Çalışma saatleri ve konuları hk.
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 889 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-01-24-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aydın Gürkan Bakanımıza da Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine başsağlığı diliyorum; milletimizin de başı sağ olsun. Değerli bir devlet adamını, değerli bir devlet büyüğümüzü, bu milletin yetiştirmiş olduğu mümtaz insanlardan birini de kaybettik; onun hüznü ve onun kederi içerisinde olduğumuzu, milletimizle, öncelikle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Danışma Kurulu Önerisinin aleyhinde söz aldım; şunun için aleyhinde söz aldım: Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemi, özellikle her salı günü ve her çarşamba günü değiştirilmektedir. Yine, bugünkü Danışma Kurulu önerisinde, bakıyoruz, "çarşamba günkü birleşimde sözlü sorular ve diğer denetim konularının görüşülmemesi" deniliyor. Ayrıca, salı günü -yani, bugün- yine denetim konularının ve sözlü soruların görüşülmemesi var.
Şimdi, her hafta bu Danışma Kurulu önerileriyle ve grup önerileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi değiştirilirken kaldırılan ne; sözlü sorular ve denetim konularının görüşülmesi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 98 ve 99 uncu maddesi şöyle; 98 inci madde: "Sözlü sorular, önergenin Başbakanlığa veya ait olduğu bakanlığa sevk tarihinden itibaren beş gün sonra -beş günde- gündeme alınır." Beş gün içerisinde, miletvekillerinin sorduğu sorular... "Sözlü soruların cevaplandırılabilmesi için, Anayasa, kanun ve İçtüzük gereği zorunluklar hariç olmak üzere, haftanın en az iki gününde -bu günler, özellikle salı ve çarşamba günleri- birleşimin başında ve birer saatten az olmamak şartıyla, Danışma Kurulunun önerisi ve Genel Kurulun onayı ile belli bir süre ayrılır." En az bir saat ayrılır.
Şimdi, bu çalışma usul ve esası her hafta değiştirilmektedir, Meclisin gündemi her hafta değiştirilmektedir. Diğer taraftan, yazılı soru önergesi de var. Yazılı soru önergeleri onbeş gün içerisinde cevaplandırılması gerekirken; ama, bizim sayın bakanlara vermiş olduğumuz yazılı soru önergeleri onbeş günde değil, birbuçuk ayda, iki ayda... Bazıları da hiç cevaplandırılamamakta, cevaplandırılmamakta ve cevaplandırılan yazılı soru önergeleri de topu taca atar nitelikte cevaplar içermektedir.
Değerli arkadaşlar, bu sözlü sorular, yani salı ve çarşamba günü Meclis İçtüzüğüne göre yapmamız gereken bu faaliyetler ne için; yani, milletvekilleri neyi soruyor; bu Yüce Parlamentonun azaları neyi soruyor; KOBİ'lerin durumunu soruyor; esnaf ve sanatkarların durumunu soruyor, bunlara ilişkin çözüm önerilerinin ne olduğunu soruyor; tarım sektörünün içinden çıkamadığı hali, yokluk ve yoksulluğu, sefaleti, fakru zarureti soruyor; gençliğin işsizlik sorununu, gençliğin istihdam sorununu ve işsizliğin ve istihdamsızlığın getirmiş olduğu negatifleri ve getirmiş olduğu sosyal yozlaşmayı soruyor. Diğer taraftan, ihracatı soruyor; yani ihracat, evet, artarken; ama, ihtilatın onun yüzde 40'ı oranında neden arttığını soruyor; millî gelir dağılımındaki adaletsizliği soruyor, millî gelirde en alt gelir grubu ile en üst gelir grubu arasındaki makasın, farkın her geçen gün arttığını, bu ülkede sermayesi olanın, bu ülkede zengin olanın daha zengin, sermayesi olanın daha güçlüye gittiğini; ama, geniş halk kitlesinin ve elinde sermayesi olmayan insanların ise her geçen gün yokluk ve yoksullukla neden boğuştuğunu soruyor. Yani, Türkiye'yi soruyor milletvekilleri bu sözlü sorularla ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapması gereken, bu denetim konularıyla sorduğu şeyler Türkiye'dir, Türkiye'de yaşayan 73 000 000 ülke insanının sorunlarıdır. Bakıyoruz, bunların cevaplandırılması gerekirken, sayın bakanlarımız, sadece geçen hafta, bayram dolayısıyla, bayram ertesi hafta olduğu için, sayın bakanlarımız -teşekkür ediyorum- çıktılar, bu soruları, milletvekillerinin bu sorularını cevaplandırdılar; ama, ondan sonra tekrar eski usule dönerek, her hafta bu denetim konularının, sözlü soruların cevaplandırılmasına ilişkin çalışmaların ertelendiğini, her hafta Danışma Kurulu önerisiyle Meclis çalışmasının, Meclis gündeminin sürekli değiştirildiğini görüyoruz ve buna şahit oluyoruz.
Toplantı yetersayıları bulunmamaktadır. Sık sık, belki, biz, karar yetersayısı, toplantı yetersayısı istemiyoruz; ama, şu an bile, Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplantı yetersayısı yoktur. Burada 50 tane milletvekili yoktur ve 550 milletvekili olan bu Parlamentonun -sadece, şu an, burada, biraz sonra kanun görüşeceğiz, kanunlar görüşülecek- 550 tane milletvekili olan bu Yüce Parlamentonun 50 tane milletvekili burada olmamalıydı, en az…
Meclis İçtüzüğüyle ilgili değişiklikler yapılacak. Sayın Meclis Başkanımız, televizyonlarda, bu konuda bizlere bilgi verdiler; ama, ben, en az, salt çoğunluğun olmaması halinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde hiçbir kanunun görüşülmemesi gerektiğini ve yeni düzenlenecek olan Meclis İçtüzüğünün buna göre yapılmasını, buradan talep ediyorum, buradan arzu ediyorum.
Millet adına, Yüce Türk Milleti adına yasama faaliyeti yapıyoruz; ama, maalesef, 40 kişiyle, 50 kişiyle, 60 kişiyle, 60 sayın değerli milletvekiliyle yasama faaliyeti yapılmaz, en azından bir salt çoğunluk sağlanması gerekiyor; çünkü, bu Parlamentonun 550 tane çok değerli, çok kıymetli milletvekili vardır.
Diğer yandan, bütün bunlar bizlere şunu gösteriyor: Milletvekillerinin 22 nci Dönem Parlamentosuyla psikolojik bağının kalmadığını gösteriyor. Psikolojik bağı kalmayınca, fizikî bağının da koptuğunu; milletvekillerinin, artık eskisi gibi arzu edilen o performansı göstermediklerini ve Genel Kurul çalışmalarına, yasama faaliyeti çalışmalarına katılmadıklarının; neticesinde, fizikî bağını, psikolojik bağını kopardıklarını ve bu işten sanki yorulduklarını, bıktıklarını, devamsızlıklarıyla göstermektedirler. Eğer, milletvekilleri, bu Yüce Parlamentoya gelmiyorsa, millet adına yapılan kanunlarda katkı sağlamıyorsa; eğer, toplantı yetersayısı dahi bulunamıyorsa; eğer, 22 nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi yorulduysa, o zaman, hep beraber seçim kararı alalım, hep beraber bir nihaî karar alalım ve milletin huzuruna gidelim, milletimiz de yeni baştan Parlamentoyu tazelesin, Parlamentoya yeni simalar, yeni isimler göndersin, Meclis çalışmalarına katılacak, yasama faaliyetine katılacak, milletin sorunlarını burada gelip anlatacak ve milletin sorunlarına, bu toplumun sorunlarına çare bulacak ve çare üretecek, büyük bir azimle, büyük bir şevkle, büyük bir kararlılıkla, büyük bir inanç ve büyük bir iradeyle kendini buraya feda edecek vekillerini, mebuslarını buraya göndersin. Şu an bile, az önce de ifade ettiğim gibi, 50 milletvekilimizi geçmeyen bir sayıyla karşı karşıyayız.
Değerli arkadaşlar, o yüzden, Danışma Kurulu önerisinin aleyhindeyiz. Ben, buradan, Sayın Meclis Başkanvekilimizden, kanun görüşmelerine başlarken toplantı yetersayısı aramasını istirham ediyorum, bu kanunları bu suretle ele almamız gerektiğini düşünüyorum ve bu yasama çalışmalarımızın, bu kanun çalışmalarımızın Yüce Milletimize, Türkiyemize, ülkemize hayırlar getirmesini temenni ederken, hepinizi en kalbî duygularla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 24 Ocak 2006