Yap-işlet modeli ile elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s 1231)
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 123. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2006 · 1.035 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mesut Özakcan (CHP), 30 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1231)); konuşma 1.035 kelime.
Mehmet Mesut Özakcan (CHP, Aydın). “Yap-işlet modeli ile elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışının düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi (s.s 1231)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mesut-ozakcan-22-2006-06-30-yap-islet-modeli-ile-elektrik-enerjisi-uretim-tesislerinin-kurulmasi-v (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b123/tbmm221261230435.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, enerji alanı Türkiye'nin kanayan yarası. Geçmiş dönemlerde yapılmış sözleşmelerden, anlaşmalardan sürekli yakınan AKP İktidarının, bu yakınma anlamında samimî olmadığı ortaya çıkmıştır. AKP, şimdi, geçmiş dönemde yapılmış anlaşmaların sürekliliğini sağlayacak ve bu sözleşmeleri yargı denetiminin dışına çıkarmak için kanun çıkarıyor. Başta Sayın Enerji Bakanımız olmak üzere, AKP Hükümeti tarafından önceki hükümetler döneminde yapılan sözleşmeler sürekli olarak ağır bir dille eleştiriliyor, yapılan alım satım garantili doğalgaz anlaşmalannın Hazineye yük getirdiği, buna paralel olarak elektrik fiyatlarının fahiş düzeyde pahalı olduğu, bu sözleşmelerden kurtulmak istendiğinde tahkim başta olmak üzere, hukukî yükümlülükler nedeniyle kamuya çok yüksek maliyetler geleceği ifade ediliyordu. Ancak, Enerji Bakanlığımız tarafından son dönemde hazırlanarak Meclisten geçirilen ya da taslak halindeki yasa tasarıları veya teklifleri incelendiğinde, Hükümetin bu eleştirilerde samimî olmadığı görülmektedir. Nitekim, pek çok yönden kamu zararı içeren yap-işlet-devret ve yap-işlet sözleşmelerine sahip şirketlere çeşitli düzenlemelerle yeni yeni haklar tanınmakta, sorundan kurtulmak için atılacak adımlar yerine, bu şirketlerin konumlan pekiştirilmektedir.
Elektrik Piyasası Yasasmda bazı değişiklikler içeren ve içerisinde yap-işlet-devret sözleşmesi imzalayan şirketlere kimi ayrıcalıklar tanıyan yasa 24 Mayıs 2006 tarihinde yürürlüğe girmişti. Şimdi gündeme getirilen yeni yasa teklifiyle yap-işlet modeliyle yapılmış şirketlere yönelik yeni haklar ve benzer ayncalıklar getirilmek istenmektedir. 1997 yılında yürürlüğe giren 4283 sayılı yap-işlet yasası sonrasında bu modelle 5 adet santral kurulması için sözleşmeler yapılmış, şirketlerle imzalanan sözleşmelerde şirketlere alım garantisi verilmiş, zorunlu olarak alınacak bu elektriğin fiyatı ise son derece fahiş düzeylerde belirlenmiştir. Bu sözleşmelerin iptali istemiyle KİGEM tarafından açılan davalarda Danıştay 13. Dairesince sözleşmelerin kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi niteliğinde olduğu ve Danıştay incelemesinden geçtikten sonra imzalanması gerektiği belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti.
Daha önceki hükümetler döneminde de karşılaşıldığı gibi, AKP Hükümeti yargı kararını uygulamamayı tercih etmiş, bunun için, geçersiz olacağı başından itibaren bilinmesine karşın, Bakanlar Kurulunca bir prensip karan alınarak yap-işletlerin sistemde kalmaya devam etmesi sağlanmıştır. Danıştay 13. Dairesi, yap-işlet sözleşmeleriyle yapılan santrallardan geçen yıl İzmir ve Adapazan, bu yıl da Ankara Doğalgaz Çevrim Santrallan için yürütmeyi durdurma karan vermişti. Bakanlar Kurulu ise 22 Ağustos 2005 tarihinde aldığı prensip karanyla, bu sözleşmelere ilişkin yargının verdiği yürütmenin durdurulması kararının uygulanmamasını öngörmüştü. Bakanlar Kurulunun bu prensip kararı da yargı önüne götürüldü ve Danıştay tarafından yürütülmesi durduruldu. Daha önceki yargı kararlannın uygulanmamasına yönelik prensip kararlannda olduğu gibi bu prensip kara- nnın da geçersiz olacağı bilinmesine karşın, yap-işlet sözleşmeli santrallann devrede kalması için zaman kazanılmış oldu. I
Hazırlanan son yasa teklifi, Danıştay karannı tamamen devre dışı bırakacak bir düzenlemeyi içermektedir. Tasannm yasalaşması halinde, kamuya ağır yükler getiren yap-işlet santrallannın aynı şekilde üretime devam etmeleri sağlanacaktır.
Öncelikle, yasa teklifinde, yap-işlet sözleşmeleri, geriye dönük bir düzenleme yapılarak, özel hukuk hükümlerine tabi kılınmak istenmektedir. Yapılmak istenen düzenleme, kamu hizmetlerine yönelik olarak yaratılan idarî sözleşme-özel hukuk sözleşmesi tartışmasından öte, kamu zararına işleyen yapının içinden çıkılmaz bir hale dönüştürülmesine neden olacaktır.
