Türk medeni kanunu'nun kabul edilişininin yıldönümü münasebetiyle
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Şubat 2008 · 1.182 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 14 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK MEDENİ KANUNU'NUN KABUL EDİLİŞİNİNİN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 1.182 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Türk medeni kanunu'nun kabul edilişininin yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-02-14-turk-medeni-kanunu-nun-kabul-edilisininin-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Türk Kanunu Medenisi’nin kabul edilmesinin 82’nci yıl dönümü dolayısıyla, gündem dışı söz alan Adana Milletvekili arkadaşımız Sayın Erbatur’un konuşmasıyla ilgili bir değerlendirme yapmak için huzurunuzdayım.
Sayın Erbatur’un da ifade ettiği gibi, Türk hukuk inkılabının temel taşlarından biridir Türk Kanunu Medenisi. 1926 yılının 17 Şubatında Türkiye Büyük Millet Meclisince görüşülerek kabul edilmiş ve yine, aynı yıl, 4 Ekim 1926 yılında, Borçlar Kanunu’yla birlikte yürürlüğe girmiştir.
Değerli arkadaşlarım, geçmişe baktığımızda, kanunlaşma hareketlerinin, özellikle Batı dünyasında, 18’inci yüzyıldan itibaren başladığını görüyoruz. Kanunlaşma hareketinden, kuşkusuz ki, Osmanlı İmparatorluğu da etkilenmiştir. 19’uncu yüzyıldan itibaren, özellikle Tanzimat Fermanı’yla birlikte, Osmanlıda da kanunlaşma hareketleri başlamıştır.
Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti, yeni bir anlayışla, millet iradesine dayalı bir rejimin adıdır. Çağdaş hukuk anlayışını esas alarak, daha cumhuriyet kurulur kurulmaz, temel kanunlar, bir bir, birbirinin arkası sıra yürürlüğe girmiştir. Bunlardan bir tanesi de, biraz önce temas ettiğim gibi, Türk Kanunu Medenisi’dir.
Türk Kanunu Medenisi’nin iki temel özelliği vardır. Bunlardan bir tanesi, kurallarının laik bir temele dayanması, ikincisi de, kadın-erkek eşitliğinin ilke olarak kabul edilmiş olmasıdır.
Değerli arkadaşlarım, nasıl ki canlı organizmalar, doğarlar, büyürler, gelişirler, bir görev ifa ederler ve ömürlerini tamamlarlar; yasalar da böyledir, belirli bir süre işlev yerine getirirler, daha sonra günün ve çağın değişen ve gelişen şartlarına ayak uyduramazlar, onlar da değişmek veya değiştirilmek zorunda kalırlar.
4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Kanunu Medenisi, ülkemizde yetmiş beş yıl uygulandı. 2001 yılında yeni Türk Medeni Kanunu’nun yapılmasıyla ilgili uzun süredir devam eden çalışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girdi. Şu anda, kabulünün 82’nci yıl dönümünü kutlamakta olduğumuz Türk Kanunu Medenisi’nin yerine, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni bir Türk Medeni Kanunu vardır.
Tabii ki eski Kanun’dan hükümler, bakış açıları bu Kanun’a da yansımıştır, ama şunu hemen ifade edeyim ki: Türk Kanunu Medenisi İsviçre Medeni Kanunu’ndan alınmıştır, ama yeni Medeni Kanun’umuz, Türk hukukçularının, bu konuda çaba sarf eden üniversitelerimizin, savcılarımızın, hâkimlerimizin, yüksek yargı organları mensuplarımızın, barolarımızın katkılarıyla, uzun süre üzerinde çalışılarak Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmiştir. O Kanun çalışmaları esnasında ben de Parlamentodaydım, 21’inci Yasama Dönemiydi ve Adalet Komisyonu üyesiydim, Sayın Hikmet Sami Türk Adalet Bakanıydı ve uzun süren komisyondaki bir çalışma sonucunda şu anda yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanunu, biraz önce ifade ettiğim gibi, Meclisimizce de kabul edilerek yürürlüğe girdi.
İzin verirseniz, bu yeni Medeni Kanun’un ne gibi yenilikler getirdiğini birkaç cümleyle sadece hatırlatmak istiyorum:
Anayasa’mız ve insan hakları belgelerinde düzenlenen “insan hakları” kavramının getirilen yeni düzenlemelerle daha çok ön plana çıktığını görüyoruz yeni Medeni Kanun’umuzda.
Tüzel kişilere ilişkin genel hükümler Türk Kanunu Medenisi’ne göre daha ayrıntılı şekilde düzenlenmiş, dernekler ve vakıflar yönündense ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir, daha önceki Medeni Kanun’a göre yeni Medeni Kanun’da.
Zannediyorum, yeni Medeni Kanun’un en büyük özelliklerinden biri, Anayasa’da da açıkça ifade edilen kadın-erkek eşitliğiyle ilgili ilkeye aykırı hükümlerin Medeni Kanun’dan temizlenmiş olmasıdır. Birkaç tane maddeyi hatırlatmak isterim: Örneğin, Türk Kanunu Medenisi’nde kadın ve erkeğin evlenme yaşları farklı düzenlenmişti ama yeni Medeni Kanun’da bu fark kaldırılmıştır. “On yedi yaşını bitiren kadın ve erkeğin evlenebilecekleri, zaruri hallerde de on altı yaşın bitirilmesi” şeklinde. Yani, fark yeni Medeni Kanun’la ortadan kaldırılmıştır.
Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, ikametgâh, evin iaşesi, evin reisliği ile ilgili de kadın-erkek eşitliğine uymayan, Medeni Kanun’daki hükümlerin, yine yeni Medeni Kanun’da kadın-erkek eşitliğine uygun hâle getirildiğini görüyoruz.
Şimdi, Sayın Erbatur bana atıfta bulunarak, bu yeni Medeni Kanun’la kabul edilmiş olan edinilmiş mallara katılma, mal rejimi konusunda bu kanun -geçmişteki kanun- görüşmeleri devam ederken bir beyanıma atıfta bulundu. Türk Kanunu Medeni’sinde yasal mal rejimi, mal ayrılığı rejimiydi, ama, şu anda yürürlükte bulunan yeni Medeni Kanun, mal rejimi olarak, “edinilmiş mallara katılma” şeklinde ifade edebileceğimiz bir rejimi kabul etti. Yürürlük tarihi -uygulama yasasında- “Bu Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren olacak.” şeklinde düzenlendi.
Ben komisyon üyesi olarak Adalet Komisyonunda, “evlilik birliğinin kurulduğu tarihten itibaren edinilmiş mallara katılım rejiminin uygulanması gerektiği” tezini savundum. O sırada, benim mensubu bulunduğum siyasi partiden de komisyon üyeleri vardı, ancak, benim mensubu bulunduğum siyasi partiden komisyonda bulunan arkadaşlarım da bana katılmadılar, onlar benim bu önerime “ret” oyu verdiler. Ama, tabii komisyonda, sanıyorum, bir ben, bir de bir başka arkadaşımız benim gibi düşündü bu konuda ama komisyonca kabul edilmedi, Genel Kurulda da önergeler verildi, kabul edilmedi.
Nitekim, benim muhalefet şerhim vardır. Ben hâlâ o düşüncemin, o önerimin arkasındayım. Ancak, bunun bir Hükûmet tasarısı hâline getirilmesi, tabii, mutlaka görüşülmesi ve Bakanlar Kurulunda tartışılarak kabulüyle olur. Bunun zorluğunu geçmişte komisyonda yaşadım, aynı partiden olmamıza rağmen diğer arkadaşlar bana katılmadılar.
BİRGEN KELEŞ (İstanbul)Teklif var.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Ben düşünce olarak gene aynı düşüncedeyim. Eğer, bir teklif buraya gelirse…
BİRGEN KELEŞ (İstanbul)Teklif var.
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Teklif var.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)…ben, Mehmet Ali Şahin olarak, sizin o teklifinize destek veririm.
BİRGEN KELEŞ (İstanbul)2002’den beri teklif var.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Veririm… Geçmişte ne söylemişsem, doğru olduğuna inandığım her fikrin, her düşüncenin sonuna kadar arkasında olurum.
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Yeni teklif verdik.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Hâlâ aynı düşüncedeyim.
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Teklif var Bakanım.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Nitekim, o sırada, mesela Cumhuriyet Halk Partisi sıralarında bulunan ve o dönemde de komisyonda görev yapmış veya parlamenter olmuş arkadaşlarımızın da bir kısmı benim bu görüşüme katılmamışlardı. Yani, değişik siyasi partilerde…
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)CHP yoktu.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Sayın Şandır da çok yakinen hatırlayacaktır…
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)CHP o zaman Parlamentoda değildi.
ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Biz yoktuk o zaman.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)…bu, çok tartışmalı bir konuydu.
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Sayın Bakan, o zaman biz yoktuk.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Ama, ben, kişisel olarak aynı düşüncedeyim ve onun doğru olduğuna inanıyorum. Yani, yeni mal rejiminin evlilik birliğinin kurulduğu andan itibaren yürürlüğe girmesinin daha doğru olduğu inancındayım. Bu konuda önergeler verilmiş. Eğer burada görüşülürse, geleceğim ve destek vereceğim. Ama, ben, Hükûmetim adına burada Hükûmeti bağlayıcı bir beyanda bulunamam. Çünkü, bu konu orada konuşulmuş değildir.
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Efendim, yeni kanun teklifi verdik Bakanım.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlarım, sözlerimi fazla uzatacak değilim. Çünkü, sürem de sanıyorum dolmak üzere. İzin verirseniz şöyle tamamlayayım: Temel kanunlarımızda yenilenme çalışmaları Medeni Kanun’la kalmadı. Medeni Kanun’dan hemen sonra, özellikle bizim iktidarlarımız döneminde, Türk Ceza Kanunu da tamamen değişti. Şimdi, Türk Ticaret Kanunu Adalet Komisyonumuzdan geçti, Genel Kurul gündemindedir. Onu da, tamamen bizim hukukçularımız, bizim bilim insanlarımız hazırladılar ve buraya kadar indirdiler. Borçlar Kanunu Meclise sevk edilmiştir, Adalet Komisyonumuzun gündemindedir. Temel kanunlarımızı çağın gereklerine uygun hâle getirme çalışmaları bizim iktidarlarımız döneminde de büyük bir hızla devam etmiştir, bundan sonra da devam edecektir. Buna ihtiyaç vardır. Biraz önce ifade ettiğim gibi, yasalar da canlı organizmalar gibidir, zaman içinde değişmeyi gerektirebilir. Biz, bu konuda, iktidar olarak, iktidar partisi olarak, çağdaş uygarlık neyi gerektiriyorsa, çağdaşlık neyi gerektiriyorsa yasalarımızı ona uygun hâle getirmenin gerekliliğine inanıyoruz.
Sözlerimi şöyle tamamlayayım: Cumhuriyetimizi kuran, çağdaş uygarlığı bize hedef olarak gösteren, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm büyüklerimize yeniden minnetlerimizi, şükran duygularımızı ifade ediyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 14 Şubat 2008