İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · PAZAR

2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı

Mehmet Çerçi

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 41. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Aralık 2004 · 960 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Çerçi (AK Parti), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. ( 11 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) SAĞLIK BAKANLIĞI,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI); konuşma 960 kelime.

Mehmet Çerçi (AK Parti, Manisa). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. ( 11 inci tur görüşmelerinde ) sağlık bakanlığı,çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cerci-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-11-inci-tur-gorusmelerinde-saglik-ba (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Sayın Başkan, Parlamentomuzun çok değerli üyeleri; Sağlık Bakanlığımızın 2005 yılı bütçesiyle ilgili olarak AK Parti Grubu adına huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, 224 sayılı Sosyalizasyon Yasası 1961 yılında çıktığından beri, ülkemizde, sağlık alanında, maalesef önemli bir değişim görülmedi. Tabiî, bu yasa, o günün şartlarında önemli işlevler gördü. Türkiye'de, özellikle koruyucu hekimliğin geliştirilmesi, toplum sağlığının korunması açısından çok önemli bir fonksiyon görmesine rağmen, aradan geçen yıllar içerisinde, maalesef Türk sağlık sistemi, Sağlık Bakanlığı çağa ayak uyduramadı ve hepinizin bildiği gibi, meseleler yıllar içerisinde birikerek geldi ve sistem tıkandı.

Her gelen iktidar, değişim yerine, sistemi yenilemek yerine, meseleleri görmezden gelerek yahut da palyatif çözümler üreterek, Türkiye'de sağlık sisteminin rasyonelleşmesini, değişmesini, çağa ayak uyduracak yeni bir model oluşturmasını, maalesef başaramadı, ta ki AK Parti İktidarına kadar.

Değerli arkadaşlar, bakınız, ben, size, bu bahsettiğim sağlık sisteminin problemlerini birkaç başlık altında özetlemek istiyorum. Sağlıkta, yıllar içerisinde, çokbaşlılık ve merkeziyetçi bir yapı mevcuttu. Yine, yıllar içerisinde -her ne kadar 1961'den sonra koruyucu hizmetler gelişmişse de- koruyucu hekimlik geri plana itilmiş, maalesef ikinci basamak dediğimiz tedavi hizmetleri öne çıkarılmıştır. Bu dönemde, işin sosyal güvenlik boyutu eksik bırakılmıştır. Biliyorsunuz, milyonlarca insanımız, yıllar içerisinde, sosyal güvenlikten mahrum bir haldeydi.

Yine, o sistemin bir problemi, bir yanlışı, kamu sektöründe, hem hizmeti veren hem de hizmeti finanse edenin aynı kurum altında olmasıydı; yani, bir SSK örneğini ele alırsak, hem hizmeti veriyorsunuz hem de hizmeti finanse ediyorsunuz.

Yine, sistemin bir başka problemi, Türkiye'de, maalesef, bir kere, verilerin işlenmesi, bilginin işlenmesi noktasında çok geri kalındı. Sağlık verileri, maalesef, çağa uygun hale getirilemedi, doğru dürüst bir sağlık envanteri çıkarılamadı.

Yine, Türkiye'nin yıllar içerisinde önemli bir problemiydi; sağlıkta bölgesel dengesizlikler, özellikle geri kalmış yahut da az gelişmiş bölgelerde ciddî hekim ve yardımcı sağlık personeli sıkıntısı.

Bir diğer önemli problem, sağlık çalışanlarının -hekim dahil olmak üzere- eğitim problemi. Bu da, yıllar içerisinde ihmal edilen bir problemdir.

Yine, önemli bir problem, Türkiye'de, her sektörde olduğu gibi, sağlıkta, kaynakların yetersizliği ve bu sistemin böyle işlemesinden neşet eden önemli bir problem, suiistimaller. Hepinizin bildiği gibi, bıçak parası, muayenehanelere yönlendirme, hastaların rehin kalması vesaire. Tabiî, burada, bütün hekimleri suçlamak mümkün değil; bu da, bu sistemin doğurduğu bir arızadır.

Yine, bir diğer önemli problem, hastaların sahipsizliği, hastaların memnuniyetsizliği ve bunu test edecek bir sistemin olmaması.

Ayrıca, hiç dile getirilmeyen önemli bir problem, sağlık teknolojilerinde, maalesef, Türkiye'nin yıllar içerisinde geri kalması, dışarıya bağımlı hale getirilmesi.

Değerli arkadaşlarım -vaktim sınırlı- bunun gibi onlarca ciddî sağlık problemi, Türkiye'yi yıllar içerisinde pençesine almış durumda ve AK Parti İktidarı, yeniden, akılla, yürekle, yeni bir proje ortaya koyuyor. Değişen dünya şartları içerisinde, 21 inci Yüzyılın geldiği noktada, yönetişim bilimlerinin, sağlık bilimlerinin geldiği noktada, ekonomi biliminin geldiği noktada yeni bir model ortaya koyuyor. Bu modelin adı "Sağlıkta Dönüşüm Projesi."

Her şeyden önce, bu proje, dört ayak üzerine oturuyor değerli arkadaşlar. Birinci ayağı, sağlıkta yeni bir sistem, yeni bir model öngörüyor. Değerli arkadaşlarım, bu Sağlıkta Dönüşüm Projesinin ikinci ayağı, işin bilgi boyutu. Üçüncü önemli bir ayağı, finansman ve ekonomi boyutu. Dördüncü ayağı da, bu sistemin, sağlığın etik boyutu, ahlakî boyutu.

Değerli arkadaşlarım, vaktim çok sınırlı. Bakınız, Sağlıkla Dönüşüm Projesi dediğimizde, sistem, yeni bir model... 21 inci Yüzyıla girerken, Türkiye'nin, artık, böyle devletçi bir modelle yürümesi mümkün değildi.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Özelleştirecek...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Hayır, özelleştirme değil. Bakınız, bu yanlış bir mantık. Ben, sistemin özetini size söyleyeyim, siz de ne olduğunu anlamaya çalışın.

Bakınız, bir kere, birinci basamak sağlık hizmetlerine önem veriliyor. Aile hekimliği bunun temelidir.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sosyalizasyon bu demek...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Sosyalizasyon da bunu gerektiriyor ve sevk zinciri kuruluyor.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Sosyalizasyonda bu var zaten.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Bakınız, sağlıkocakları öne çıkarılıyor, koruyucu sağlık öne çıkarılıyor ve bunu yapmazsanız, hastanelerdeki kuyrukları önleyemezsiniz değerli arkadaşlarım; SSK hastanelerindeki bu çağdışı, 50 metre, 100 metre olan kuyrukları önlemeniz mümkün değil.

Herkes şapkasını önüne alıp düşünmek zorunda. Çağdaş bir sistem kuracaksak, önce birinci basamağı öne çıkaracağız.

İkincisi, bu sistemin, yani yeni modelin önerdiği ikinci husus, kurumların birleşmesidir; Sağlık Bakanlığı bünyesinde, bu hastanelerin birleşmesidir.

Sağlık Bakanlığı, bunu alıp da ne yapacak.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Satacak...

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Dile getirildiği gibi, istismar konusu yapıldığı gibi, özelleştirmeyecek; hayır, kesinlikle yanlış.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Devlet hastanesine bakamıyor, ona nasıl bakacak?!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Biz, bunların birer işletme olduğunu, yerinden yönetilmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu kurumlar, birer işletmedir; bunların yerinden yönetilmesi gerektiğini söylüyoruz.

Bir diğer önemli boyut, bakınız, sosyal güvenliktir. Sosyal güvenlikte tek çatı altında toplanmayı öngörüyoruz ve genel sağlık sigortası, bu sistemin olmazsa olmazıdır.

Bir diğer boyutu, değerli arkadaşlarım... Bakınız, değerli arkadaşlar, sağlıkta bu sistem yürümez.

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Peki, nasıl yürüyecek?!

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Söylüyorum; dinlerseniz, öğreneceksiniz.

Değerli arkadaşlar...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Zaten mevcut düzeni anlatıyorsunuz.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Dinleyin bir, dinleyin... Vaktim sınırlı; hele bir dinleyin. Sizinle daha sonra da bir görüşelim, ben size modelimi anlatırım.

Değerli arkadaşlar, herhangi bir ilçede, bir ilde, gidiyorsunuz, doktorlar caddesi... Öyle mi... Yüzlerce doktor, muayenehaneler, kırmızı kırmızı levhalar... Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde, böyle bir modeli, böyle bir sistemi göremezsiniz. İşte, bunu değiştiriyoruz. Bu sistem sayesinde, bu modellerle, ayaklar yerine oturduğu zaman ve performans kriterleriyle beraber, muayenehaneler tek tek kapanıyor.

Bu sistemin bir ayağı da, özel hastaneler ve tıp merkezleridir. İşte, Sayın Bakanlık, ilgili bakanlıklar, protokol yaptılar, devlet memurlarının ve emeklilerin ailelerinin özel sistemden de faydalanmasının yolunu açtılar. Bu şekilde ne olacak biliyor musunuz; değerli arkadaşlar, kurumsal denetlemeyi getireceksiniz.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Vekilim, özel hastanen var mı senin?

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Benim yok.

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Ben, var diye duydum.

MEHMET ÇERÇİ (Devamla)Bakınız, değerli arkadaşlar... Ben size sonra anlatırım.

Şimdi, Türkiye'de vatandaşların, Türk insanının bu şekilde yaptığı yüzlerce yatırımı yok sayamazsınız. Devletin kurumları bir taraftan, özel sektör bir taraftan, rekabet gelecek, kalite gelecek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 26 Aralık 2004

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook