Mardin ilinin kurtuluş günü nedeniyle
Mardin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 866 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Beşir Hamidi (AK Parti), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MARDİN İLİNİN KURTULUŞ GÜNÜ NEDENİYLE); konuşma 866 kelime.
Mehmet Beşir Hamidi (AK Parti, Mardin). “Mardin ilinin kurtuluş günü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-besir-hamidi-22-2003-11-19-mardin-ilinin-kurtulus-gunu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Mardin)Sayın Başkanım, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; iki gün sonra, 21 Kasımda kutlayacağımız Mardin'in kurtarılış günü vesilesiyle bazı sorunlarımızı ve düşündüğümüz çözüm yollarını dile getirmek için söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Mardin, insanlığın uzun medeniyet yolculuğunda her zaman önemli bir durak olmuştur. 7 000 yıllık tarihi içerisinde Subarilerden Perslere, Sümerlerden Romalılara, Hititlerden Artuklulara, Araplardan Selçuklulara, Akadlardan Osmanlılara kadar pek çok medeniyete evsahipliği yapmıştır.
Bugün bir açık hava müzesi görünümünde olan Mardin'de, değişik medeniyetlerin başka hiçbir yerde rastlanamayan muhteşem eserlerini, dünya, hayranlıkla izlemektedir.
İnsan, Mardin'de, zamanı, âdeta üç boyutlu yaşar. Dün, bugün ve yarının aynı anda hissedilebildiği kentte, bir an kendinizi görkemli bir tarihin içinde bulabilir, sonra, bir ses, sizi bugünün güzel insanlarının arasına taşır, daha sonra da geleceği hayal edebilirsiniz.
Mardin, dünyaya mesajı olan kentlerimizden biridir. Ezan sesi ile çan sesinin bir arada yükseldiği Mardin, yaşayan çoğulcu kültürel anlayışıyla, medeniyetler ve dinler çatışmalarından söz edenlere Türkiye'nin bir cevabıdır.
Dinler, kardeşliği anlatmalıdır; Mardin'de öyledir. Medeniyetler barışı getirmelidir; Mardin'de öyledir. Diller sevgiyi söylemelidir; Mardin'de öyledir.
Köklü ve soylu bir tarihi beraber yapan, parlak bir geleceği birlikte kuran insanları hiçbir şey yıldıramaz, terör de sindiremez. Farklılıklarımız zenginliğimizdir.
Böylesine zengin çoğulcu kültürün yaşanıp yaşatıldığı Mardin'de mimarlık ve mühendislik fakültesi ile eğitim fakültesinin kurulmasını zorunlu görüyoruz. Mardin'de kurulacak fakültelerle ilgili kanun teklifimizi, inşallah, bu dönemde görüşüp, müjdeli haberi hemşerilerimize veririz.
Mardin fakülteleri, her Mardinli gibi, benim de hayalimdir; çünkü, Mardin, bunları çoktan hak etmiş bir ilimizdir. Kurulacak fakültelerin binaları hazırdır ve pek çok öğretim üyesi de Mardin'de çalışmak istemektedir.
Mardin'de kurulacak mimarlık ve mühendislik fakültesi, inanıyorum ki, Türkiye'nin en iyi mimarlarını, mühendislerini yetiştirecektir. Mimarlık ve mühendislik öğrencileri, benzersiz bir mimarî ve şiir gibi işlenmiş taş evlerin, konakların, orijinalliğini yitirmemiş sokakların içerisinde doğal bir eğitimden geçme imkânını bulacaklardır.
Mardin'de Türkçe, Arapça ve Kürtçe olarak üç dil konuşulur; dolayısıyla, Mardinliler, lisan öğrenmeye fevkalade yatkındırlar. Mardin'de kurulacak eğitim fakültesinden mezun olacak birkaç lisana hâkim gençlerimiz, Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılmasında çok faydalı görevler yapacaklardır.
Ayrıca, çokdilli, çokkültürlü bir sosyalizasyon sürecinden geçtikleri için, Mardinliler, diğer insanlarla ilişki kurmakta ve ticarette üstün maharete sahiptirler.
Değerli arkadaşlarım, Mardin, coğrafyamızın en stratejik kentlerinden biridir. Tarih göstermiştir ki, Mardin Kalesine hâkim olamayanlar, Mezopotamya'ya hâkim olamamışlardır.
Mardin, Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısıdır. Mardin, Türkiye'nin doğudaki ticarî üslerinden biridir.
Organize sanayi ve serbest bölgemiz tam olarak faaliyete geçtiğinde Mardin'in taşıdığı ticarî potansiyel daha da belirginleşecektir.
Mardin Organize Sanayi Bölgesi 300 hektarlık bir arazi üzerine kurulmuş 160 sanayi parselinden oluşmaktadır. Bunlardan 41 tesis üretime geçmiş, 16 tesis üretime hazır, 10 tesisin inşaatı devam etmekte, 3 tesis de proje aşamasındadır. Halen 1 500 kişinin istihdam edildiği organize sanayi bölgesinde, tüm tesisler hizmete açıldığında, 3 700 kişi istihdam edilebilecektir.
Organize sanayi bölgesinin içerisinde yer alan Mardin Serbest Bölgesinde ise 178 parsel bulunmaktadır; bunlardan 82'si yatırımcılara tahsis edilmiş, 41 tesis de faaliyet ruhsatı almıştır. 2002 yılı içerisindeki ticaret hacmi 23 626 000 dolardır.
Gerek Mardin Organize Sanayi Bölgesi ve gerekse Mardin Serbest Bölgesinin ticaret ve üretim hacmini artırmak için, geçtiğimiz yıllarda krizler nedeniyle kapanan tesisleri işletme kredisiyle destekleyerek, yeniden üretim yapar hale getirmek durumundayız. Kişi başına düşen millî geliri 1 500 doların altında olan illerimizde uygulanacak teşviklerle birlikte Mardin'de yatırımların artmasını bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, tamamlayın sözünüzü.
MEHMET BEŞİR HAMİDİ (Devamla)Dışarıda bulunan Mardinli işadamlarımızı, bu yüce çatının altında, Mardin'e yatırım yapmaya davet ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Mardin, Türkiye'nin turizm merkezlerinden birisi olacaktır. Mardin, inanç turizmi ve kültür turizmini geliştirmemiz açısından örnek olabilecek kıymettedir. Turizmde en yüksek katmadeğer kültür ve inanç turizmindedir. Eğlence turizmi için dünyada kişi başına ortalama 700 dolar harcanırken, kültür turizminde bu rakam 3 katına yakındır. Bu bakımdan, Mardin'in dünya kültür mirasına dahil edilmesini millî mesele olarak görüyor ve yerli-yabancı tüm dostlarımızın katkısını bekliyoruz.
Mardin'in UNESCO'nun dünya kültür mirası listesine girmesiyle ilgili olarak hazırlanan dosyamızdaki eksiklikleri gidermek için Sayın Kültür Bakanımız, Sayın Valimiz ve sivil toplum örgütlerimizin çalışmaları devam etmektedir; çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki yılın şubat, mart aylarında UNESCO'nun alacağı kararın olumlu olması için, lobi faaliyetlerinden tanıtmaya kadar yerli-yabancı herkesi katkı vermeye çağırıyorum.
Kısa vadeli hedefimiz, Mardin'in, turizmden 1 milyar dolar katmadeğer elde etmesidir. Bakınız, geçtiğimiz senelerde, Mardin'i yılda ortalama 3 000-4 000 kişi ziyaret ederdi. Bu yıl, bu rakam, daha şimdiden 270 000'i aşmış durumda; ancak, yatak kapasitemizin azlığı nedeniyle turistler kentimizi günübirlik ziyaret ettikleri için, Mardin, turizmden hak ettiği payı alamamaktadır. Mardin'de turizm yatırımlarını teşvik edecek özel tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, Mardin'in su konusunda yıllardır çözülemeyen iki meselesi var; birincisi, Mardin merkezdeki evlerde içmesuyu yok; ikincisi, Mardin ovalarında, yani, Yukarı Mezopotamya'da su yok.
Size, yüksek kültürünü ve medeniyetini anlattığım Mardin'de evlere haftada sadece bir gün su verilebiliyor. Oysa, çok yakınımızda boşa akıp giden "Beyaz Su" dediğimiz kuvvetli bir su kaynağımız var. Geçmiş yıllarda çeşitli nedenlerden ve ihmallerden dolayı bu su Mardin'e getirilememişti. Şimdi, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımız Sayın Hilmi Güler ve DSİ Genel Müdürümüz Sayın Veysel Eroğlu'nun ilgileri ve emirleriyle, Beyaz Suyun Mardin'e getirilmesi projesi 2004 yatırım programına giriyor müjdesini aldık. Sayın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımıza ve Sayın DSİ Genel Müdürümüze ve çalışanlarına teşekkürü, buradan, bir borç bilirim.
Mardin'in su konusundaki ikinci bir sorunu, ovalarının susuzluğudur; yani, GAP kapsamında Şanlıurfa-Mardin karayolunun kuzeyinde yer alan 226 595 hektar alanın sulanamamasıdır. Yukarı Mezopotamya dediğimiz Mardin ovalarında sulu tarıma geçilememesi, Mardin'in topyekûn kalkınmasının önündeki en büyük engeldir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003