Gençliğin sorunları ile ilgili
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vezir Akdemir (CHP), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENÇLİĞİN SORUNLARI İLE İLGİLİ); konuşma 570 kelime.
Vezir Akdemir (CHP, İzmir). “Gençliğin sorunları ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vezir-akdemir-22-2003-11-19-gencligin-sorunlari-ile-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VEZİR AKDEMİR (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde yaşayan gençlerin sorunları ve gelecekteki beklentileri için gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Ülkemiz, dünyada eşine az rastlanır genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Ülkede, 25 yaşın altında tam 32 000 000 genç nüfus, çalışmak için iş imkânı yaratılmasını bekliyor. Gelecek beş yılda 7 000 000 kişi, on yıl içerisinde ise 13 000 000 genç daha iş piyasasına atılacaktır. Diplomalı işsizlerin durumu daha da vahimdir. Yüzde 25'le en yüksek işsizlik oranı, lise ve üniversite mezunu diplomalılara aittir.
Rakamlarla belirtilen bu işsizlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Ete kemiğe bürünmüş, beyni, ruhu, özlemleri olan işsiz gençleri ayrı ayrı düşünün; okulunu bitirmiş, artık kendi ayaklarının üzerinde duracak yaşa gelmiş; ama, iş bulamadığı için, kendisini, ailesinin üzerinde kambur gibi hissetmektedir.
Ülkemizin acı gerçeklerinden biri de, gençlerimizin, tefecinin ve mafyanın kucağına düşürülüp, birer potansiyel suçlu haline getirilmesidir.
Tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığı, çok kısa bir sürede 2 000 000'dan fazla kişinin işsiz kaldığı Şubat 2001'den bu yana hırsızlık ve kapkaç olaylarının patlaması tesadüfî değildir. Yine de, bu kadar ağır bir kriz yaşayan bu ülkede sosyal patlamanın olmamasının, ülkede yaşayan vatandaşlarımızın azim ve iradesinin güçlü ve dayanıklı olmasından kaynaklandığı tartışılmaz bir gerçektir. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı bulunan ülke kaynakları, hortumculara peşkeş çekilmektedir.
Son yıllarda, 50 milyonlarca doları bulan kaynaklar, iç ve dış güçler tarafından hortumlanarak, heba edilmiştir. Bugün, yılda 800 000 000 dolarla, dünyada en az yabancı sermaye çeken ülkelerden biri Türkiye'dir; dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi Çin ise, 100 milyar dolarlık yabancı sermaye çekerek, 1 500 000 000'luk nüfusuna iş imkânı yaratmaya çalışmaktadır.
Mevcut iktidardan beklentilerimiz şunlardır: Dünyadaki gelişmelere bakarak çağdan çağa atlayan toplumlar, kültürler, bu iletişim çağında büyük hamleler kat etmektedir. Bu nedenle, var olan dayanışma kültürüne bakarak, geleceğimizden emin olamayız. Tek çıkar yol, ekonominin, inişler çıkışlar yapmadan, belli bir oranda büyümesini sağlayacak koşulları yaratmaktır.
Ancak, ülkemizde, bu sorunları giderecek bir çalışma göremiyoruz. Ülkede bu kadar çok sorun varken, iktidar tarafından, tabana yönelik popülist yaklaşımlar ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe emanet ettiği cumhuriyetin temel kurumlarını tahrip eden çalışmalar sergileniyor. Bunun en bariz örneği, YÖK Yasasında yapılmak istenilen değişikliklerdir.
İnsanlar, hastane kapılarında ilaçsızlıktan ve imkânsızlıktan ölürken, üniversite bitirmiş gençler işsiz olarak dolaşırken, evine ekmek götürecek milyonlarca işsizimiz varken; önceliği olmayan, toplumu geren, bu tür yaklaşımlar, ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine ulaştırmaz.
Diğer taraftan, Sayın Maliye Bakanı "2004 yılı yatırım yılı olacaktır" diyor. Peki, hangi kaynaklarla yatırım yapacak?! "Baba baba sattım, satacağım" dediği TEKEL'in paralarıyla mı yapacak?! Artık, vatandaşın, güven duymadığı söylemlere karnı toktur.
Öte yandan, Sayın Başbakan, eline makas almış, Anadolu'yu gezerek, "hortumları kestim ve kesmeye devam edeceğim" diyor. Sayın Başbakanın kestiği hortumların projesine katılıyoruz, kesmesi gerekir, biz de aynı desteği veriyoruz; ama, kesilen hortumların yönü hangi tarafa gitmektedir; bunu da düşünmek gereklidir; çünkü, hortumların yönü, vatandaşa değildir; 51 dönüm arazisi olanlara, yatı olan gençlere ve Amerika'da okuyan gençlere yöneliktir.
Gecekonduda, çadırda, iftar yemeklerini halkla paylaşanları kutluyoruz; ama, aynı kişilerin, öbür taraftan, 5 000 güvenlik görevlisinin görev aldığı düğün masrafları da, çalışan, gecekondulu vatandaşın ödediği vergilerle karşılanmamalıydı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Akdemir.
VEZİR AKDEMİR (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; soruyorum, hortumların yönü Anadolu gençliğine, Anadolu halkına ne zaman dönecektir?
İşçinin, memurun, esnafın, köylünün, emeklinin, dul, yetimlerin ve gençlerin yüzü ne zaman gülecektir, merak ediyoruz. Bu konunun cevabını sayın hükümet ne zaman verecektir?
Yüce Meclisin değerli üyelerinin bu konuda, duyarlı olacağını düşünüyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003