesini bekliyoruz.
İMDAT SÜTLÜOĞLU (Rize)Biz her zaman sergileriz.
KEMAL SAĞ (Devamla)Teşekkür ederim.
Bu olay, kanımca, diğer kamu bankalarına ve sayın yöneticilerine ışık tutmalı, kamu bankalarının ve dolayısıyla bu ülkenin kaynaklarının yerinde ve verimli bir şekilde kullanılmasına dikkat edilmesi açısından göz önünde bulundurulmalıdır.
Sözlerimi tamamlarken bir hususu daha açıklama gereği duyuyorum. Ben ve mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Halk Bankasının 1997 yılı işlemlerinin ibra edilmemesi yönünde oy kullanırken, konunun yargıya intikal ettirilmesindeki amacımız, Türkiye Halk Bankasının tüm yetkililerini suçlamak veya töhmet altında bırakmak değildir kesinlikle. Amacımız, ak ile karanın ayrılması, yani, suçlu görüleceklerin cezalarını çekmesi; ancak, suçsuz olanların da kamuoyu nezdinde aklanmasının sağlanmasıdır.
Bilindiği gibi, son yıllarda, ekonomimiz, kriz üstüne kriz yaşıyor ve bir türlü rayına giremiyor. Birçoğumuzun yaygın olarak paylaştığı ortak kanaate göre de, ekonominin sağlıklı bir düzeye gelmeyişinin temelinde Türk bankacılık sisteminin zafiyeti yatıyor. Ekonomik yönden güçlü gözüken bazı grupların kendi bankalarından ya da çapraz olarak birbirlerinin bankalarından kredi kullanmaları, bilinen yaygın uygulamalardır. Hepimiz, elbirliğiyle, bu çarpıklık başta olmak üzere, bankacılık sistemimizi bir an önce yanlışlıklardan arındırmalı ve çağdaş bankacılık düzeyine getirmenin yollarını bulmalıyız.
Umarım, KİT Komisyonumuzun, Türkiye Halk Bankasının 1997 yılı hesap ve işlemlerinin ibra edilmemesi konusunda gösterdiği bu duyarlılık, Yüce Heyetinizce de aynen paylaşılacak ve belki de, ekonomi düzeni açısından Türk bankacılığına bir uyarı olacaktır.
Bu düşüncemi sizlerle paylaşıyor, hepinize en içten saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 27 Mayıs 2003
