Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Nisan 2005 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Özlek (AK Parti), 7 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 469 kelime.
Mehmet Özlek (AK Parti, Şanlıurfa). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ozlek-22-2005-04-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ÖZLEK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan 851 sıra sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı hakkında görüşlerimi belirtmek için huzurunuzdayım; hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, bir ömür esnaf ve sanatkâr temsilciliklerinde bulundum; yani, başkanlıklarını yürüttüm. Bunun içerisinde, yirmibeş küsur sene esnaf odası başkanlığı, on küsur sene de federasyon başkanlığı yaptım. Yeni düzenlenen bu yasa tasarısı hakkında çok hadiseler cereyan ediyor üç gündür. İşin esası şu: Ben, komisyonda olduğum için, yasa tasarısını baştan sona inceledim; esas esnaf dediğimiz marangozu, terziyi, lokantacıyı, pastacıyı ilgilendiren tek bir madde yok. Ne var burada -78 madde, 14 de geçici madde, toplam 100 küsur madde- üst kademedekiler, yöneticiler hakkında, böyle yönetir şöyle yönetir, yönetim kurulu bu kadar mı olsun şu kadar mı olsun; fakat, demirci hakkında tek bir söz yok, fırıncı hakkında da tek bir madde yok; peki, bu, nasıl bir esnaf ve sanatkâr yasası?! (CHP ve Bağımsızlar sıralarından alkışlar) Gönül böyle arzu etmiyordu. Biz, böyle bir yasayı beklemiyorduk. Siz, bu yasayla, fırıncıya ne verebiliyorsunuz, demirciye ne verebiliyorsunuz?! 30 000 000 oydan bahsediliyor, 30 000 000 kişiden bahsediliyor. Siz bu insanlara ne veriyorsunuz Allahaşkına?! Yönetici bu kadar maaş alsın, yönetici şöyle gitsin, yönetici böyle seçilsin; Ahmet usta, Mehmet usta hakkında tek bir kelime yok, bir nokta, bir virgül de yok. Ne o; biz yasa çıkardık!.. Ben, altkomisyondaydım, üstkomisyondaydım; bununla ilgili hiçbir şey görmedim. Bulduğumuz bazı yanlışları düzeltmeye çalıştık, onda da kıyametler kopuyor. Şimdi, ben, burada, sizin huzurunuzda esnaf ve sanatkârlara -bugün bütün esnaf ve sanatkâr camiası televizyonları başında bizi izliyor- sesleniyorum ve diyorum ki, sizin hakkınızda tek virgül yok; ama, sizi yönetenler hakkında var! (CHP ve Bağımsızlar sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, şu süpermarketlerin haline bakın, biraz evvelki konuşmacı kardeşim de ifade etti. Şimdi, bir sanatkâr, bir meslek sahibi bir işyeri açmak için ruhsat... Ruhsat için de deniliyor ki, siz, esnaf belgesini getirin. Bir market açılıyor, içinde kasap var, bakkal var, manav var, manifaturacı var; yani, her türden var. Peki, bunun hangisinin meslek belgesini istedin, nasıl ruhsat verdin buraya?! Adam içeride berberlik yapıyor, terzilik yapıyor, mobilya satıyor, lokantası var, kuruyemişçisi var... İşte, esnafın yüzde 40'ı, yüzde 50'si kapandı; sebep bu arkadaşlar. Siz, bunun hakkında... Sayın Bakanıma söylüyorum: Bir düzenleme yaptınız ki... Bir sokakta 4 tane lokanta olamaz, 5 tane manifaturacı olamaz. Niye kapanıyor bu işyerleri? Adamın babasından kalmış, şöyle veya böyle, bir işte ekmek yiyor. Arkasından birisi geliyor; tam bitişiğinde, son derece güzel bir dekorla yeni bir işyeri açıyor ve öteki mahvoluyor, o da kapanıyor, gidiyor. Bir önlem yok, bir tedbir yok; o onu kollamış, öbürü onu kollamış... Efendim, yok, maaş şöyle olsun böyle olsun... Yahu, Allah'tan korkun! Türkiye'de, bir Başbakan 6,5 milyar lira maaş alıyor, bir esnaf başkanı 28 milyar lira maaş alıyor; olur mu böyle bir şey yahu?!
BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)Sen de aldın zamanında.
MEHMET ÖZLEK (Devamla)Kuruşunu ispat edemezsin, Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 7 Nisan 2005