İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · SALI

Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı (s.s.424)

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Mart 2004 · 1.032 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 2 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPOR MÜSABAKALARINDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI (S.S.424)); konuşma 1.032 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı (s.s.424)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-03-02-spor-musabakalarinda-siddet-ve-duzensizligin-onlenmesine-dair-kanun-ta-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi amacıyla Hükümetimizce hazırlanan bir kanun tasarısını görüşüyoruz. Böyle bir kanun tasarısını, doğrusu, Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk etmeyi ve bu alanda böyle bir düzenleme yapmayı hiç de arzu etmezdik; çünkü, spor centilmenliktir. Spor ve şiddet, spor ve kan, spor ve hakaret asla yanyana gelmemesi gereken kavramlardır diye düşünüyoruz; çünkü, sporun ruhunda, ilke ve kurallarında şiddet yoktur, kan yoktur, ailevî ve manevî değerlere hakaret yoktur, olmamalıdır.

Beden eğitimi ve sporun temel amacı insanın beden ve ruh sağlığını geliştirmek, iradesini güçlü kılmak ve toplumda kardeşlik ve dayanışma duygusunu yaygın hale getirmektir. Atatürk'ün şu veciz sözü herhalde bu anlamda söylenmiş en güzel sözlerden biridir: "Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim." Bu, deminden beri ifade ettiklerimi bir tek cümleyle en güzel şekilde ifade eden cümlelerden biridir.

Tabiî, geçtiğimiz yüzyıl ve içinde yaşadığımız bu yüzyılda her alandaki gelişmelere paralel olarak, özellikle bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak spor ve spor branşları da çeşitlenmeye başladı ve özellikle yayın araçlarındaki gelişmeler sporun da yaygınlaşmasını beraberinde getirdi. Çok büyük kitleler, sporla ilgilenmeye başladı. Özellikle, sporun, ülkelerin tanıtımındaki müspet etkisi, spora ilgiyi daha da artırdı ve tabiî, profesyonel spor önplana çıktı. Spor, sporcular ve spor yöneticileri profesyonel hale gelince, herhalde, tribünde müsabakaları izleyen seyirciler de bundan etkilendiler. Gündeme, son yıllarda, profesyonel bir anlayışla tribünde müsabakaları izleyen seyirci anlayışı gelmeye başladı. Tribün liderliği, amigoluk, belki, önce amatörce başladı; ama, daha sonra, -altını çizerek ifade etmeliyim ki- bazı spor kulüplerinin yöneticilerinin de hataları sonucu, tribünlerde, tribün liderliği ve amigoluk da profesyonel hale gelmeye başladı. Bu, tabiî, ciddî bir rekabeti, fanatizmi doğurdu ve son yıllarda, üzülerek ifade etmeliyim ki, bizim sahalarımızda da, tribünlerde de hiç hoş olmayan, hepimizi rahatsız eden görüntüler görmeye başladık. Bu, toplum güvenliğini de tehdit etmeye başladı. O bakımdan, Hükümet olarak ve Parlamento olarak, bütün bu yaşananlar karşısında seyirci kalamazdık. İşte, bu nedenlerle, böyle bir tasarıyı, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirdik.

Tali komisyon olarak İçişleri Komisyonunda ve esas komisyon olarak da Adalet Komisyonunda görüşüldü. Ben, komisyon üyesi arkadaşlarıma -başta komisyon başkanı arkadaşlarım olmak üzere- ilgileri sebebiyle çok teşekkür ediyorum. Adalet Komisyonunda, bir de, altkomisyon kuruldu; altkomisyonda, İktidar ve muhalefet partilerinden oluşan milletvekili arkadaşlarımızca ciddî bir çalışma yapıldı; bizim göndermiş olduğumuz tasarı üzerinde bazı değişiklikler de yaptılar; bu değişikliklere, Hükümet olarak biz de katıldık. O bakımdan, komisyonda yapılmış olan çalışma, Parlamentonun bir çalışması olarak önümüze geldi; çünkü, İktidar Partisine ve Anamuhalefet Partisine mensup olan arkadaşlarımız, Türkiye için önem arz eden bu konuda, birlikte kafa kafaya verdiler; mevcut şartlar içerisinde, en iyisi olabilecek bir tasarıyı hazırlayarak, şu anda görüşülür hale getirdiler ve bu tasarıyı görüşüyoruz.

Biraz önce, Sayın Saygun ve Sayın Tüfekci, gruplar adına görüşlerini ifade ettiler, Sayın Özmen de kişisel görüşlerini ifade etti. Özellikle Sayın Tüfekçi, bu tasarının niçin hazırlandığını, hangi hususlarda düzenlemeler yapıldığını, kimlere sorumluluklar yüklediğini, bu sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde ne gibi müeyyideler öngörüldüğünü burada anlattı. Ben, kıymetli vakitlerinizi fazla almamak için, Sayın Tüfekci'nin ve Sayın Saygun'un burada anlattığı hususlara yeniden girmek istemiyorum; çünkü, zaten, önünüzdeki tasarıyla ilgili raporda, bunlar, ayrıntılı şekilde yer alıyor.

Tabiî, bizim amacımız, Hükümet olarak bu tasarıdaki birinci amacımız, spor müsabakasının yapıldığı alanlar ile çevresine ve tabiî, müsabakalardan sonra patlayıcı, parlayıcı, delici, yaralayıcı maddelerin taşınmasını, bulundurulmasını ve spor müsabakalarının yapıldığı alana sokulmasını önlemek. Ayrıca, kişilik haklarına, ailevî ve manevî değerlere yönelik birtakım aşağılayıcı sloganların önlenmesi. Böylece, huzur ve güvenliği temin etmektir. Üç cümleyle ifade edecek olursam, bu tasarıyla amacımız budur.

Bunu nasıl gerçekleştireceğiz; biraz önce, arkadaşlarımız, bu konunun ayrıntılarını size verdiler. Her il ve ilçede spor güvenlik kurullarını daha da güçlü hale getiriyoruz.

Saha güvenliğini evsahibi spor kulübüne veriyoruz. Bu güvenliği sağlayabilmek için, kulüplerimiz, gerekirse, özel güvenlik kurumlarından hizmet alma imkânına sahip olacaklar. Bizim sevk ettiğimiz tasarıda, özel güvenlik teşkilatı kurma imkânı getiriyorduk; ama, Adalet Komisyonunda -özellikle altkomisyonda- hizmet satın alma yoluyla bu ihtiyacın karşılanabileceği hususu ağırlık bastı; biz de Hükümet olarak buna katıldık.

Müsabaka güvenliğini de, kuşkusuz ki, Emniyet Teşkilatımız sağlayacaktır. İl ve ilçelerimizde, rütbeli bir emniyet görevlisi, müsabaka güvenliğini sağlamakla ve koordinasyonla görevli olacaktır; zaten, bu, böyledir. Bu konuda, daha ciddî tedbirler alacağız.

Ayrıca, tribünlerde meydana gelen olaylara sebep olanları nasıl cezalandıracaksınız sorusu, belki önemli bir sorudur. Bu konuyla ilgili faillerin tespiti ve eylemlerin delillendirilmesi için, Emniyet Teşkilatımız bünyesinde bilgi bankası oluşturulmaktadır.

Ayrıca, kulüplerimize teknik donanımla ilgili görev verilmektedir; bunu, bir yıl içerisinde yerine getirecekler. Kameraları, farklı imkânları değerlendirmek suretiyle, tribünlerde bu olaylara sebep olanları tespit ederek bunların değerlendirilmesi ve yakalanması, öngörülen cezaların tatbiki ve bütün bunlarla ilgili hangi tedbirlerin alınacağı da, bu yasa tasarısında öngörülmektedir.

Şunu hemen ifade edeyim ki, bu yasa tasarısı kanunlaştıktan sonra çıkarılacak yönetmelik, tabiî ki, bu kanunun nasıl uygulanacağı konusunda hükümler içerecektir. Bir kanunun maddeleri içine her şeyi sığdırmanız mümkün değildir; uygulamanın nasıl yapılacağı, çıkarılacak yönetmelikle belli olacaktır. Eğer, Genel Kurulumuz bu kanun tasarısını yasalaştırır ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onayından sonra Resmî Gazetede de yayımlanırsa, hemen yönetmelik çalışmalarına başlanacaktır.

Adalet Komisyonumuzda bu tasarıya önemli bir fıkra eklendi. İdarî para cezalarının Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesindeki özel bir hesapta toplanmasını ve bu paranın da, engelli sporcularımız için, centilmenlik örneği gösteren amatör spor kulüplerimiz için ve bir de, okul sporları için kullanılacak olmasını da önemli bir imkân olarak değerlendiriyorum. Bu da, Adalet Komisyonumuzun bu tasarıya yapmış olduğu önemli bir katkıydı.

Sözlerimi şöyle tamamlamak istiyorum. Hükümetler, bir tasarıyı, uygulansın diye Parlamentoya gönderir, milletvekili arkadaşlarımız kanun tekliflerini, uygulansın diye Parlamentoya gönderir ve uygulansın diye Parlamentodan çıkarılır. Biz, bu yasa tasarısının, yasalaştıktan sonra uygulanmasını hiç istemiyoruz doğrusu; yani, böyle bir ihtiyaç olmamasını arzu ediyoruz; tribünlerimizde, sahalarımızda, kardeşliğin, dostluğun egemen olmasını arzu ediyoruz. İnşallah, bu ülkede, bu yasa tasarısını uygulamaya bizi mecbur edecek görüntüleri hiç yaşamayız, buna mecbur kalmayız diye temenni ediyorum.

ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum)İnşallah caydırıcı olur.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Tabiî ki, bir yasa ve onun hükümleri, caydırıcı olsun diye çıkar.

Herkesi, sorumlu olmaya davet ediyorum. Spor kulüplerimizi, onların yöneticilerini, basın-yayın organlarımızı ve tabiî ki vatandaşlarımızı, sporseverleri, sorumlu olmaya davet ediyorum. Eğer, bu yasaya aykırı davranışlar tespit edilirse, kendileriyle ilgili, para cezası var, müsabakalardan men cezası var, hatta, hapis cezası var. Bunları uygulama imkânı bulmamayı temenni ettiğimi ifade etmiştim.

Desteklerinizle, bu yasa tasarısının kanunlaşacağını ve Türkiye'de ihtiyaç duyulan bir alanda yasal düzenleme yapacağımızı düşünüyorum. Şimdiden, vereceğiniz destek için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum efendim. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 2 Mart 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook