Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 1.019 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 1.019 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Sayın Başkanım, çok teşekkür ederim.
Soru soran arkadaşlarımızın -çok hızlı sordu bazı arkadaşlarımız, hepsini tespit etme imkânı bulamadım ama tespit edebildiğim kadar- sorularına kısaca cevap vermeye gayret edeceğim. Zabıtlara geçtiği için, cevaplandıramayacağım soruları da mutlaka yazılı olarak cevaplandıracağımı hemen konuşmamın başında ifade etmek istiyorum.
Sayın Korkmaz, Bekir Bey’in bir açıklamasından hareketle “Avrupa Birliğinde uygulama açısından bir sorun yaşanmıyor, bizde sorun yaşanıyor. Bu, yargıçlarımıza bir bühtan değil midir?” anlamına gelen bir soru sordular.
Yanlış anlamadım değil mi?
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Doğru.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Ben, Grup Başkan Vekili Arkadaşımızın, konuşmanın bütünü değerlendirildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili kararlar veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını yargıçlarımızın verecekleri kararlarda göz önünde bulundurulması anlamında bir açıklama yaptığını tespit ettim. Bilindiği gibi Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzalamıştır ve 90’lı yıllarda da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yetkisini kabul etmiştir. Dolayısıyla, Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin son fıkrasına göre de uluslararası anlaşmalar aynı zamanda iç hukuk normu mesabesindedir. O bakımdan, yargıçlarımızın, savcılarımızın uluslararası anlaşmalar ve bu anlaşmalara bağlı olarak verilen kararları da göz önünde bulundurarak karar vermeleri anlamında bir açıklama yaptığı kanaatindeyim.
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Göz önünde bulundurmuyorlar mı Sayın Bakanım?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)O bakımdan, şu anda, biz Adalet Bakanlığı olarak, hâkim ve savcılarımızı zaman zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde inceleme gezilerine gönderiyoruz, programlar ihdas ediyoruz ve ayrıca, yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve sözleşme bağlamında Türkiye’de de hizmet içi eğitim çalışmaları yapıyoruz ki…
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Yani, bu konuda bir eksiklikleri var…
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)…ve böylece altına imza koyduğumuz uluslararası anlaşmalara paralel Türkiye’de de mevzuatımız gelişsin ve kararlar da bu kararlara paralel şekilde neticelensin diye Adalet Bakanlığının uzun süredir yapmakta olduğu bir çalışmadır. Bu, hâkimlerimizi eksik görmek değil, hâkimlerimizin, uluslararası temel hak ve özgürlük standartlarını kararlarında yakalamaları konusundaki hassasiyetimizdir.
Söz alan birçok arkadaşımız “Siz bu değişiklikle Türklüğe hakareti serbest bırakıyorsunuz.” dediler.
Değerli arkadaşlarım, bu değişiklikle Türklüğe hakaretin serbest bırakılması söz konusu değildir. “Türk Milleti” ibaresi içerisinde zaten Türklük vardır ve ayrıca, bakın, “cumhuriyet”i çıkararak yerine “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” koyduk. (MHP sıralarından “O zaman niye değiştiriyorsunuz?” sesleri)
“Cumhuriyeti de korumasız bırakıyorsunuz.” diye eleştirilerde bulundunuz. “Cumhuriyet”i bu metin içerisinden tamamen çıkarsaydık bile cumhuriyet korumasız mı olurdu? Olur muydu böyle bir şey?
FARUK BAL (Konya)Olurdu.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Olmazdı.
Bakın, elimde bir Bakanlar Kurulu tasarısı var. Bakın, dikkatinizi çekiyorum, elimde bir Bakanlar Kurulu tasarısı var. 57’nci Cumhuriyet Hükûmeti döneminde Meclise sevk edilmiş. Şimdiki 301’inci, o zamanki 159’uncu maddede değişiklik öngörüyor bu Hükûmet tasarısı.
KADİR URAL (Mersin)Ne diyor orada?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)“Cumhuriyet” çıkmış “Türkiye Devleti” diyor. Oktay Bey biliyor, çünkü altında imzası var. Sayın Bahçeli’nin imzası var, o dönemin Sağlık Bakanı arkadaşımızın imzası var, burada bulunan arkadaşlarımın birçoğunun imzası var. “Cumhuriyet” çıkmış.
Şimdi, ben size, “cumhuriyet”i çıkardınız, cumhuriyeti korumasız mı bıraktınız diyeceğim? Böyle bir şeyi asla düşünemem. “Türk Devleti” ibaresinin içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kastettiğinizi ben biliyorum, siz de o niyetle bunu imzaladınız. Böyle bir şeyi söyleyemem. Sizin de bize, böyle bir değişiklik nedeniyle bühtanda bulunmanızı anlamakta zorluk çekiyorum. Ben sizinle ilgili asla böyle bir şey düşünmem. 159’uncu maddede “cumhuriyet”i 57’nci Hükûmet çıkardı, bu Hükûmet ortaklarından biri de Milliyetçi Hareket Partisiydi, altında imzaları var, diye size böyle bir şey söyleyemem, asla böyle bir şey söyleyemem. İşte, tasarı burada, komisyondan da geçmiş.
Arkadaşlar, lütfen birbirimizi anlayalım, birbirimize haksız suçlamalarda bulunmayalım. Bakın, ben size böyle bir şey yapamam, söyleyemem, aklımın köşesinden bile geçmez. “Cumhuriyet”i çıkardığınız hâlde böyle bir şey diyemem çünkü zaten onun içerisinde var. Yani cumhuriyeti koruyacak, Ceza Kanunu’nun sadece bir maddesi midir Allah aşkına? Türklüğü koruyacak sadece bir madde midir? Böyle bir şey olabilir mi?
O nedenle, lütfen birbirimize saygılı olalım, biraz da birbirimize inanalım, güvenelim ve itimat edelim. Böyle, birbirimizi haksız yere suçlamayalım.
Evet, biz iktidarız, siz muhalefetsiniz. Tabii ki muhalefet, iktidarın açığını bulmaya gayret edecek, çalışacak, siyasi avantaj sağlama peşinde koşacak, bunu anlayışla karşılarım. Bu, muhalefet olmanın bir gereğidir. Geçmişte biz de muhalefet olduk, ben de muhalefet partisi milletvekili olarak tabii ki iktidarı eleştirdim. Belki bu eleştiriyi yaparken bazen maksadı aşmış olabilirim.
O bakımdan, bu konularla ilgili, özellikle böylesine bizim kendi öz değerlerimizle ilgili, birbirimizi itham ederken, lütfen, rencide edici söz ve ifadeleri kullanmaktan vazgeçelim. Geçmişte siz de böyle yapmışsınız ve bunu çok iyi niyetle yapmışsınız, aklınızın köşesinden de cumhuriyeti filan, efendim işte, korumasız bırakalım diye asla geçmemiştir. Ben buna inanıyorum.
AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Bakan, “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” diyor Anayasa’da.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Ben size vereyim de okuyun.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, tabii bir soru daha var. Sayın Paksoy “Ne kadar dava açılmış 301’den?” diye sordu. Tabii biliyorsunuz, 301… 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren Ceza Kanunu yürürlüğe girdi, uygulanmaya başlandı. Daha önce bunun yerine, biliyorsunuz, 159’uncu madde vardı.
Şimdi arkadaşımızın sorusuna cevap vereceğim. Gerçi, birkaç tane milletvekili arkadaşım, bana, Adalet Bakanı olarak yazılı soru önergeleri verdiler, bu cevapları onlara da göndermiştim, hatta bunlar basında da geniş şekilde yer almıştı. 2003 yılında 429 dava, 2004’te 318 dava, 2005’te 221 dava, 2006’da 328 dava, 2007’nin dokuz ayı içerisinde 182 dava açılmış. Peki, ne kadar mahkûmiyet ve beraat kararı verilmiş? 2003’te 252 mahkûmiyet, 2004’te 145 mahkûmiyet, 2005’te 133 mahkûmiyet, 2006’da 135 mahkûmiyet, 2007’de -dokuz aylık veriler şu anda elimde- 83 mahkûmiyet. Tabii beraatlar da var ayrıca: 2003’te 155, 2004’te 317, 2005’te 249, 2006’da 263 ve 2007’de de 167 beraat. Yani 2007’yi değerlendirecek olursak: 182 dava açılmış, 83 mahkûmiyet var, 167 de beraat var. En son veriler elimizde bu şekilde.
RECEP TANER (Aydın)Sayın Bakan, kaçı kesinleşmiş, onanmış?
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)“Yargıtay safhasından geçerek kesinleşmiş kaç tane dava var?” sorusunun cevabını şu anda hemen verebilecek durumda değilim.
ŞENOL BAL (İzmir)Görüşüldü o, görüşüldü o Anayasa Komisyonunda.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Nasıl?
S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Biz söyleyelim size efendim.
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Yok, onlar eksik. Siz Adalet Komisyonunda Yargıtaydan gelen arkadaşımızın beyanına dayanarak söylüyorsunuz. Onlar eksik, biz inceledik. Ama, ben, yazılı olarak, bu soruları bana yönelten arkadaşlarıma, Yargıtay safhasından geçerek kesinleşmiş olanların son durumlarını da kendilerine aktaracağım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 29 Nisan 2008