İşsizlik sorunları hakkında
İzmir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Nisan 2006 · 768 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Aydın (AK Parti), 5 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİK SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 768 kelime.
Mehmet Aydın (AK Parti, İzmir). “İşsizlik sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-aydin-22-2006-04-05-issizlik-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI MEHMET AYDIN (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; SHP Genel Başkan Yardımcısı Amasya Milletvekili Sayın Mustafa Sayar'ın işsizliğe ilişkin gündemdışı konuşması dolayısıyla huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum. İlgili bakanlığın hazırladığı bilgileri sizlere sunmak istiyorum.
İşsizlik, sadece Türkiye'nin değil, küreselleşen dünyanın da en büyük sorunlarından biridir. Teknolojik gelişmeler, şirketlerarası birleşmeler, tarım sektöründeki çözülme, ucuz emeğe yönelebilen serbest sermaye akımları, istihdam açısından genel dezavantajları oluşturmaktadır. Emeğin, istihdam edilebildiği önceki dönemlere nazaran daha zorlaşmıştır işi. Genel olarak, dünyada işsizlik oranı yüzde 6,3'tür; toplam işsiz sayısı ise 2005 yılı sonunda 191,8 milyondur.
Ekonomik büyüme, iş arayan insan sayısının artmasını önleyememiş ve tüm dünyada, işsizler arasında gençlerin sayısı da, maalesef, giderek artmıştır. Avrupa Birliğinde, 2005 yılı sonu itibariyle, ortalama işsizlik oranı yüzde 8,5; işsiz sayısı 18,5 milyona ulaşmıştır.
Ülkemizde işgücü piyasasına ilişkin bilgiler, Türkiye İstatistik Kurumunun yayınlamış olduğu hane halkı işgücü anketlerinden elde edilmektedir ve bu bilgiler zaten yayımlanmıştır. İşgücü, 2003 yılında 23 640 000 kişi, 2004 yılında 24 289 000 kişi, 2005 yılında 24 565 000 kişi olmuştur. İstihdam, 2003 yılında 21 147 000 kişi, 2004 yılında 21 791 000 kişi, 2005 yılında 22 046 000 kişi olarak gerçekleşmiştir. İşsiz, 2003 yılında 2 493 000 kişi, 2004 yılında 2 498 000 kişi, 2005 yılında 2 520 000 kişi olmuştur. İşgücü, istihdam ve işsiz sayılarında yıllar itibariyle artış görülmektedir. İşsizlik oranı ise, 2003 yılında yüzde 10,5 iken, 2004 ve 2005 yıllarında yüzde 10,3'e düşmüştür.
Her yıl, çalışma çağındaki nüfusa yaklaşık olarak 1 000 000 kişi dahil olmaktadır. Bunların bir kısmı işgücü piyasasına katılmakta, bir kısmı, maalesef, katılamamaktadır. Mevcut işsizlerin istihdama kazandırılmasının yanında, işgücü piyasasına dahil olan bu kişilerin de istihdam edilmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır ve sorununu ortaya çıkarmaktadır.
İşgücü, 2004 yılında 649 000 kişi, 2005 yılında 277 000 kişi artmış bulunuyor. 2004 yılında, 2003 yılına göre istihdamda 644 000 kişilik bir artış görülmekte iken, bu dönemde işsiz sayısında 5 000 kişilik artış görülmüştür.
2005 yılında, istihdam 255 000 kişi artmışken, işsiz sayısı 22 000 kişi artmıştır. İstihdam edilen kişi sayısındaki artış işsiz sayısındaki artıştan çok daha fazla olmaktadır. İşgücündeki artışın çok büyük bir kısmının istihdamdaki artıştan kaynaklandığı görülmektedir. Her yıl çalışma çağındaki nüfusa yaklaşık 1 000 000 kişi eklenmesine rağmen, işsiz sayısı 2 500 000 kişi civarında sabitlenmiştir. İstihdam sayısında, 2004 yılında 644 000 kişi, 2005 yılında ise 255 000 kişi artış olmuştur. Bu da, bize, ekonominin istihdam yaratma kapasitesinin arttığını göstermektedir.
Son yıllarda istihdamın yapısında bir değişiklik görülmektedir. 2003 yılında, tarım sektörünün istihdamdaki payı yüzde 33,9; sanayiin yüzde 18,2; hizmetlerin yüzde 43,4 ve inşaatın yüzde 4,6 iken, 2005 yılında tarımın payı yüzde 29,5'e gerilemiş, sanayiin payı yüzde 19,4'e, hizmetlerin payı yüzde 45,8'e, inşaatın payı ise yüzde 5,3'e yükselmiştir. Tarım sektöründe, 2005 yılında büyük bir çözülme görülmektedir. 2004 yılında tarım sektöründe istihdam 7 400 000 kişi iken, 2005 yılında 907 000 kişilik azalışla 6 000 495 kişi olmuştur. Tarımdaki 907 000 kişilik çözülmeye rağmen, sanayi, hizmetler ve inşaat sektöründe istihdam artmıştır. Bu istihdam artışı, tarımdaki istihdam azalışından fazla olmuştur. Sanayi sektöründe 293 000 kişi, hizmetler sektöründe 727 000 kişi, inşaat sektöründe 140 000 kişi artmış bulunuyor. Tarım istihdamımız toplam istihdamın yaklaşık üçte 1'ini oluşturmaktadır. 2004 yılına göre 2005 yılında tarım dışı sektörde istihdam 1 162 000 kişi artmasına rağmen, tarım istihdamında yaşanan 907 000 kişilik daralma nedeniyle, toplam istihdam sadece 255 000 kişi artmıştır. Tarım istihdamı mutlak olarak azaldığından, tarım dışı istihdam artsa da, işsizlik oranının aşağı yönde hareketini frenlemektedir.
2004 yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı, 2005 yılında da yüzde 10,3 olarak kalmasına rağmen, 2004 yılında tarım dışı sektörde işsizlik oranı yüzde 14,7 iken, 2005 yılında yüzde 13,6'ya düşmüştür. Tarım sektöründe görülen çözülme, işsizlik oranının düşmesini engellemiştir. İşgücü piyasasında yaşanan değişim, eğitimli işgücü ihtiyacını önplana çıkarmıştır. İşgücü piyasasında eğitimli işgücünün önemi artmıştır; ancak, işgücüne işgücü piyasasının istediği nitelik ve beceriyi kazandırmak, uzun vadeli eğitim programlarıyla mümkün olmaktadır.
En son olarak, Türkiye İstatistik Kurumunun 2005 yılı kasım, aralık ve 2006 yılı ocak ayını kapsayan aralık dönemi hane halkı işgücü anketi sonuçları yayımlanmıştır. Aralık döneminde işsizlik oranı yüzde 11,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu oranın yüksek olmasının sebebi dönemsel gelişmelerden kaynaklanmaktadır. Bu dönemin kış aylarını kapsaması nedeniyle, özelikle tarım ve inşaat sektörlerinde mevsimsel etkilere dayalı olarak istihdam azalışı yaşanmış, bu durum da işsizlik oranının artmasına neden olmuştur. Bu dönem verilerinin önceki dönemlerde tam karşılığı bulunmamaktadır. 2004 yılı aralık ayı ile 2005 yılı ocak ve şubat aylarını kapsayan 2005 yılı ocak dönemi hane halkı işgücü anketi sonuçları aralık dönemine en yakın dönem olarak görülmektedir. 2005 yılı ocak döneminde işsizlik oranı yüzde 11,5 olarak gerçekleşmiştir; dolayısıyla, aralık döneminde işsizlik oranının yüzde 11,2 çıkması doğal bir gelişmedir. Bu oranın ilerleyen dönemlerde düşeceği öngörülmektedir.
Sunacağım bilgiler bu kadardır.
Sayın Başkan ve değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 5 Nisan 2006