İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 115. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Mehmet Eraslan

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Haziran 2005 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Eraslan, 22 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 521 kelime.

Mehmet Eraslan (Hatay). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2005-06-22-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERASLAN (Hatay)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım sektörünün, çiftçimizin sorunlarını izah etmek üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'de, tarım sektörü, istihdamın yüzde 34'ünü oluşturan en büyük sektörümüzdür; buna karşılık, tarımın gayri safî millî hâsıladan aldığı pay her geçen gün azalmaktadır; 1998 yılında yüzde 16'ya, 2002'de yüzde 14'e gerilemiş ve 2004 yılı itibariyle, tarımın gayri safî millî hâsıladan aldığı pay yüzde 10'lara kadar düşmüş ve bundan sonra da düşeceği görülmektedir.

Tarım sektörümüz, her geçen gün kan kaybetmekte ve maalesef, can çekişmektedir. Enflasyonun çok üzerinde artan girdi maliyetleri, mazot, gübre, tohumluk, ziraî ilaçlar vesaire sürekli zamlanırken, çiftçi, ürününü, zarar ederek, çok düşük fiyatlarla satmak durumunda kalmıştır. Çiftçi, büyük bir oy deposu olarak görülmüş, seçimden önce ona bol vaatlerde bulunulmuş ve ne yazık ki, seçimden sonra unutularak, bir kenara itilmiştir.

Geçen yıl bu zamanlarda 1 litre mazot 1 450 000 lira iken, bugün 1 litre mazot 2 000 0000 lira dolaylarına ulaşmıştır. Çiftçiye verilen litre başı 300 000 liralık destek, devede kulak kalmıştır. Gübre fiyatları, yine, geçen yıl 350 000 lira iken, yüzde 50-yüzde 60 civarında bir zamla 550 000-560 000 lira dolaylarına ulaşmıştır. Çiftçi, 404 000 liraya mal ettiği buğdayı, büyük bir zararla, serbest piyasada, maalesef 210 000-220 000 liraya satmak zorunda kalmıştır. Toprak Mahsulleri Ofisinin depolarının ve silolarının üzerinde şöyle bir slogan yazardı: "Ofis çiftçinin kara gün dostudur." Gerçekten, Toprak Mahsulleri Ofisi, üreticinin maliyetini de dikkate alarak gerçekçi bir alım fiyatı tespit ederdi; ödemeyi peşin yaptığından, serbest piyasa, Ofisin fiyatını takip etmek mecburiyetinde kalırdı. Böylece, üretici, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmazdı; fakat, bugün, bu durum hiç de öyle değil. Toprak Mahsulleri Ofisi, yanlış alım politikalarıyla, çiftçiyi maalesef mağdur etmiştir; şöyle ki: Bir defa, 30 tonluk limitle alım yapması son derece yanlış bir uygulamadır. 10 tonluk peşin ödemesi, piyasayı düzenleme amacına tamamen terstir. 30 ton limitin üzerinde teslimat yapan çiftçiler, paralarını ne zaman alacaklarını bilmedikleri için, serbest piyasada, maalesef, tüccarın ocağına düşmüştür, kucağına düşmüştür. Adana-Ceyhan İlçesinde çiftçi bu durumu protesto etmiş ve ne yazık ki, ürettiği buğdayı nehre dökmüştü. Biz, geçen hafta perşembe günü, Doğru Yol Partisi Genel Başkanımız Sayın Mehmet Ağar ve milletvekillerimizle beraber Adana'daydık, Ceyhan'daydık; orada siz de olsaydınız ve o feryatları keşke dinliyor olsaydınız.

Tekstil sektörünün hammaddesi pamukta da dışa bağımlı hale geldik; tekstil sektörünün ihtiyacı olan hammaddenin önemli bir bölümünü ithal eder olduk. Her yıl, yaklaşık 1 milyar dolarlık pamuk ithal edilmektedir. Yunanistan, Avrupa Birliğinden aldığı destekle pamuk ekim sahalarını her geçen gün artırırken, ürettiği pamuğun ortalama yüzde 7'sini, yüzde 8'ini bizlere satar ve ihraç eder oldu. Pamuk ithalatı, çiftçimizi, pamuk üreticimizi olumsuz yönde etkilerken, pamuk üreticisi, pamuğunu maliyetinin altında, zararına satmak zorunda kalmıştır. Geçen yıl 800-850 bin lira dolaylarında olan pamuk fiyatları, bu yıl, maalesef, 600 000 liraya, hatta 550 000 liraya alıcı bulamamaktadır.

Avrupa Birliği sürecinde tarım sektörünün yüzde 20'lere indirileceği sözü verilmiştir. IMF'yle yapılan ikinci stand-by anlaşmasında, çiftçilere sübvansiyonun ve desteklerin kısılacağı sözü verilmiştir. Oysaki, Avrupa Birliği, her geçen gün kendi çiftçisine vermiş olduğu destekleri artırmakta ve yılda 50 milyar euro gibi büyük bir rakam çiftçiye destek olarak giderken, Türkiye'de, sadece ve sadece 2,5 milyar dolar gibi cüzi bir rakam, maalesef, verilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 22 Haziran 2005

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook