Birinci tur (tbmm, cumhurbaşkanlığı,sayıştay, anayasa mahkemesi)
Kahramanmaraş Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 30. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Aralık 2003 · 1.022 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Bulut (AK Parti), 18 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİRİNCİ TUR (TBMM, CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY, ANAYASA MAHKEMESİ)); konuşma 1.022 kelime.
Mehmet Ali Bulut (AK Parti, Kahramanmaraş). “Birinci tur (tbmm, cumhurbaşkanlığı,sayıştay, anayasa mahkemesi)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-bulut-22-2003-12-18-birinci-tur-tbmm-cumhurbaskanligi-sayistay-anayasa-mahkemesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ALİ BULUT (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 yılı bütçesi üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, öncelikle iktidar - muhalefet düalizmi ya da karşıtlığı saplantısıyla ülke sorunlarına yaklaşma yanlışlığından kurtulmamız gerektiğinin altını çizerek sözlerime başlamak istiyorum; yani, muvafık - muhalif yaklaşımı yerine, müdahil yaklaşım içerisinde olmamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Alışılagelmiş usuldür; ne olursa olsun, hangi gerekçeler öne sürülürse sürülsün, her yıl, bütçe görüşmeleri, mekanik, kısır, hedefi belirsiz tartışmalar çerçevesinde cereyan eder ve etmektedir. Oysa ki, Türkiye gerçekleriyle örtüşen, gerçek anlamda yanlışları eleştirip öneri getiren, doğruları ise takdir edip destekleyen bir yaklaşım, ihtiyaç duyduğumuz yaklaşımdır.
Bütçe, basit ve yalın anlatımla, 70 000 000 ülke insanımızın, bir yıllık siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamının rakamsal ifadesidir; sadece bütçeyi hazırlayan iktidarı değil, muhalefeti de doğrudan ilgilendirmektedir.
Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere, Sayıştay, 1862 yılında, Divanı Muhasebat adıyla kurulmuştur.
Sayıştay, bağımsız statüsü, kurumsal yapısı, özerk ve tarafsız konumuyla, demokratik rejimlerin vazgeçilmez bir unsuru olmuştur.
Türkiye'de, Fransız modeli örnek alınarak kurulan Sayıştay, kamu yönetiminde saydamlığın sağlanmasında, hukuka ve yasalara uygun, hızlı ve verimli bir performans çerçevesinde, çok önemli ve etkili görevler üstlenen anayasal bir kuruluştur.
Anayasamızın 160 ıncı maddesinde Sayıştayın görevleri belirlenmiştir. Buna göre Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetleyen bağımsız bir kuruluştur.
Sayıştay, Meclis adına kamu maliyesi denetimi yapmaktadır. Bir başka deyişle, devletin parasının nereye harcandığı tespit edilmeye çalışılmaktadır. Aslında, kamu maliyesinin denetimi dediğimizde, bu kavram, kamu harcamalarını, vergiyi, gelirlerin toplanmasını, harcanmasını ve gerektiğinde borçlanmaya gidilmesini ifade etmektedir. Tüm bu kompleks yapı, birbirinden ayrılmaksızın, Sayıştayın denetimine ve analizine tabidir. Sayıştayın görevi ve sorumlulukları bu bağlamda çok önemli ve ağırdır. Sayıştay, Anayasadan ve Sayıştay Kanunundan aldığı yetkiyle, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir, gider ve mallarını inceleyerek, sonuçlarını Meclise bildirmektedir.
Her geçen gün, Sayıştayın görev alanı artış göstermektedir. Kamu harcaması yapılan tüm alanlar, kurumun görev alanına girmektedir. Sayıştayın Meclis adına bağımsız ve tarafsız olarak yaptığı denetim sonucunda, sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlamak ve denetimi Meclise bildirmekle, amaçlanan, devletin malî yapısının düzenli, verimli ve yasalara uygun bir şekilde işlemesine yardımcı olmaktır.
Sayıştay, ülkemiz için varlığı zorunlu olan bir kurumdur. Bunun önemli sebepleri vardır; şöyle ki, kamu parasının kullanıldığı her yerin Sayıştayca denetlenmesi, kamusal hesap verme sorumluluğunun ne ölçüde yerine getirildiği, Sayıştayın Meclise sunduğu raporlardan anlaşılmaktadır.
Sayıştayı önemli ve vazgeçilmez bir kurum yapan diğer bir özellik ise 1996 yılından beri gündemde olan performans denetimine sahip olmasıdır. Sayıştay Kanununa eklenen maddeyle performans denetimi yapılmaktadır. Bu denetimle, aslında, Sayıştay, kendi performansını denetleyerek, üstlendiği sorumlulukları yerine getirirken ne ölçüde verimli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu olgu, çağdaş denetim normlarını yakalamada çok önemli bir adımdır. Performans denetimi yapılırken genel hukuk normlarının dışına çıkılmadan Meclise objektif bilgiler sunulmaktadır.
Belirtmek istediğim diğer bir husus ise Sayıştayın bağımsız, tarafsız ve objektif olarak çalışması ve bu çalışmaların ürünü olan verimli denetim raporlarını Meclise sunabilmesi için, çağdaş denetim normlarının ve fizikî çalışma ortamının sağlanması gerekmektedir. Buna ek olarak, çağdaş denetim metot ve tekniklerinin uygulanması da gerekmektedir. Gelişmiş demokratik ülkelerde, Sayıştay denetimi denilince bu ölçütler önem arz etmektedir.
Bildiğimiz ve yaşadığımız gibi, denetim, ülkemizin işlevsel kamu mekanizmasının önemli bir ayağıdır. Sürekli, denetim yetersizliğinden ve denetimin etkin olmamasından şikâyet edilir. Bunun sonucu, yolsuzluklar ortaya çıkar. Sonuçta da, yakın geçmişte hep birlikte gördüğümüz gibi, tarihimizin en büyük iki kriziyle ülkemiz karşı karşıya kalmıştır. Bu krizlerde denetimsizliğin açık bir rolü vardır; çünkü, krizin temel sebeplerinden birisi yolsuzluktur. Yolsuzluğun da sebeplerinden en önemlisi, yeterli ve gerekli denetimin olmamasıdır.
Şimdi, biz, Türkiye'de her kesimin şikâyet ettiği, kamunun hantallığı, tıkanmışlığı, çürümüşlüğüne yeni bir çözüm getirmek istiyoruz. Bunu da, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla iktidarımızın çözeceğini belirtmek istiyorum. Burada önemli olan, siyasal, sosyal, ekonomik her kesimin Türkiye'ye sahip olma duyarlılığı ve bilinciyle konuya yaklaşmasıdır; kurumsal çıkardan çok, ülke çıkarı açısından yaklaşmalarıdır. Hem şikâyet edip hem de şikâyet konularının çözülmesine yönelik çabaların önünü tıkamak önemli bir paradokstur, samimîyetsizliktir, kasıtlı girişimlerdir. Kuşkusuz, bu konuda, geniş katılımlı bir konsensüsün gereğine inanıyoruz; bu yönde de, hükümetimiz çaba sarf ediyor. Bu çabalarımızı saptırmanın, konu dışına çıkarmanın hiçbir pozitif amacı olamaz. Biz, denetimin bir merkezden gerçekleştirilmesi, yani, temel olarak Sayıştayın etkinliğinin artırılıp denetimin parçalılıktan kurtarılmasını öngörüyoruz; çünkü, Sayıştayın daha etkin hale getirilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bazı kurum ve kuruluşların da yetkilerinin elden gitmesi psikozuna girmemesi gerekiyor. Hiçbir kurumun yetkisi elinden alınmamaktadır; aksine, yetkilerinin yerine getirilmesi için dolaylı olarak da motive edilmektedir.
Biz, tüm kurum, kuruluş ve kesimlerin denetim altında olmasını, bu denetimin doğru zamanda, doğru elemanla, doğru araçla gerçekleştirilmesini, hiçbir kurum, kuruluş ve kesimin denetimdışı bırakılmamasını amaçlıyoruz; ancak, bunu yaparken, kurum, kuruluş ve kesimlerin, Demokles'in kılıcının tehdidi altında bir psikolojiye girmemesini istiyoruz; bunun önlemlerini de, hükümetimiz almış bulunmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Sayıştay, yukarıda belirttiğimiz gibi, ülkemizin temel kurumlarındandır. Yüzkırkbir yıllık tarihî geçmişi bulunan Sayıştayı, etkin denetimiyle çağdaş bir kurum haline dönüştürmek, bu tasarının temel yaklaşımlarından birisidir. Bizim kamuda yeniden yapılanma anlayışımızın vizyonu, tarihsellik ve çağdaşlık çizgisinde, kurumları, çağın gereklerine göre yeniden yapılandırmaktır. Onun için de, bu reformun temel perspektifinin, değişimin yönetimi için yönetimde değişim olduğunu ifade ediyoruz.
Bu tasarımızla, etkinlik, denetim, yeniden yapılandırma konularında merkezî yönetimin Türkiye gerçekleriyle örtüşen küresel bir vizyon getirdiğini görmek gerekiyor. Kamuda şikâyet edilen ne varsa tamamı ele alınmaktadır; öncelikle de, denetim üzerinde özellikle durulmaktadır. Bizim nihaî hedefimiz, insanına ve kurumlarına bütünüyle güvenen "aslolan beyandır" duygusuna sahip olan bir yapısallıktır. Bu anlayış içerisinde bir denetim anlayışı getirmek istiyoruz. İnsanlarımızın kurumlarına, kurumlarımızın da insanlarına aynı güven içerisinde bulundukları bir yapısal mekanizma oluşturmaya çalışıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Bulut.
MEHMET ALİ BULUT (Devamla)Sayıştayımızın da, bu bağlamda, yargı yetkisiyle donatılmış önemli bir kurum olduğuna ve Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla daha da etkinleşeceğine, hep birlikte, inşallah tanık olacağız.
Bilindiği üzere, Yedinci Uyum Paketi çerçevesinde getirilen bir hükümle, Silahlı Kuvvetlerimizin harcamaları Sayıştay denetimine alınmıştır. Böylece, denetimdışı kamu kurumları azaltılmıştır. Bu durum, gerçekten, denetim konusunda yapılan en büyük reform olarak değerlendirilmiştir.
Değerli milletvekilleri, son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Bilindiği gibi, geçmiş zamanda, Sayıştayın arşivi yanmıştır. Sayıştay gibi çok önemli bir kurumun, ihtiyacı olan arşive hâlâ sahip olmaması ciddî bir eksikliktir. Bu eksikliğin de bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
2004 yılı bütçesinin ülkemize hayırlı olması dileğiyle, hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 18 Aralık 2003