Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ekim 2005 · 952 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Salih Kapusuz (AK Parti), 27 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN (S.S.904)); konuşma 952 kelime.
Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin (s.s.904)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2005-10-27-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-s-s-904 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SALİH KAPUSUZ (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce Danışma Kurulu önerisi okundu. Bildiğiniz gibi, gelecek hafta çarşamba günü öğleden sonra tatil; dolayısıyla, salı günü de çalışmama kararı alarak, tatil kararı alarak, önümüzdeki hafta, kısmet olursa, bayram tatili için, Meclisimiz, rahat bir ortam bulmuş olacak. Şimdiden Ramazan Bayramlarınızı tebrik ediyorum.
Diğer konulara gelince, başta, anayasa değişikliği… Malumunuz, bu anayasa değişikliği, baştan sona, teknik bir düzenleme; siyasî yönü yok. Dünyanın, çağdaş dünyanın uygulamış olduğu bütçe uygulamaları... Genel ve katma bütçeyi merkezî yönetim bütçesi haline getiren bir teknik düzenleme. Bu düzenlemenin, daha çok şeffaflık, daha çok denetlenme imkânı, daha çok belirginlik yönü itibariyle de, doğru bir düzenleme olduğu konusunda ihtilaf yok. Ancak, zamanlama itibariyle, bir kanunla eşzamanlı olarak gelmiş olmasından dolayı, arkadaşlarımızın da, haklı olarak bir tenkitleri var; ona da bir şey demiyoruz ve o tenkitleri yerinde buluyoruz. Yaz tatilinden sonraki süreçte bunun daha önce gelmesi mümkünken, birazcık, kanunla beraber, gecikerek gelmiştir. Bu konuda düzenlemeler de yapılmakta. Bu hususla ilgili olarak da, zaten, birinci tur oylamalar yapıldı. Bu oylamalar sırasında, biz, bütçe oylamaları burada daha kolay oylansın istedik, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız ve diğer milletvekili arkadaşlarımız da bölümler halinde oylanmasını istediler. Biz, evet, bu da bir tercihtir, biraz, Meclis Genel Kurulu uzun zaman, bunu okumakla zaman kaybedecek; ama, değil mi ki milletvekili arkadaşlarımız, siyasî partiler bu anlamda bizden bir talepte bulunuyor, uzlaşmak, anlaşmak, hele hele Anayasa konusunda mutabakat sağlamak önemlidir noktasından hareketle, bunu da kabul ettik, bu konuda da ihtilafımız yok ve bu doğrultuda önerge verdik. Önergeyi ve yasayı çift oylamak suretiyle, Anayasanın birinci tur yeter çoğunluğu sağlanarak oylaması gerçekleşmiş oldu. 48 saat geçtikten sonra, önerimizde olduğu gibi, cuma günü gece 23.00'ten sonra, sadece oylama yapılmak suretiyle -görüşme yapılmıyor, biliyorsunuz- bir kez daha oylaması yapılacak ve anayasa değişikliği teknik olarak hayata geçmiş olacak.
Tabiî, bu arada, yukarıda görüşülen bir kanun var, yine bu Anayasanın değişikliğiyle alakalı, 5018 olarak bilinen Malî Kontrol Yasası. Bu yasada da arkadaşlarımızın birkaç tane talebi oldu. Teknik taleplerdi bunlar. Biz, Bakanımızla, ilgili arkadaşlarımızla bu konuyu da konuştuk, orada da mutabakat sağladık. Bu konuda da bir ihtilafa düşmedik ve çözüme kavuşturduk. Yukarıda da o maddeler geçti. Zannedersem şu anda komisyonumuz bu yasayı da nihaî hale getiriyor.
Peki, görüşmekte olduğumuz 904 sıra sayılı kamu alacaklarıyla ilgili konuda da, biraz önce Grup Başkanvekili arkadaşımız ifade ettiler, iki konuya itiraz ediyorlar. Konulardan bir tanesi şu: Malumunuz, işte bu Vergi Usul Kanunundaki sahte evrak düzenlemek suretiyle, sahte fatura, naylonfatura olarak bilinen düzenlemelerden gelen bir husus var. Bu konuda, Ceza Yasasında ve kaçakçılık hükümlerinde farklı bir konumda ifade edilen, yasa metninden kaynaklanan bir sonuç var orta yerde. Bu konularla ilgili olarak bir düzenleme vardı, yasadan çıkartın... Özellikle Bakanı ilgilendirdiğini ifade ettiğiniz için, Bakan Bey "eğer, benim şahsımla ilgiliyse, bu yasayı çıkarmanıza gerek yok, metinden çıkartalım" dedi. Sayın Bakanın bu konudaki talebini, biz de, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın itirazıyla buluşturduk, o 3 üncü maddeyi de metinden çıkarma kararı aldık.
O halde, ne kaldı geriye arkadaşlarımızın itiraz ettiği bu 904 sıra sayılı yasada; sadece, yurtdışına doktora için, mastır için YÖK tarafından imtihan edilmiş, yurtdışına gönderilmiş, sağlık sebebiyle, başarısızlık sebebiyle veyahut da YÖK'ün kararları gereği olarak oradaki görevlerini yaparken çağrılmış olan insanlar var. Bu insanlarla ilgili olarak, biz, bir düzenlemenin zarurî olduğuna inanıyoruz. Bu düzenlemeyi yaparken, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığıyla -Müsteşarımız başta olmak üzere- YÖK'le, Cumhuriyet Halk Partisinden ilgili arkadaşlarla hem komisyon safhasında, hem de bu safhalarda her türlü görüşmeyi yaparak, bir düzenleme yaptık.
Yaptığımız düzenleme açıkçası şudur; özellikle kamuoyunun bilmesi, Genel Kuruldaki arkadaşlarımızın bu konuyu dikkatle izlemeleri açısından ifade etmek istiyorum...
HALUK KOÇ (Samsun)Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğiyle değil; bir milletvekili arkadaşımız...
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Evet, komisyon üyesi arkadaşımızla. Komisyon üyesi bir milletvekili arkadaşımızdan bu düzenlemeye katkılarını istedik; çünkü, üniversite camiasından bir arkadaşımız.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Grup başkanı veya grup başkanvekili temsil eder.
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Sayın Başkanlar, rahat olun; ben "grup başkanvekilleri katıldı" demedim, "milletvekili arkadaşlarımız da, yukarıda, çalışmalara katkı verdiler" dedim.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Rahatız.
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Bundan dolayı siz kurumsal olarak buna razı olmazsınız, ben, saygı duyarım; ama, söyleyeceğim şey şudur: Değerli arkadaşlar, ister hastalık ister başarısızlık ister başka sebeplerle mastırını veyahut da doktorasını yarım bırakmış arkadaşlarımız Türkiye'ye gelmişler. Bunların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki genel hükümleri taşımak kaydıyla, dört yıllık üniversite bitirmiş, imtihanı kazanmış, YÖK tarafından da yurtdışına gönderilmiş bir Anadolu çocuğunu düşünün.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Anadolu çocuğu, evet!..
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Bunlar gitmişler. Bunları çağırmışsınız. Çağırdığınızda, evet, mecburî hizmet yükümlülüğü olduğu için, diyelim ki, iki yıl kalmışsa, 70 000 dolar bu insana borç çıkarılmışsa, cezasıyla beraber 140 000 dolar olarak istiyorsunuz.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Niye çağırıyorsunuz Anadolu çocuğunu?!
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Bu Anadolu çocuğu bunu ödeyecek durumda değil. Ne yapmak istiyoruz; toplumsal bir problem var burada. Bu toplumsal problemi…
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Parasal konuda bir itirazımız yok, halledelim onu.
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Sen Anadolu çocuğunu çağır…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)1 inci maddede çözülüyor 1 inci maddede…
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Efendim, müsaade eder misiniz, ben bir izah edeyim. Ben bir izah edeceğim arkadaşlar. Sizi dinledim… Ben de açıklık getirmeye çalışıyorum.
Bu insanlarla ilgili olarak önerimiz nedir; çözüm önerimiz şu: Diyoruz ki, eğer mastırını yarım bırakmışsa, mecburî hizmet yükümlülüğü olduğundan dolayı, bu insanlar devlet memurluğu genel hükümlerini de taşıyorsa, bu insan ne yapabilsin; o mecburî hizmet karşılığı devlete ve millete hizmet etsin. Ne olacak; memur havuzuna koyacağız, uygun yerlere bu görevlerini yapmak üzere gönderilecek.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sınavsız…
SALİH KAPUSUZ (Devamla)Peki, şu iddia ediliyor: Efendim, bu insan suç işlemişse, suçluysa… Değerli arkadaşlar, biz hukuk devletinde yaşıyoruz. Şartı da şu; dedim ya: Memur olmanın genel hükümlerini taşıyacak.
İkinci olarak, peki, doktorasını yarım bırakmışsa… Şöyle bir düşünün; Anadolu'nun muhtelif yerlerinde kendi illerinizde yüksekokullar yok mu arkadaşlar? Yeterli öğretim görevlisi mevcut mu?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 27 Ekim 2005