İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · SALI

Habur gümrük kapısına alternatif gümrük kapıları ve suriye'de sınır ticaretinin geliştirilmesi hk.

Kürşad Tüzmen

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 30. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Şubat 2003 · 754 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kürşad Tüzmen (AK Parti), 4 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HABUR GÜMRÜK KAPISINA ALTERNATİF GÜMRÜK KAPILARI VE SURİYE'DE SINIR TİCARETİNİN GELİŞTİRİLMESİ HK.); konuşma 754 kelime.

Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep). “Habur gümrük kapısına alternatif gümrük kapıları ve suriye'de sınır ticaretinin geliştirilmesi hk”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 4 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2003-02-04-habur-gumruk-kapisina-alternatif-gumruk-kapilari-ve-suriye-de-sinir-ti (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfa Milletvekilimiz Faruk Bayrak Beyin yaptığı gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere kürsüye geldim.

Habur kapısı, tabiî, bugün, Irak'la olan ticaretimiz için aslında çok önemli nitelikte bir kapı. Biliyorsunuz, geçmişte 50 000 000 dolarlar seviyesinde olan bir ticaret rakamından, yapılan çalışmalar sonucu, 1999 yılında Irak'a ihracatımız 247 000 000 dolara gelmişti. Yine, 2000 ve 2001'de, çok yoğun çalışmalar sonucu, bu ihracat rakamımız 750 000 000 dolar seviyesine geldi. Daha sonra, 2002 yılında, özellikle mart ayından sonra yaşanan sıkıntılardan dolayı, aralığa kadar düşüş yaşandı ve bu dönemde, 2002 yılında 463 000 000 dolarlık bir ihracat gerçekleşti. Hükümetimiz iş başına geldikten sonra, yoğun temaslarımız sonucu, yine ihracatta önemli bir ivme kazanıldı ve baktığımız zaman, en son yaptığımız Irak seyahatinde, Birleşmiş Milletler Petrol Karşılığı Gıda Programının içerisinde, yaklaşık 700 000 000 dolarlık bir kontrat imzalanıp geldi.

Tabiî, kapının, günde yaklaşık 800 araç/gün olan kapasitesi, fizikî imkânsızlıklar nedeniyle daha fazlasına izin vermiyor, çalışmalar devam ediyor, otomasyona tam anlamıyla geçildi; ancak, biz, alternatif değil de, bu kapıyı destekleyecek diğer kapıların yapılmasını hep gündeme getirmiştik.

Tabiî, aslında, 1996'dan bu yana ikinci bir kapı teklifi var; ama, iki taraf da bu işlemleri yeterince hızlandıramadı. Fizikî yetersizlikler tekrar gündeme geldikçe, yeni bir gümrük kapısının, ikinci kapının açılması ihtiyacı doğdu. Habur'un 10 kilometre güneyinde, onu destekleyecek şekilde ve ülkemiz tarafına 15 kilometrelik yeni bir yol ile Hezil Çayı üzerinde 300 metre uzunluğunda bir köprüyle; karşı tarafta da, aynı şekilde, 35 kilometrelik bir mesafede yol yapımı ile 800 metrelik bir köprüyle, oldukça önemli bir geçiş imkânı sağlanacaktı. Yalnız, tabiî, görüyorsunuz, siyasî konjonktür bu konuda yakından takip ediliyor; bu yüzden, bugüne kadar gerçekleşmedi; ama, şunu söyleyebilirim ki, Irak tarafında da, Türkiye tarafında da, bu konudaki teknik çalışmalar, proje çalışmaları tamamlanmıştır.

Tabiî, Akçakale konusuna gelmişken, burada, Meclisimizin değerli üyelerinin bilgisine arz etmek için, Suriye seyahatinden de biraz bahsetmek istiyorum. Burada, yaklaşık 300'ü aşkın işadamıyla yapmış olduğumuz ve aramızdan 9 milletvekilinin de katıldığı seyahatimizde, yine çok önemli çalışmalar yaptık. Başta, Suriye Başbakanı Mustafa Miro, Ekonomi ve Dışticaret Bakanı Gassan Rifai, Turizm Bakanı, Maliye Bakanı, İmar İskân Bakanı ve diğer bakanlarla yapmış olduğumuz iki günlük görüşmelerde, en sonunda, bir mutabakat zaptı imzaladık. Bu mutabakat zaptında, Suriye ile Türkiye'nin serbest bir ticaret anlaşması yapmak istediğini dile getirdik. Tabiî, biliyorsunuz, bunun önşartı, bir tercihli ticaret anlaşması yapabilmek; yani, Suriye ve Türkiye'nin, yaklaşık 4 000 kalem malını, karşılıklı olarak, gümrük vergilerini indirerek birbirine satması mümkün; burada bir tamamlayıcılık söz konusu, bunun üzerinde çalıştık.

Bunun dışında, yine, Hatay-Cilvegözü, Kilis-Öncüpınar, Mardin-Nusaybin, Gaziantep-Karkamış ve Şanlıurfa-Akçakale kapılarının tamamıyla sınır ticareti merkezleri haline getirilmesi teklifimizi gündeme getirdik. Burada, sınır ticareti merkezlerinde, kontrollü olarak, iki ülkenin de, gayri safî millî hâsılada oldukça az yer işgal eden sınır köylerinin ve sınıra yakın ilçelerinin ayağa kaldırılmasını amaçladık. Tabiî, burada, sayın milletvekilimizin biraz evvel sözünü ettiği şekilde, gümrük kapılarının da, aslında Türkiye'ye yakışır hale getirilmesi lazım. Bu konuda, İpsala'da ve Edirne'de yaptığımız çalışmalar ortada; çok kısa zamanda bunu gündeme getirdik, X-Ray cihazlarıyla donattık ve otomasyonla beraber kapılar, bugün, çok iyi bir şekilde hizmet veriyor. Gürbulak, aynı şekilde devam ediyor. Tabiî, açıkçası, bütün sınır kapılarımızın -başka ülkelerin sınır kapılarından sık sık geçtiğim için biliyorum- bize yakışan şekle getirilmesi lazım. Bunun için yeni dönemde, yine, yap-işlet-devret modelleriyle bu kapıları özel sektörle beraber yapacağız.

Suriye'yle yapmış olduğumuz diğer çalışmalar sonucu, çifte verginin önlenmesi anlaşması, yatırımların karşılıklı desteklenmesiyle ilgili anlaşma ve gümrük işbirliği anlaşması hazırlanmıştır. Bu üç anlaşmayla ilgili olarak da, yine, mutabakat zaptında, en geç mart ayı içerisinde heyetlerin karşılıklı olarak bir araya gelip, bu anlaşmaları nihaî bir şekle kavuşturmasını belirttik. Tahmin ediyorum, Suriye Başbakanı Mustafa Miro mart ayı içerisinde ziyaret edecek. O ziyaret sırasında ve işadamları, karşılıklı iş konseyleri ziyaretleri sırasında veya en geç mayıs ayı içerisinde yapılacak olan Karma Ekonomik Komisyon toplantısı sırasında bu anlaşmalar imza edilecek.

Bavul ticaretiyle ilgili gelişmelere gelince, tabiî, biliyorsunuz, Rusya'da yapmış olduğumuz görüşmeler sonucunda, esasında, tamamıyla gümrük vergilerinin konulması söz konusuydu, Türkiye'den gelen ürünlerin, artık, bavul ticareti kapsamında girmemesi söz konusuydu; ama, orada yapmış olduğumuz görüşmelerde bir altı aylık uzatma sağladık. Bunun normal bir ihracat-ithalat dengesi içerisinde görüşülmesi gerektiğini söyledik. Rusya tarafı, bildiğiniz gibi, bir altı aylık uzatmayı sağladı ve Anadolu sanayicimiz, ihracatçımız bu konuda biraz rahatladı; ama, altı ay çok çabuk geçer; onun için, elbirliğiyle bu çalışmaları tamamlayıp, mümkün olduğu kadar daha düzenli bir şekilde, karşı taraftaki bu bavul ticaretinde alımla uğraşanların ithalatçı haline gelmesi, bizden buraya satış yapanların da ihracatçı haline gelmesi konularında bir formül üzerinde çalışma yapıyoruz. Yine, İstanbul'da bir merkezden bavul ticaretinin yönlendirilmesi amacıyla yapmaya çalıştığımız önemli çalışmalar var.

Ben, hepinize bu bilgileri sunduktan sonra, saygıyla ayrılıyorum.

Teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 4 Şubat 2003

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook