Türkiye cumhuriyeti ile suriye arap cumhuriyeti arasında serbest ticaret alanı tesis eden ortaklık anlaşmasının onaylanması hakkında (.s.s1095)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 69. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Mart 2006 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 1 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ ARASINDA SERBEST TİCARET ALANI TESİS EDEN ORTAKLIK ANLAŞMASININ ONAYLANMASI HAKKINDA (.S.S1095)); konuşma 614 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Türkiye cumhuriyeti ile suriye arap cumhuriyeti arasında serbest ticaret alanı tesis eden ortaklık anlaşmasının onaylanması hakkında (.s.s1095)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-03-01-turkiye-cumhuriyeti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-arasinda-serbest-ticar (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi, öncelikle saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten, 1095 sıra sayılı kanun tasarısı, çok önemli bir kanun tasarısı ve ayrıca, bütün siyasî parti gruplarına teşekkür ediyorum ben; Hatay İlimizi ilgilendiren, ama, aynı zamanda bütün bölgeyi ilgilendiren ve bölgede sınır ticaret merkezinin kurulmasını öngören ve bölge halkına ekonomik katkı da belki sağlayacak olan, bölgeye bir canlılık getirecek olan ve komşu ülke Suriye'yle ticaretimizi artıracak bir boyutta olan bir düzenleme, bir çalışma.
Biz, hem bölge olarak hem Hatay İli olarak, Suriye ile Türkiye arasındaki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasındaki bu çalışmanın zaten beklentisi içerisindeydik ve sınır ticaret merkezlerinin kurulması gerektiğini her ortamda, her yerde ifade ediyor idik ve bugün, bu noktada önemli bir adım atılmış oldu. Ayrıca, bu katkıda bulunan hem İktidar Partisine hem Cumhuriyet Halk Partisine, Anavatan Partisine ve Doğru Yol Partisi olarak bizler de bu noktada desteğimizi vereceğimizi beyan ediyoruz ve hepinize teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, fakat, bir de, Hatay ile -işte, Hatay sınır ilimiz, Suriye'ye sınır- Suriye sınırı noktasında mayınlı arazilerimiz var ve bu mayınlı araziler temizlenecek ve organik tarıma açılacak idi ve daha sonra, bölge halkına, arazisi olmayan, dargelirli kişilere, bölge halkına dağıtılacak idi.
MUHARREM İNCE (Yalova)Parti üyelerine!..
MEHMET ERASLAN (Devamla)Bakın, Hatay'da, Millî Emlake ait olan 10'ar dönümler bölge halkına verilmişti. O 10'ar dönümler, yirmi yıl, yirmibeş yıl, bölge halkı tarafından kirayla işletilen 10'ar dönümler, araziler idi; fakat, daha sonra, bunlar, o insanların, bölge halkının ellerinden tekrar alındı ve başkalarına devredildi. Bölge halkı, Hataylılar, işte, mayınlı araziler temizlenecek ve bu araziler, yine bölge halkına, bizlere dağıtılacak ve biz de organik tarım çalışmalarını burada yapacağız beklentisi içerisinde iken, maalesef, bu, bu şekilde oluşmadı, bu şekilde olmadı. Denildi ki: "Biz, burada organik tarım yapmayacağız ve organik tarımı yabancılara yaptıracağız, yabancı firmalara yaptıracağız ve bölge halkına burayı dağıtmayacağız, bölge halkına bu noktada bir katkı sağlamayacağız."
Şimdi, allahaşkına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, eğer, bu bölgeye mayın döşediyse, bu mayınları temizleme kudretine de sahiptir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Tabiî…
MEHMET KARTAL (Van)Altmış sene önceki…
MEHMET ERASLAN (Devamla)Ben inanmıyorum buna. Yani, ne Türk Silahlı Kuvvetleri bu mayınlı arazileri temizleme noktasında bir acziyet içerisindedir ne de Maliye Bakanlığı ne de Millî Emlak Genel Müdürlüğü ne de Türkiye Cumhuriyetinin kendisi, buradaki mayınları temizleme noktasında acz içerisinde değildir. Yani, buna inanamayız. Yani, millet de inanamaz, halk da inanamaz. Ne yapıyoruz; biz bunu temizleyemiyoruz, devlet olarak yapamıyoruz, Maliye Bakanlığı olarak yapamıyoruz, Millî Emlak olarak yapamıyoruz, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yapamıyoruz; o zaman, bunu yap-işlet-devret modeliyle temizlettirelim, 49 yıllığına yabancılara verelim, o yabancılar, gitsinler, bölgenin en hassas olan sınırlarında, en hassas olan yerlerinde faaliyette bulunsunlar!.. Niye?! Bu faaliyeti biz yapalım. Organik tarım yapılacaksa, tarımcılık yapılacaksa, bölge halkına katkı sağlanacaksa, eğer bölge ekonomisine bir işlevsellik kazandırılacaksa, biz yapalım bunu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
MEHMET ERASLAN (Devamla)Bunu anlamak mümkün değil. Ayrıca, bir güvenlik sorunu da çıkacaktır orada. Bakın, Irak meselesi, Suriye melesi, Ortadoğu meselesi; yani, çok sıcak bir iklim var şu an orada, çok sıcak bir hava var; dolayısıyla, güvenliğimizi de düşünmek durumundayız biz. Bölgede çok ciddî bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldığımız, ülke olarak karşı karşıya kaldığımız böyle bir anda, bu uygulamanın yanlış olduğunu ve yüce milletin de bunu takdir etmeyeceğini, bunun hesabını soracağını… Ha, bu siyasetüstü bir şey, partilerüstü bir şey; bu, particilik falan değil, siyaset falan değil; bu tamamen güvenlikle ilgili bir şey, bu tamamen bölge halkının haklarının korunmasıyla ilgili bir şey, Türkiye'nin karizmasının, Türkiye'nin onurunun çizilmesiyle ilgili bir şey. Biz yapamıyoruz bunu, biz yiyemiyoruz; alın bunu siz yiyin. Kim yiyecek bunu; yabancılar yiyecek.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Yapamıyoruz, satalım!
MEHMET ERASLAN (Devamla)Kim alacak bunu; Sayın Bakana soruyorum buradan. Bunu kim alacak? Hangi yabancı firmalara vereceksiniz? Hangi yabancı ülkelere vereceksiniz?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 1 Mart 2006