İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Lokman Ayva

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Nisan 2010 · 506 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Lokman Ayva (AK Parti), 19 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 506 kelime.

Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

LOKMAN AYVA (İstanbul)Sayın Başkan ve aziz milletimin kıymetli vekilleri; yüreğimden gelerek hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum, iyi akşamlar diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yakamdaki çiçeğin ve bayramlık tıraşımın anlamı şu arkadaşlar: Bugün benim gibi özürlü olan insanların arifesidir, inşallah işlemler bittikten sonra da bayramı olacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bunun için hepinize şükranlarımı sunuyorum.

Ben “arife” veya “bayram” kavramına nereden geldiğimi kendi hayatımdan örnekler vererek anlatmak istiyorum. Diğer arkadaşlarımızın özel hayatları anlamında sıkıntı olabilir diye kendimden bahsetmek daha doğru olur diye düşünüyorum.

Ben kör olduğumda on bir yaşımdaydım ve ne benim kör olduğum kimsenin umurundaydı, ne okul vardı, ne okul bulabiliyordunuz. Kimse sana “Gel, şöyle okutalım, böyle okutalım.” demeyi, toplumun içine bile almıyorlardı. On altı yaşında bir radyo programı aracılığıyla okul hayatına başladım. Ortaokulda çok başarılı bir öğrenci olmama rağmen beni liseye almadılar, kör olduğum için. Sonra, Konya Valiliğinden bir tanıdık bulduk, onun aracılığıyla, talimatla, zorla kabul edildim. Üniversiteye geldim, çok çeşitli sıkıntılar yaşadım ve master için yurt dışına gitme anlamında sınava girmek için başvurduğumda YÖK beni sınava almadı. Tek nedeni yine kör olmamdı ve ben masterı da Türkiye’de bitirdim. Sonra iş aramaya başladığım yerlerde de hep kapılardan kovuldum. Sosyal hayatta da aynı şekilde pek çok sıkıntıyla, evlilik hayatı, eş dost hayatı, arkadaşlık hayatı noktasında çok benzeri sıkıntılar yaşadım, dışlandım, itildim, kakıldım.

Ve ben, değerli arkadaşlar, hiçbir zaman bir bankayı hortumlamadım. Zaten bana banka da teslim edilmezdi ki yani o anda. Ve ben ne bir namus meselesinde hiçbir kimseye gözümü diktim ne de hiçbir konu komşunun malına, mülküne, canına kastettim. İnanır mısınız, belediye otobüslerinde bile yaşlı, hamile, çocuklu bayanlar geldiğinde kalkar, kavga dövüş yer verirdim. Böylesine kurallara, adaba, görgüye, şuna buna uyan bir insandım ve size şunu temin ederim: Ben hayatımda hiçbir kimseye, hiçbir Allah’ın kuluna “Allah belanı versin” de demedim. Ama hep dışlandım, hep itildim, kakıldım ve bunlardan dolayı hiçbir kimseye ne kırgınım ne üzgünüm ve hakkımı tamamen helal ediyorum. Çünkü hiçbiri benim şahsımla ilgili değil. Oluşmuş olan, yüzlerce, binlerce yıldan beri oluşmuş olan özürlü paradigmasıyla beni algılıyorlardı ve aynı şekilde, Anayasa’mızın 61’inci maddesinin mantığı da aynıdır şu anda. Ve benim çeşitli iş hayatı vesairde yaşadığım süreçlerden sonra, milletvekili olduktan sonra, düşünebiliyor musunuz -2002’de ben oldum-Türkiye’nin ilk kör milletvekiliyim. Şimdiye kadar niye olmadı? Bu çok önemli bir sorudur. Şimdiye kadar niye üniversite mezunları olmadı memlekette? Özürlülük engel değildi. Şimdiye kadar niye iş hayatında özürlüler olmadı? Çalışabiliyoruz hamdolsun, üretebiliyoruz ama şimdiye kadar hiç olmadı, biliyor musunuz. İşte, ben geçmiş dönemlerini bilmiyorum ve herhangi bir eleştiri ya da veseair değerlendirme yapmaya kendimi yetkili bulmuyorum ama 22’nci ve 23’üncü Dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi ve yine bu dönemlerdeki Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri özürlüleri bağrına bastı ve özürlüleri hayatın içine alan bir vizyon oluşturdu. Bu esas değişim o zaman başlamıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şunu da sevinçle görüyorum: Şu ana kadar hiçbir partimizde özürlülerin aleyhinde hiçbir kanun, bir kaza hariç -o da düzeltilecek inşallah- onun dışında hiçbir şey olmadı. Şu Mecliste aleyhte hiçbir karar çıkmadı, 22 ve 23’üncü Dönemde. Ama Anayasa’mızın felsefesi de hamdolsun bugünden itibaren değişecek. Neden Anayasa’mızın felsefesi bizim açımızdan önemli?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 19 Nisan 2010

89 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook