İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

Mehmet Ali Şahin

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Mayıs 2005 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 3 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 467 kelime.

Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2005-05-03-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; soru soran milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

İlk soru Sayın Gazalcı'ya ait. 28 saygın bilim insanı hakkında dava açıldı. Bu dava açılması bir siyasî kararla mı gerçekleşti, yoksa, başka bir kurumun raporu sonucu mu meydana geldi diye yorumlayabileceğimiz anlamda bir soru yönelttiler. Önce, Murakıplar Kurulu raporu, sonra Başbakanlık Teftiş Kurulunun raporu istikametinde bu davaların açıldığını biliyorum.

Bunun dışında, mahkeme kararları neden uygulanmıyor diye, Sayın Gazalcı'nın yine bir sorusu var. Mahkeme kararları derken, herhalde, önce, Anayasa Mahkemesinin kararını kastetmiş olmalılar.

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)İdarî mahkeme...

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)5016 sayılı Yasa, bilindiği gibi, Anayasa Mahkemesindedir. Anayasa Mahkemesinin, yürütmenin durdurulmasıyla ilgili bir kararı var; ancak, esasla ilgili, Yüksek Mahkeme henüz bir karar vermemiştir. O bakımdan, bu sorunla ilgili, şu aşamada yapılabilecek herhangi bir şey yoktur. Ancak, Bilim Kurulu üyeliklerine atamaları yapılmayan 5 üyenin açmış oldukları davalar, idarî yargı tarafından, yürütmenin durdurulması yolundaki istekleri ve itirazları reddedilmiştir. Bunun dışında, Sayın Pak'ın açmış olduğu dava henüz Danıştayda temyiz aşamasındadır. O nedenle, uygulayabileceğimiz kesinleşmiş bir karar, bize göre, şu aşamada mevcut değildir.

Sayın Haluk Koç, bu yeni getirilen yasal düzenleme sonucu, idarî bakımdan da özerk olması gereken TÜBİTAK'ın idarî özerkliği ortadan kalkmayacak mı anlamına gelen bir soru yönelttiler. Yanlış anlamamışımdır herhalde Sayın Koç.

Bilindiği gibi, TÜBİTAK ve üst kurullar diye nitelendirdiğimiz bağımsız denetleyici kurullar, idarî ve malî özerkliğe sahiptirler. Bu kurullara atama yapıldıktan sonra, bu kanunun getirdiği usulle veya mevcut kanunlarındaki usulle atama yapıldıktan sonra, bu kurullar, malî ve idarî bakımdan siyasî otoriteden emir almaksızın çalışırlar. Bakın, başka üst kurullar var. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu; 7 üyesinin tamamı da Bakanlar Kurulu tarafından atanmaktadır. Bu, daha önce çıkmış olan bir kanun, bizden önce. Başka üst kurullar var. Bu üyelerin tamamı Bakanlar Kurulu tarafından, siyasî otorite tarafından atanmaktadır; ama, bunlar malî ve idarî özerkliğe sahiptir. Siyasî kurumun, bir bakanlığın, Başbakanlığın veya hükümetin bunlara talimat vermesi mümkün değildir; çünkü, bir defa seçilip atandıktan sonra, bunlar, kendi yasalarına göre kendi kararlarını kendileri alırlar. Yine, malî bakımdan da özerktirler. Nitekim, bu yasa, TÜBİTAK'a malî bakımdan özerkliğini daha da güçlendirici hükümler getirmektedir. Bir defa, Başbakanlık bütçesinden para aktarılıyordu TÜBİTAK'a; şimdi, genel bütçeden para aktarılacak. Bağlı kuruluş değil, ilgili kuruluş haline geliyor ve böylece, bu yasa, TÜBİTAK'ı malî özerklik bakımından daha da güçlendirmektedir. O nedenle, bu yasal düzenleme sonucunda oluşacak olan kurulun idarî ve malî bakımdan özerkliğini yitireceği şeklindeki değerlendirmeye katılmak mümkün değildir.

Sayın Kandoğan genel gerekçe ile madde gerekçeleri arasında bir çelişkiden bahsettiler. İzin verirseniz -çünkü, şu anda inceleme imkânı bulamadım- sorunuza yazılı olarak cevap vereyim.

Sayın Ateş'in sorusunu, doğrusu, bir başka konuyla ilgilenirken anlayamadım. Zabıtlardan alarak ona da eğer yazılı cevap verebilirsem, en azından bu müsamahayı arkadaşımız gösterirse sevinirim.

Sayın Başkanım, herhalde sürem de doldu. Arkadaşlarımızın sorularına verebileceğim cevap, özet halinde bunlardan ibaret.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 3 Mayıs 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook