İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

Kemal Sağ

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Nisan 2005 · 937 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Sağ (CHP), 14 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 937 kelime.

Kemal Sağ (CHP, Adana). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-sag-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA KEMAL SAĞ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 861 sıra sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 30 uncu maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üzerinde konuştuğumuz teşkilatın adını Gelir İdaresi Başkanlığı koyacaksınız; ama, bir yandan, devlet gelirleri politikasının hazırlanması şeklindeki aslî misyonunu ortadan kaldıracaksınız, mevzuat oluşturma yetkisini alacaksınız, gelir bütçesini siz yapmayın diyeceksiniz, diğer yandan da, kendi hedeflerini belirlemek üzere elinde herhangi bir araç bırakmadığınız kurumun önüne vergi gelirlerindeki tahakkuk ve tahsilat oranı gibi makro hedefler koyarak, performans ölçmek üzere mevzuat yapacaksınız. Kanun yapma usulünün hiçe sayılmasının doğal sonuçlarından bahsediyoruz.

Sayın Maliye Bakanım, elbette, vergi gelirlerindeki tahakkuk artışının, etkin ve sağlıklı bir biçimde vergi inceleme ve denetimden geçtiğini bilir; ancak, görünen o ki, sevk ettikleri tasarıyı dikkatle okuyacak vakti bulamadılar herhalde. Eğer, dikkat edilmiş olsaydı, yeniden teşkilatlandırmaya çalıştıkları bu birimin, tasarıda, baştan sona, uygulayıcı bir birim olarak tanımlandığını ve planlandığını, üstelik, denetimi de buna tabi kıldıklarını kolaylıkla görebileceklerdi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vergi gelirlerindeki tahakkuk artışı, buna ilişkin çabaların etkin bir inceleme ve denetimle desteklenmesine bağlıdır. Bunun dışında kalan iş ve işlemler, ancak bir uygulayıcı birimin iş tanımı içerisinde yer alır. Dolayısıyla, uygulayıcı birimler tahakkuk artışı safhasında etkin değillerdir.

Politika belirleme anlamında etkisini kırdığınız, zafiyete uğrattığınız bir idarî organınızın önüne, dışarıdan dayatılmış, giydirilmiş hedefler koyarak, bunu bir başarı ya da daha doğru bir ifadeyle, performans ölçüm kriteri haline getiremezseniz. Bu, en hafif deyimle, haksızlık olur ve elbette, personelin genel performans ölçüt ve hedefleri de, bu makro hedeflere göre şekillenecektir.

Bireysel başarılar, her zaman kurumsal başarılarla sonuçlanmaz, şayet bu başarı girişimlerinin kurumsal başarıya dönüşmesini sağlayacak kanallar açık tutulmuyorsa.

Bu, meselenin genel görünümü ve değerlendirmesidir. Özel görünümü ise, oldukça karmaşık ve bulanık görünmektedir. Zira, bir yandan, başkanlık personeli bakımından tanımlanmamış bir modele göre birim ve bireylerin özel performans ölçüt ve hedefleri başkan tarafından belirlenirken, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların nasıl belirleneceği hususu bakana bırakılmış olup, bu usul ve esasların ne olduğu konusunda kimsenin fikri bulunmamaktadır. Kaldı ki, doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak çalışacak olan bir teşkilata ilişkin gelirler politikasının belirlenmesinde olduğu gibi, bu performans usul ve esaslarının -bunları Sayın Bakan oturup yazamayacağına göre- hangi birimlerin yetkisinde bulunduğu da belli değildir.

Tasarının 30 uncu maddesinin başlığı "Performans yönetimi" olmasına rağmen, madde metninde bir performans yönetiminin tanımlanması yerine, bu yönetimin sadece birer parçası durumundaki performans hedef ve ölçütlerinin tarifiyle yetinilmiştir.

Performans yönetimini hedefleyen ve bu yönde bir irade kullanacak olan idarenin, öncelikle, uzun vadeli stratejik planı bulunmalı ve bu plan çerçevesinde ölçülebilir nitelikte hedefler belirlenmelidir.

Yıllık performans planları ile kendisini bu hedeflere götürecek olan araçları saptamak suretiyle hem yıllık, yani kısa dönem, hem de uzun dönem hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını değerlendirmeye uygun mahiyette performans göstergeleri seçilmeli ve oluşturulan bilgi yönetim sistemiyle de performans bilgileri üretilmeli ve bu bilgiler temelinde yapılacak olan performans ölçümü sonuçlarına göre oluşan performans bilgileri, bütçe süreçlerindeki kaynak tahsislerinde belirlenmelidir.