Sorunun temelinde, AKP'nin kamu zaranna ve tüketicilere pahalı elektrik olarak yansıyan bu sözleşmelerden kurtulma niyetinin olup olmadığı yer almaktadır. AKP İktidarına, her fırsatta yakındığı geçmiş dönem sözleşmelerden en azından yap-işletler için, yargı karanyla kamu yararına kurtulmak için büyük bir fırsat doğmuş görünmektedir. Ancak, bunu kamu lehine bir fırsata dönüştürmek yerine, kamu zararına olan mevcut durumu yasal çerçeveye oturtma arayışı sürdürülmektedir. Bunun gerekçesi de, yap-işletlerin ürettiği elektriğin toplam Türkiye'nin elektrik üretiminin yüzde 20'sinden fazlasını karşıladığı, Türkiye'nin ve özellikle İzmir gibi bazı bölgelerin elektriksiz kalacağı biçiminde ileri sürülmektedir.
Yapılması istenen düzenlemenin, teklifin genel gerekçesinde ortaya konulan "Elektrik Piyasası Kanununda öngörülen şeffaf ve rekabetçi piyasa yapısına ulaşılabilmesine ilişkin geçiş dönemi ça- lışmalanna devam edilirken, uygulamada karşılaşılan aksaklıklann giderilmesine de çalışılmaktadır" iddiasıyla da çelişki oluşturmaktadır; çünkü, yapılan düzenleme, söz konusu aksaklıklan gidermek bir yana, bu aksaklıkların kalıcılaştınlmasını öngörmektedir.
Sözleşmelerin yenilenmesini öngören yasa taslağında, ilginç bir şekilde, kamu zaran içeren sözleşme hüküm ve şartlannın hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği yer almaktadır. Kamu yaranna ay- kınlıklann giderilmesi için var olan bütün bu olanaklar teklifin yasalaşması halinde ortadan kalkacak, ilgili şirketlerin konumlarında hiçbir değişiklik yapılamayacaktır.
Bugüne kadar, AKP Hükümeti, enerji alanında, ne geçmiş dönemin yarattığı kamu zararına olan yapıyı değiştirmeye yönelik bir adım atmış ne de bütünlüklü bir politikayı ortaya koyabilmiştir. AKP İktidan ve Enerji Bakanlığımız, elektrik üretim, iletim ve dağıtım hizmetlerini kamu yararına uygun bir plan ve program dahilinde, kesintisiz, ucuz ve kaliteli bir şekilde sunmak için her türlü tedbiri almalı, bugüne kadar gerçekleşen kamu zararları sonlandınlmalı, arz güvenliğini garanti altına alacak düzenlemeler yapılmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kuvvetler ayırımı ilkesi içerisinde yürütme yargının üstüne çıkamaz. Geriye dönük bir düzenlemeyle hukuksuzluk yasal hale getirilemez. Yapılması gereken, mevcut sözleşmelerin Danıştaya gönderilerek kamu zararına neden olan hükümlerin yeniden Danıştay görüşleri doğrultusunda düzenlenip, düzeltilerek işletmenin devamını sağlamaktır.
Sayın Bakanımız "sorunları kucağımızda bulduk" dediler, "ancak, çözüm bulmak da görevimiz" açıklamasında bulundular.
Değerli arkadaşlarım, bir, önemli bulduğum, çok önemli bulduğum konuya da kısaca temas etmek istiyorum.
Gerçekten, enerji alanı, Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi, Türkiye'de bankacılık sektöründen sonra en büyük soygunun yapıldığı, yaşandığı bir alandır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSayın Özakcan, lütfen, toparlar mısınız.
Buyurun.
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
Sayıştay Başkanlığımızın Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmuş olduğu yap-işlet-devret modeliyle yapılmış santrallann uğrattığı kamu zaranyla, milyarlarca dolarlık kamu zaranyla ilgili raporları Plan ve Bütçe Komisyonumuzda görüşülmüştü. Geçtiğimiz hafta bir tasan görüşülürken, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Teşkilat Yasasıyla ilgili bir tasan görüşülürken Sayın Meclis Baş- kanvekilimize bu görüşülen Sayıştay raporunun ne olduğunu sormuştum. Maalesef, üçbuçuk yıldan beri hiçbir şeyin yapılmadığını, Plan Bütçe Komisyonunda görüştüğümüz o Sayıştay raporuyla ilgili olarak bugüne kadar Büyük Millet Meclisi Başkanlığımızca da hiçbir işlemin yapılamadığını ifade ettiler ve bunun da gerekçesini, İçtüzüğün müsait olmadığını, İçtüzükteki boşluktan dolayı bu olayın üzerine gidilemediğini itiraf ettiler.
Değerli arkadaşlanm, bu yolsuzluklarla ilgili, milyarlarca dolarlık kamu zaranna sebep olan yolsuzluklarla ilgili eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi hiçbir şey yapamayacaksa, Sayıştay aylarca bu raporu, bu denetimleri yapmak için niçin uğraştı; biz, Komisyonda niçin bunlan saatlerce müzakere ettik; Sayıştay Başkanlığının uzmanlan, bizlere ayrıntılı olarak, yapılan yolsuzluklarla ve uğratılan kamu zaranyla ilgili bizleri bilgilendirdiler?! Eğer, İçtüzükte eksiklik, boşluk varsa, bunun gereği de Meclisimizce en kısa zamanda yapılmalı, yerine getirilmeli, kucakta bulunan o sorunlar 22 nci Dönem Parlamentosunun görev dönemi sonuna kadar taşınmamalı.
Değerli arkadaşlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) x
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla)Sayın Başkan, teşekkür edeceğim.
BAŞKANSayın Özakcan, teşekkür için, buyurun.
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla)Yüce Meclise, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum; teşekkür ediyorum, sağ olun. (CHP sıralanndan alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
103 konuşma daha · 30 Haziran 2006