Ege bölgesinde pamuk üreticiliği ve pamuk üreticilerinin sorunları hk.
Diyarbakır Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ekim 2005 · 767 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 27 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EGE BÖLGESİNDE PAMUK ÜRETİCİLİĞİ VE PAMUK ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 767 kelime.
Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Ege bölgesinde pamuk üreticiliği ve pamuk üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-22-2005-10-27-ege-bolgesinde-pamuk-ureticiligi-ve-pamuk-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Erzurum Milletvekilimiz Sayın Nuri Akbulut'un gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sanayi devrimiyle birlikte, dünyada enerji kaynaklarının kullanımı ve tüketiciye ulaştırılması, uluslararası toplumun en önemli gündem maddelerinden biri olmuştur. Hızla artan enerji ihtiyacı, klasik enerji kaynaklarının sınırlı olması, özellikle son yüzyılda yaşanan büyük ekonomik krizlerde dışa bağımlılık, ülkeleri alternatif enerji teknolojileri üretmeye, bulmaya yöneltmektedir.
Değerli arkadaşlar, elde etmek için büyük küçük birçok ülkenin mücadele ettiği, savaştığı enerji kaynağı petrol, bugünün şartlarında önemini hâlâ korumakta; ama, unutmayalım ki, dünyanın kendi ekseninde dönüşü kadar hızlı olan tüketim, var olan enerji kaynaklarını da kapsamaktadır.
Dünyada bilinen petrol kaynaklarının son bulduğu noktada, teknolojinin devamı için boşluk doldurulmak zorunda. Güneş enerjisi çalışmaları, bor kaynaklarının araştırılması, biyodizel, hepsi, alternatif enerji kaynakları arayışlarının sonucudur. Yeni kaynak arayışında dikkate alınan hususlar var. Bunların yeni olması yetmiyor, bunlarla birlikte, yeniliğin yanı sıra, ayrıca çevre dostu olması da artık önplanda tutulan kaygılardan bir tanesidir. Klasik hidrokarbon kaynaklı enerji materyallerinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi ve bu konulardaki uluslararası toplumda meydana gelen duyarlılık, çevre dostu enerji kaynaklarını bulmaya ve kullanmaya teşvik etmektedir.
Tüm bu tanımlamaların buluştuğu geliştirilen alternatif enerji kaynaklarından biri de, biyodizeldir. Değerli arkadaşlar, biyodizel, bitkisel ve hayvansal, yani her türlü organik yağdan üretilebilen petrol dizeline yakın, hatta birçok yönden daha üstün olan bir yakıttır. Bu ürünün üretiminde kullanılan yağların yeni veya atık olması önemli değildir. Hatta, atık yağların kullanımı, geri dönüşüm için avantajlı bile addedilebilir. Yenilenebilir ve doğaya daha uygun bir ürün olarak biyodizel, yüzde 80 daha az karbondioksit ve karbonmonoksit emisyonu oluşturur. Saf olarak kullanılabildiği gibi, motorin ve benzinle karıştırılarak da kullanılabilme imkânına sahiptir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde tüketilen petrolün yüzde 9'u yerli, yüzde 91'i de ithalat yoluyla sağlanmaktadır. 2004 yılında 7,8 milyar dolar paramız petrol ithalatına gitti. Öyle ki, uluslararası para piyasaları ve dünya siyaset dengeleri, ülkemizin denge çubuğunu da etkilemiş, varili 60 doların üzerine çıktığı bugünlerde ekonomimizin ağır bir faturayla karşı karşıya kalmasına yol açmıştır.
Petrolün bu konumuna karşın, biyodizelin erişim kolaylığı, dışa bağımlılığı azaltacak bir metot olarak dikkat çekmektedir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde kolza, soya, pamuk, aspir ve fıstık gibi yağlı tohum bitkilerinden biyodizel üretilebilir. Bu arz ettiğim bitkilerin tamamı, aynı zamanda biyodizelin hammaddesidir. Ülkemizde, ağırlıklı olarak pamuk ve ayçiçeği olmak üzere, 11 000 000 dekar alanda, bu yağlı bitkilerin ekimi ve tarımı yapılmaktadır.
Konunun önemine binaen, arz açığı olan bu ürünlerin üretimini artırmak için, AK Parti Hükümeti destekleme politikaları uygulamaktadır. Örneğin, ayçiçeğinde, 2004 yılında, dekara 135 000 TL, soyaya 168 000 TL ve pamuğa da -biraz önce başka bir vesileyle arz ettiğim gibi- sertifikalı tohum kullananlarda 228 000 TL destek vermekteyiz. Kuşkusuz ki, AK Parti Hükümeti, bu desteklerini artırarak devam ettirecektir.
Şimdi, izninizle, bu konuyla ilgili bir başka gerçeği de vurgulamak istiyorum. Ülkemiz için önemli bir proje olan GAP'ın tamamlanması halinde, 1,8 milyon hektar alanın sulu tarıma açılacağı malumunuzdur. Bölgede, pamuğun yanı sıra dönüşümlü olarak kanola ve soya ekimi yapılırsa, bir yılda 4 000 000 ton kanola tohumu, bundan 1,6 milyon ton yağ, bundan da 1,5 milyon ton biyodizel üretmek mümkün olacaktır.
Bu, ilk bakışta, bugünden baktığımızda hayal gibi görünmektedir; ama, unutmayalım ki, hayali olmayan şeyin hakikati olmaz.
Değerli arkadaşlar, bu çapta bir biyodizeli üretecek teknolojiye de sahibiz. Bu teknoloji ülkemizde var. Bunu hayata katacak kararlı davranışı sergilediğimiz takdirde, bunları gerçekleştirme imkânımız olur.
Buradan üretilecek biyodizelin, özellikle tarımsal girdi olarak pahalı olan mazotun yerine ikame edilmesi düşünülebilir. Tabiî, bu avantajın üreticimizi de ne kadar rahatlatacağının hesabını, eminim hepimiz -herkes- yapabiliriz. Ne var ki, ÖTV'den muaf tutulacak biyodizelin tarım sektöründe kullanılmasına yönelik, aynı zamanda üretimi ve pazarlamasıyla ilgili hukukî düzenlemelerin, ilgili bakanlıklarca yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzenlemenin ardından, uygulamada büyük bir aksama olmayacağını düşünüyoruz.
Değerli arkadaşlar, Türkiye, şu an bile, yıllık 414 000 ton kurulu biyodizel kapasitesine sahiptir. Bu kapasiteyle Avrupa'da üçüncü sırada yer almaktadır; yani, şu anda, biz zaten belirli düzeydeki bir altyapıya, bu alanda sahibiz.
Biyoyakıtlarla ilgili tüm detaylar, henüz kanunlarımızda, mevzuatımızda tam olarak yerini bulmamıştır; çünkü, bu konu çok yeni bir konudur. Sektörün yaşadığı bu alandaki kafa karışıklığı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmeyi bekleyen Enerjinin Verimliliği Yasa Tasarısıyla çözümlenebilecektir.
Sonuç itibariyle, konu hukukî bir standarda kavuşturulur ve işlerlik kazanır.
Değerli arkadaşlarım, AK Parti Hükümeti ve Bakanlığım, ülkemizin, direkt ya da dolaylı olarak, yaklaşık yüzde 50'sini ilgilendiren bir alanda hizmet üretmeye çalışmaktadır. Emin olun ki, yurt içinde ve yurt dışındaki tüm gelişmelere ilgi gösterecek durumda, tarımımıza, üreticimize, yani bu güzel ülkenin bütün insanlarına ne verebiliriz diye çaba içerisindeyiz.
Yeraltı kaynaklarından başka, yerüstü kaynaklarından olan ve ülkemizde bolca yetiştirebileceğimiz bu bitkilerden elde edeceğimiz yeni kaynaklara bir başka gözle bakarak yolumuza devam ediyoruz.
Değerli arkadaşlarım, ben, bu duygu ve düşüncelerle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 27 Ekim 2005