Tasarının açıkladığımız çerçevede bir yaklaşım içinde olmadığı malumdur. Ortada, sadece, tanımı ve mahiyeti belirsiz "genel ve özel performans ölçüt ve hedefleri" olarak ifade edilen bir ibare bulunmaktadır; buradan hareketle de, bir performans yönetiminin oluşturulabileceğine ilişkin bir varsayım mevcuttur. Kaldı ki, performans değerlendirmesi ve ölçümü yapabilmenin olmazsa olmaz koşulu, performans bilgilerinin üretimine uygun veri tabanı ile bunları belirli bir zaman aralığı ya da serisi içinde izlemeye elverişli bir yönetim bilgi sistemi oluşturulmasıdır. Güvenilir, güncel ve geçerli veri ve bilgileri elde etmenin yolu ancak buradan geçebilir. Dolayısıyla, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını ölçecek nitelikte maliyet, verimlilik, kalite, etkinlik ve benzeri veri ve bilgilerin üretilmesi ihtiyacı açıktır. Oysa, tasarıda bu veri ve bilgi üretim sürecinden söz edilmemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her ne kadar tasarının 11 inci maddesinde Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı ve görevleri düzenlenmiş ise de, 11 bent halinde sayılan görevler arasında açıklamaya çalıştığımız nitelikte bir veri ve bilgi üretim süreci bulunmamaktadır. Tersine, tasarıda "mükellefiyet", "vergilendirme", "denetim" ve "risk analizine dayalı bilgi" gibi performans ölçüm ve değerlendirme süreçlerinde kullanılmayan bir terminoloji tercih edilmiştir; ancak, ilave edilmelidir ki, politika belirleme yetkisine sahip olmayan bir kurumun bu politikalara hayatiyet kazandıracak stratejileri belirleme şansı da olmayacaktır. Dolayısıyla, böyle bir organizasyon, tasarının 17 nci maddesinde düzenlendiği gibi, bir strateji geliştirme daire başkanlığına sahip olsa bile, fonksiyonu -görevlerini belirleyen ilk maddeden de anlaşılacağı üzere- kendi dışında tayin edilen politikaları onaylayan ve varsa, başkanlığın uzun vadeli strateji ve politikalarını belirlemekten ibaret kalacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; performans yönetimi konusuna bu detayda girilmişken, aklıma, toplam kalite yönetimi geliyor. Sayın Bakandan öğrenmek istediğim bir husus da budur.

Sayın Bakanım, 2000'li yılların başında, Maliye Bakanlığı bünyesinde, zamanın müsteşarı Sayın Ertan Dikmen'in başkanlığında, bir toplam kalite yönetimi çalışması başlatılmış, hatta, epeyce de mesafe alınmıştı.

Sayın Bakanım, ikibuçuk yıllık Bakanlık döneminiz içinde, bu çalışmadan haberdar mısınız; bu çalışmalar, şu anda hangi safhadadır, sürdürülmekte midir; bu konuda bizi aydınlatabilir misiniz?

Herhalde, performans yönetimini gündeme getirenler, toplam kalite yönetimini de ihmal etmezler diye düşünüyorum.

Tasarıyla, önerilen organizasyon eksikliklerini gideren bir dizi yapıcı tavsiye ve uyarılarımızın tamamının ısrarla dikkate alınmamakta oluşu, bu değerlendirmeleri yapmak üzere emek veren bizleri olduğu kadar, televizyonları başında kendi kaderlerini etkileyen şu görüşmeleri izleyen binlerce Maliye çalışanını da üzmekte, IMF talimatlarına sadakatinizin derecesi de bu üzüntümüzü derinleştirmektedir. Belki, IMF ve Dünya Bankası cenahından takdir topluyor olabilirsiniz; ancak, gerçek şu ki, halkın size verdiği başlangıçtaki desteği, hızla, maalesef, kaybediyorsunuz. Eğer, bariz bir örneğe ihtiyaç olacak ise, açık ve kesinlikle söyleyebilirim ki, Sayın Bakanım, daha şimdiden, binlerce Maliye çalışanının desteğini kaybettiniz.

Son sözümü şöyle tamamlamak istiyorum: Sayın Bakanım, performans yönetimi maddesinde merak ettiğim bir husus da var. Eğer bir performans ölçümü yapıyorsanız, bunun sonucunda bir ceza veya ödül olması gerekir; ama, bu maddede öyle bir şey de yok.

Ben, bu duygularla, tekrar, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 14 Nisan 2005

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook