İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bakırköy sümerbank işletmesinin özelleştirilmesiyle ilgili

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Mayıs 2004 · 1.070 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 27 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAKIRKÖY SÜMERBANK İŞLETMESİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİYLE İLGİLİ); konuşma 1.070 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Bakırköy sümerbank işletmesinin özelleştirilmesiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2004-05-27-bakirkoy-sumerbank-isletmesinin-ozellestirilmesiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Saygıdeğer adaşım, İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Özpolat Beyin yapmış olduğu gündemdışı konuşmayla ilgili görüşlerimizi ifade etmek için huzurunuzdayım.

Sayın Özpolat, Bakırköy Konfeksiyon Sanayii İşletmesinin -ki, Sümer Holdinge bağlıdır- özelleştirilmesiyle ilgili bir değerlendirme yaptılar ve benim, geçmişte, bir muhalefet partisi milletvekili olarak, bu işletmenin özelleştirilmesine karşı çıktığımı, bu nedenle, bahis konusu fabrikayı Bakırköy'de ziyaret ettiğimi söylediler. Bu beyan doğrudur. Evet, ben, 1999 yılında, bu fabrikayı, Sümer Holdinge bağlı, Bakırköy İşletmesi olarak bilinen Bakırköy Konfeksiyon Sanayii İşletmesini ziyaret etmiştim. Sadece bununla kalmadım -Sayın Özpolat eğer araştırma yapmış olsalardı, bu kürsüye çıkıp, bu konuda konuştuğumu da tespit ederlerdi- buraya çıktım ve şunları söyledim; özet halinde takdim ediyorum: Yıl 1999. Bu fabrika, Galatasaray Üniversitesine hiçbir bedel alınmaksızın verilmişti. Bu uygulamaya karşı çıktım. Böylesine değerli bir mülkün, tesisin bir kamu kuruluşuna ücretsiz olarak verilmesini doğru bulmadığımı ifade ettim; çünkü, devletimizin kaynağa şiddetle ihtiyacı olduğu bir dönemde, eğer, mutlaka özelleştirilmesi gerekiyorsa, bu tesisin özelleştirilmesi gerektiğini söyledim ve bir şey daha ifade ettim; burada çalışan işçiler asla mağdur edilmemelidir, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, mutlaka, bunlara iş bulunmalıdır dedim 1999 yılında.

"Peki, siz ne yaptınız?.." Şimdi buna cevap veriyorum: Değerli arkadaşlarım, neden bu fabrika özelleştirilmek zorunda kalınmıştır. 1850 yılına dayanır bu fabrikanın geçmişi. O yılda, sarayın ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş olan bir fabrikaydı. 1933 yılında Sümerbanka bağlanmıştır. 1985 yılında da, bu fabrika, birtakım bölümleri kapatılarak, sadece konfeksiyon işi yapan bir fabrikaya dönüştürülmüştür. 2002 yılına kadar, Millî Savunma Bakanlığının ve Jandarma Genel Komutanlığının hazır giyim ihtiyacını karşılıyordu ve tabiî ki, buradaki işçiler de, ellerinde iş olduğu için çalışıyorlardı.

Değerli arkadaşlarım, ancak, 1999 yılından sonra Kamu İhale Kanunu çıktı. Şimdi, hem Millî Savunma Bakanlığımız hem Jandarma Genel Komutanlığımız, eğer, mensupları için giysiye ihtiyaçları varsa, Kamu İhale Kanununa göre, ihaleye çıkmak zorundalar.

Bizde konfeksiyon sanayii gelişti. Bu ihalede, Bakırköy Sümerbank Konfeksiyon Sanayiinin verdiği değerler, özel sektörün verdiği değerlerle eşit olmuyor; özel sektör çok daha iyi fiyatlar verdiği için, bu ihaleleri özel sektör alıyor ve dolayısıyla, bu fabrika, artık, iş alamaz duruma geldi.

Sonra ne oldu; bakınız, 2000 yılında 9 trilyon 461 milyar lira, 2001 yılında 14 trilyon 32 milyar lira, 2002 yılında 18 trilyon 54 milyar lira, 2003 yılında da 21 trilyon 672 milyar lira zarar etti. Bu yıl ne kadar zarar olacak, bilemiyorum; şu artış oranına bakarsanız, 25 trilyon gibi bir zararı olacak.

Şimdi, ne yaparsınız, ne yapmanız gerekir?.. Sürekli, Hazineden, milletten topladığınız vergilerden, bu zararı kapatmak için, oraya para vereceksiniz.

Orada çalışan işçilerin bunda bir kusuru yok; onlar, gerçekten, çalışmak istiyorlar; ama, demin söylediğim nedenlerle, iş verilemiyor, iş alamıyor; çünkü, Türkiye, serbest piyasa ekonomisine geçti. Demin söylediğim gibi, Kamu İhale Kanunu çıktı. Kamu kuruluşları, ancak, bu ihalelerle bir işi verebiliyorlar; bir mal alacaklarsa, bu ihaleler sonucu alabiliyorlar. Bu fabrika, artık, kamudan iş alamaz duruma geldi. Yapmanız gereken nedir; yapmanız gereken, bir an önce, bu fabrikayı, değerine elinizden çıkarmaktır.

MEHMET ALİ ÖZPOLAT (İstanbul)Yok pahasına satılma yok ama...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Şimdi, 2003 yılında ihaleye çıkarıldı, değerini bulamadı. Bu yıl tekrar ihale yapıldı ve -biraz önce Sayın Özpolat'ın da ifade ettiği gibi- 44 000 000 dolara ihale edildi. Türk parasına çevirirsek, herhalde bu 66 trilyon lira yapar; bunun KDV'si de var, vergisi de var, buradan aşağı yukarı 70 trilyonu geçecek bir bedeldir devletin alacağı; çünkü, buradan KDV falan da alacaktır.

MEHMET ALİ ÖZPOLAT (İstanbul)Bir binanın değeri 60 trilyon lira.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Şimdi, bu değer, uzmanların ifade ettiğine göre, şu ana kadar verilmiş en iyi değerdir. Tabiî, daha henüz ihale süreci bitmedi; çünkü, Rekabet Kurumu Başkanlığından görüş isteniyor. Rekabet Kurumu Başkanlığı bu ihaleyi ve değeri uygun bulursa zaten özelleştirme işlemi tamamlanacak.

Şimdi, bakınız, eğer burası elden çıkarılmazsa, bir an önce özelleştirilmezse, şimdi 44 000 000 dolar değil mi, Türk parasına çeviriyoruz, 66 trilyon lira, ikibuçuk sene sonra bu para sıfırlanır; çünkü, zaten sürekli Hazineden 25 000 000 dolar aktarıyorsunuz. Akıllı tüccar ne yapar; bir an önce, zararın neresinden dönülürse kârdır diyerek hareket eder ve bu özelleştirmeyi yapar.

Cumhuriyet Halk Partisinin de programında özelleştirme var. Cumhuriyet Halk Partisi de, iktidarda olsa, bunu aynen böyle yapacaktı. Bunun başka türlü bir alternatifi yok. Bu para, şu anda verilmiş olan en iyi değerdir; ben bir araştırma yaptım. 1999 yılında söylediğim şuydu: Bunu bedava vermeyin; bir kamu kuruluşuna bedava veriyorsunuz. Biz bedava vermiyoruz. Bir şey daha söyledim: Bu işçileri ne yapacaksınız? Bakın, biz, onbeş gün önce Bakanlar Kurulunda bir karar aldık. Bakanlar Kurulu bu kararıyla, özelleştirme nedeniyle işsiz kalan ve işsiz kalacak olanları, Devlet Memurları Kanununun 4/c maddesine göre, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel olarak görevlendirecektir. Peki, niye hemen uygulamaya geçmediniz; uygulamaya geçeceğiz; ama, bu insanlara nasıl para ödeyeceğiz; bütçe kanununun bir maddesinde değişiklik gerekiyor, Özelleştirme İdaresinin yasasında bir maddelik değişiklik gerekiyor. Bu değişikliklerle ilgili hazırladığımız bir kanun taslağı Bakanlar Kurulunun imzasındadır, önümüzdeki hafta muhtemelen buraya gelecektir. Süratle buradan geçecek.

Daha önce, 1994 yılından beri özelleştirme nedeniyle mağdur olmuş, emekliliği de hak edemediği için, iş de bulamadığı için gerçekten güç durumda olan insanları, biz, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edeceğiz. Demin söylediğim Sümer Holdinge bağlı Bakırköy Konfeksiyon Sanayii İşletmesinde çalışan 694 kişinin -sanıyorum, burada 14 de memur var- hiçbiri mağdur edilmeyecektir.

1999 yılında ne söylemişsek onu yapıyoruz. Bu işçileri mağdur etmeyin dedik o zamanki iktidara. Şimdi biz İktidar olduk, biz geldik; ama, mağdur etmeyeceğiz. İşte, mağdur etmeyeceğimize dair Bakanlar Kurulu kararını hazırladık, yasası da geliyor.

Şu anda beni dinleyen, bu fabrikada çalışan sevgili işçi kardeşlerim hiç müteessir olmasınlar, hiçbir yeise düşmesinler. Biz kendilerine sahip çıkacağız, eğer emekliliklerini hak etmemişlerse, mutlaka kamu kurum ve kuruluşlarında kendilerine iş vereceğiz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Sigortalı da olacaklardır. Mutlaka bu sosyal haklarını da koruyacağız. O bakımdan...

MUHARREM ESKİYAPAN (Kayseri)- Değerine sat, değerine!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)- Şimdi arkadaşlarımız "değerine mi gitti" diyorlar. İşte Rekabet Kurumu Başkanlığından bunu bekliyoruz. Rekabet Kurumu Başkanlığı derse ki, bu ihale, mevcut yasalara ve nasafet kurallarına uygun değildir; işte o zaman yeniden ihaleye çıkarırız. Türkiye hukuk devletidir, her şeyin çaresi vardır. O bakımdan, endişeye mahal yoktur.

Ben, beni televizyonları başında dinleyen tüm vatandaşlarımı ve özellikle bu konuşmayı ve cevabı izleyen Bakırköy'deki Sümer Holdinge ait Konfeksiyon Sanayiinde çalışan tüm işçi kardeşlerimi saygıyla buradan selamlıyorum. Hiç üzülmesinler, Hükümet olarak, AK Parti İktidarı olarak ve özellikle bu işten sorumlu bir Bakan olarak kendilerine sahip çıkacağız, çoluk çocuklarıyla bundan sonra da bir kamu kuruluşunda mesailerine devam edecekler.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 27 Mayıs 2004

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook