İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · SALI

Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı (s.s.424)

Yüksel Çorbacıoğlu

Artvin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Mart 2004 · 905 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 2 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPOR MÜSABAKALARINDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI (S.S.424)); konuşma 905 kelime.

Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı (s.s.424)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2004-03-02-spor-musabakalarinda-siddet-ve-duzensizligin-onlenmesine-dair-kanun-ta (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısıyla ilgili, şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Konu, belki, size basit gelebilir; ama, inanın, düzenlenmesi çok zor olan bir alan; yani, yasal düzenlemenin çok zor yapıldığı bir alan. Bu tasarının, hükümet tarafından iyi niyetle -ki, bunu kesinlikle kabul ediyorum; hükümetin de iyi niyetini, komisyonun ve hepimizin iyi niyetini kabul ediyorum- gelmesine rağmen, çok zor düzenlendiğini de söylemek istiyorum.

Bir örnek vereceğim size; yasanın amacı, aslında, tabiî, sporda şiddet ve düzensizliği önlerken, bunu önlemenin yolunun nereden geçtiğini hepimiz biliyoruz. Şiddeti yaratan unsurlar var, taraftar var. "Taraftar" derken, olaya sebep olan taraftar; ama, bunu tetikleyen yönetici veya spor ilgilisi, yazarı var. Burada şiddeti önlemek istiyorsanız, doğal olarak suça eğilimli olan veya şiddeti yaratan insanlara sorumluluğu vererek bunu önlemiş olabilirdiniz; ki, yasada bu amaç vardı. Hatta, Sayın Bakanımın dediği gibi, 5 inci maddede, bu saha güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili, bu konuda komisyona gelen öneri, spor kulüplerinin, saha güvenliğinin sağlanması konusunda özel güvenlik birimi kurabilme yetkisi veya satın alma yetkisi vardı; biz bunu değiştirdik, sadece satın alma dedik. Kurma yetkisinin amacı şu idi: Olası suça eğilimli insanları, taraftarları, o özel güvenlik biriminde değerlendirerek o suç ortamından arındıracaktınız, sorumluluk yükleyecektiniz ve böylelikle, nispeten amacınız gerçekleşecekti. Ancak, bunu yaparken bir tehlike daha var; siz, bu anlamda, taraftar olan, fanatik bir taraftara bu yetkiyi, sorumluluğu verirseniz, bunu kulübü lehine, rakip takım aleyhine de kullanabilir. Bunu örnek olarak anlatıyorum; niçin; çünkü, çok zor bir konu. O nedenle, bütün zorluklara rağmen önümüze böyle bir taslak geldi; ama, ben yine, üç konuda endişelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu endişelerim sadece amacıyla ilgili değil, hukuk tekniği açısından. Şöyle ki:

15 inci maddede yasak beyan ve demeçler, 16 ncı maddede de yayın yasağı düzenlenmiştir; ama, her iki maddede de aynı eylem; yani, bir sporcu veya yönetici veya kulüp başkanı yasak beyan ve demeç verirse müeyyidesi var veya yayın kuruluşu, o kulüp başkanının söylediğinin aynısını kendi yaparsa onun da müeyyidesi var. Yalnız, kanun düzenlenirken... 16 ncı maddenin son bendini okuyorum: "Yayın kuruluşu, eleştiri amacı dışında aşağılayıcı yorum veya haber yayımlayamaz...". Şimdi, orada, yayın kuruluşuna eleştiri hakkını verdik; ancak, 15 inci maddede "aşağılayıcı şekilde beyan veya demeç veremezler" deniliyor. Burada eleştiri hakkını vermedik. Bu, bir ayırım. Bence, spor kulüplerinin başkan, yönetici, sporcu ve taraftarlarına eleştiri hakkını da vermemiz lazım. Neden; bir futbolcu, maç sonunda kendisine mikrofon uzatıldığında, hakem burada yanlış karar verdi, yenilmemize neden oldu derse, bu, eleştiri hakkıdır; ama, eğer bu nedenle insanlar tahrik olur, olaylara sebep verirse de suçlu duruma düşer. O nedenle, burada eleştiri hakkını vermemiz lazımdı. Bu, bana göre birinci çelişki.

İkincisi, bu kanun tasarısının 18, 20 ve 24 üncü maddelerinde hürriyeti bağlayıcı ceza hükümleri var. Para cezası ayrı. Hürriyeti bağlayıcı cezaların, bu kanun tasarısının 27 nci maddesiyle, tecil edilmesi veya paraya çevrilmesi mümkün değil.

Sayın milletvekilleri, biz, genel kural olarak, yargıya, yargıçlara, yapılan yargılama sonucu vereceği kararın süresine göre, cezanın miktarına göre, paraya çevirme veya erteleme takdir hakkını veriyoruz; ancak, burada, bu hakkı elinden alıyoruz. Çok özel durumlarda bu hakkı elinden alabilirsiniz, ama, burada, bu hakkın yargının elinden alınması doğru değil; neden; çarpıcı olsun diye size söyleyeyim: 11 inci maddede, spor müsabakalarına sokulması veya kullanılması yasak olan maddelerin içinde ne var biliyor musunuz arkadaşlar; konfeti var. Bakın, konfetiyi soktunuz veya o konfetiyi attınız. Sonuçta, size, 18 inci maddeye göre, seyirden men cezası veriliyor. Eğer men cezanız varken maça giderseniz, bir aydan bir yıla kadar ceza veriliyor ve erteleyemiyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, bu, çok ağır bir hükümdür; yani, görevini kötüye kullanmış, bu memleketi milyarlarca dolar zarara uğratmış kamu yöneticisine, görevini kötüye kullanmadan verdiğiniz cezayı erteleyebiliyorsunuz -son zamanlarda yaşadık, hepimiz basından takip ediyoruz- bu kadar ağır sonucu olan olaylarda suçluların cezasını erteleyebiliyorsunuz; ama, konfeti atmış bir seyirci, men cezasını delerek maça giderse, alacağı cezayı ertelemiyorsunuz!.. Bu takdir hakkını yargıçlarımızdan almayı, ben bir hukukçu olarak, adaletli bulmuyorum, vicdanî bulmuyorum.

Değerli arkadaşlar, üçüncü konu ise yine bir çelişki. 18 inci madde, 21 inci madde ve 24 üncü maddelerde seyirden men cezaları var; bu bir ceza. 18 inci maddede verilen seyirden men cezasına uymayana hapis cezası veriyorsunuz; fakat, 21 inci maddede de seyirden men cezası verilmiş, ona hapis cezası vermiyorsunuz!.. 24 üncü maddede de aynı eksiklik var. Tasarının amacı belli ise, tek ise, bu tasarıda aynı durum aynı müeyyideyle cezalandırılmıyorsa burada bir çelişki var demektir. 18 inci maddede, yasak madde sokana dört ay veya sekiz ay; tekrarı halinde altı aydan bir yıla kadar seyirden men cezası veriliyor. "Yasaklı olmalarına rağmen müsabakaya girmeleri halinde, faillere bir aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir" deniliyor.

21 inci maddeye geliyorum: Yasak beyan ve demeç verene, ilk seferde üç aydan altı aya; tekrarı halinde altı aydan bir yıla kadar ceza veriliyor. İyi de, uymadı; yani, men cezası verdiniz, yine geldi, maç seyrediyor. Ne yapacaksınız? Burada bir boşluk var. Denge de yok; diğer maddeyle de çelişiyor.

24 üncü maddede de aynı şey var: "Spor alanlarına zarar verenlere altı ay; tekrarı halinde bir yıl" diye devam ediyor. Evet, orada da verdiniz men cezasını; ama, ben de geldim seyrediyorum... Ne yapacaksınız? Bunu, ilgili yargı merciine götürürseniz, orada, ben beraat edeceğim; ama, 18 inci maddeye göre ceza alacağım. Bu, olmaz; yani, hukuk tekniği açısından bunun da düzeltilmesi lazım diyorum.

Sözlerimi daha fazla uzatmak istemiyorum. Bu konuda, arkadaşlarımız, eğer, bir değerlendirme yapar ve... Asıl komisyonda çok uğraştık, tali komisyonlarda da gerçekten uğraşıldı; ama, yine de eksiklik var, belki, bu düzeltmelerden sonra da yine eksiklik çıkacaktır; ama, en azından bu söylediklerimin hukuk tekniği açısından düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 2 Mart 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook