Bursa ili çiftçisinin ve meyve üreticilerinin sorunları hk
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 72. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Nisan 2004 · 664 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Emin Tutan (AK Parti), 13 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA İLİ ÇİFTÇİSİNİN VE MEYVE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 664 kelime.
Mehmet Emin Tutan (AK Parti, Bursa). “Bursa ili çiftçisinin ve meyve üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-emin-tutan-22-2004-04-13-bursa-ili-ciftcisinin-ve-meyve-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bursa çiftçisinin ve meyve üreticisinin sorunlarıyla ilgili olarak şahsım adına gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum; ayrıca, bu yoğun gündemde bana bu konuşma fırsatını veren Sayın Meclis Başkanıma da teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, dünyada hızla artan nüfusun yüzyılın sonunda 12 milyar olacağı tahmin edilirken, insan nüfusunu en çok tehdit edecek olan tehlikenin gıda yetersizliği olacağı bilinmektedir. Tarım sektöründe üretimin büyük bir oranda doğa koşullarına bağlı oluşu, tarım ürünlerinin arz-talep esnekliğinin diğer sektör ürünlerine kıyasla düşük seyretmesi, aynı zamanda, diğer sektörlere göre gelirinin daha az seviyelerde meydana gelmesi önemli bir faktördür.
Tarım sektörümüz, toplam istihdam içerisinde yüzde 40 paya sahiptir ve sosyal açıdan özel önem verilmesi gereken sektörler arasındadır. Tarım sektöründe dünya üretici ülkeler sınıflaması içerisinde yer alabilmek ihracattaki artışa bağlıdır.
Dünya meyve üretimi, yaklaşık 460 000 000 ton civarında olup, ilk 10 ülke, toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştirmektedir. Ülkemiz, söz konusu üretimin yüzde 2,3'ünü karşılamakta olup, 9 uncu sırada bulunmaktadır.
Sektör, ülke nüfusumuzun zorunlu gıda maddeleri ihtiyacını karşılaması, sanayi sektörüne hammadde sağlaması, talep yaratması, ulusal gelir ve ihracata katkılarıyla büyük öneme sahiptir. Ancak, ülkemiz, rakamsal olarak önemli bir üretici ülke görünümünde olmakla birlikte, ihracatın üretime oranı, maalesef, yüzde 3,5 civarındadır ve bu oran oldukça düşüktür. İhracata konu olan meyve çeşitlerinin, uluslararası piyasalarda talep edilen çeşitlere uygun olmayışı, üretimden tüketime miktar ve kalite kayıplarının yüksekliği, bu üretimin özelliklerindendir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; döviz kurlarında yaşanan durgunluk, çiftçilerimizi ürünlerini satamaz hale getirmiştir. Özellikle, Bursalı çiftçilerimiz armut ve ayvayı, halen, soğukhava depolarında bekletmektedirler. Fiyatlar böyle giderse, ürünlerin büyük bir bölümü de çürümeye terk edilecektir. Aynen, diğer birçok üründe olduğu gibi, meyve üretiminde de ihracatçıya bir teşvik verilmesini bekliyoruz. Eğer, bu teşvik ihracatçımıza verilirse, malı alan ihracatçı, üreticilerimizin öncelikle paralarını ödeyebilecektir. Bu teşvikin devlete hiçbir yük getirmeyeceğini düşünüyoruz. Eğer ihracatın önü açılırsa, depolarda bekleyen trilyonlarca liralık servetin heba olması da önlenecektir.
Bu kadar sorun yaşarken çiftçilerimiz, geçtiğimiz günlerde, özellikle bu kış yaşanan yoğun kar yağışı ve 4-5 Nisan günlerinde meydana gelen bir Sibirya donu yaşadık biliyorsunuz. Benim bu konuşmayı yapacağımı öğrenen birçok milletvekili arkadaşım da bana geldiler; Gaziantepli arkadaşlarım antepfıstığında dondan bahsettiler; Karadenizli arkadaşlarım fındıkta aynı durumun olduğunu söylüyorlar; Ege Bölgesindeki arkadaşlarımız üzümde bu sıkıntıyı yaşadıklarını söylüyorlar. Özellikle, Marmara Bölgesinde bu çok büyük bir sorundur. Şeftali ağaçlarımızda, ayvada, armutta, hatta, zeytinde çok büyük oranda ürün kaybı söz konusu olmuştur.
Gayet tabiî ki çiftçilerimiz, hükümetimizden, bu konuda, öncelikle tarım müdürlüklerimiz vasıtasıyla hasar tespitinin yapılmasını bekliyorlar. Şu anda bu hasar tespitleri yapılıyor.
Elbette ki, birçok çiftçimizin, ziraat odamızın bizden öncelikle istediği, bölgelerinin afet bölgesi ilan edilmesidir; fakat, bunun zorluklarını da gayet tabiî ki biliyoruz. Ancak, hükümetimizden, özellikle Hazinemizden talebimiz, don dolayısıyla çok ağır hasar gören çiftçilerimizin, bu bölgelerimizin, doğrudan gelir desteklerinin ikinci taksitlerinin bir an önce ödenmesidir; yine aynı şekilde, mazot desteğinin bu bölgelere bir an önce ödenmesidir.
Tabiî, bu afet bize bir şeyi daha öğretti; galiba, erken uyarı sistemimizde bazı sorunlar var. Çiftçilerimizin bu işten en az zarar görebilmesi için erken uyarı sisteminin mutlaka tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor.
Diğer önemli bir konu da, tarım ürünlerinin sigortasıdır. Bu konuda Tarım Bakanlığımızın gerçekten iyi bir çalışma yaptığını biliyorum. Zannediyorum Hazine Müsteşarlığında bu çalışma. Umuyorum ki, bu afet, bize bir ders olur ve bir an önce, ürünlerdeki tarım sigortasının...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Tutan.
MEHMET EMİN TUTAN (Devamla)Bu tarım sigortasının bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz.
Ancak, burada, tarım sigortası yapılırken, aynen Avrupa ülkelerinde olduğu gibi -sadece doluyla kısıtlanmamalı- tarım sigortası, rüzgârı da, soğuğu da, donu da, doluyu da -bütün bu afetleri- içine almalı diye düşünüyorum.
Yine, bu vesileyle, bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Özellikle, son aylarda ülkemize, maalesef, komşumuz İran'dan çok miktarda meyve, sebze girmeye başlamıştır. Bursa'ya kadar, Çanakkale'ye kadar bu ürünlerin geldiğini duyuyoruz, görüyoruz. Özellikle, karpuz, patlıcan ve salatalık gibi sebze ve meyvelerin, maalesef, komşu İran'dan kaçak olarak ülkemize girdiğini ve çiftçilerimizin bundan da çok mağdur olduğunu hatırlatıyorum. Ben, hükümetimizin bu konuda gerekli hassasiyeti taşıdığını biliyorum ve inşallah en kısa zamanda bu önlemlerin alınacağı ümit ve temennisiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Nisan 2004