İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 85. Birleşim · 5. yasama yılı · 31 Mart 2011 · 880 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 880 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2011-03-31-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu üzerinde müzakere yapıyoruz. Aslında, geç kalmış, geciktirilmiş bir konuda bir düzenleme yapıyoruz.

Değerli milletvekilleri, hepinizin malumu, adalet mülkün temelidir. Adalet bu toplumun en değerli ortak paydasıdır. Bizi bir arada tutan, bir arada yaşama iradesini öyle bireysel çıkarımı maksimize edecek şekilde hayata geçiren temel mesele, temel değer, adalet duygusuna olan güvenimizdir. Çok klasik bir söz, “Türkiye’de mahkemeler var, Ankara’da hâkimler var.” duygusunun bütün insanlarımız tarafından kabul edilmesi, güvenilmesi ve buna sığınılması birlikte yaşama irademizin gereği anlamında çok değerli, çok önemli.

Adalet mülkün temelidir. Eğer adaletin tahakkukunda bir adaletsizlik oluyorsa, bir gecikmeyle bir zulüm, bir haksızlık oluşuyorsa, bu toplumu geleceğinden umut içerisinde tutmak, devletine güvenir hâlde tutmak çok mümkün olmayacaktır.

Türk yargısı, maalesef, Adalet ve Kalkınma Partisinin şu sekiz yılı tamamlayan iktidarı döneminde, belki de tarihinin hiçbir döneminde yaşamadığı kadar tartışılır bir noktada. Sorgulanır, verdiği kararlar tartışılır, yani Anayasa Mahkemesi kararları bu toplumda bir ayrışmaya, cepheleşmeye sebep olur süreçler yaşandı. Cumhuriyet tarihinde, yargının bu kadar tartışıldığı, yargı kararlarının bu kadar tartışıldığı bir dönemi daha önce yaşamış değildik. Toplumda, siyasette, sivil toplumda yargı reformuna karşı çıkan hiçbir karşı duruş yoktur. Tüm siyasi partiler, bunların arasında Milliyetçi Hareket Partisi de... Yargı reformu yapılmalıdır, adalet tecelli etmelidir, zamanında tecelli etmelidir. Yargı sistemi böyle uluorta tartışılan bir yapıdan kurtarılmalıdır talepleri bir toplumsal mutabakat noktasıdır. Hepimiz bunu istiyoruz ama sekiz yılı tamamlayan AKP İktidarı döneminde, maalesef, yargı reformu tamamlanamamıştır, yargı hâlâ tartışılmaktadır. Yargının her kararı, yargıdaki her atama, yargının yapılanması sürekli bu toplumun, en çok tartışılan, üzerinde uzlaşma temin edilemeyen konusu olmaya devam etmektedir.

Şimdi, yargı hizmetlerinin hızlandırılması için getirilen kanun tasarısı önemlidir ama bir bütünlük içerisinde yani yargı sisteminin tüm kurumları, tüm kurallarıyla uyumlu bir şekilde, bir bütünlük içerisinde hazırlanıp getirilemediği için yine birçok tartışmaları ve maksadı hasıl edemeyeceği yönündeki endişeleri de beraberinde getirmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak muhalefet şerhimiz olmakla beraber bu kanun bize göre yeterli değil, bize göre bir yargı reformu değil, yargı reformunun bir parçası olmak özelliğini de taşımıyor. Bu konu, tüm yapısal sıkıntılarla personelinin veya yargı mensuplarının özlük haklarındaki adaletsizliklerin düzeltilmesiyle hukukun uygulanmasında gerekli olan teknik altyapının, fiziki altyapının kurulmasıyla bir bütünlük içerisinde bir konsept olarak, bir proje olarak siyasi iktidar tarafından düzenlenmeli, topluma sunulmalı, Türkiye Büyük Millet Meclisine öyle getirilmeliydi ama her ne hikmetse Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarının siyaset anlayışı, yönetim anlayışı, böyle olayları sakız gibi çiğneterek, toplumda bir tartışmanın, cepheleşmenin yaşanmasını seyrederek, yanlışlara karşı da işte temennide bulunarak, hatta şikâyette bulunarak geçirilen bir süreç.

Şimdi, ısrarla, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, her defasında söylüyoruz, Türk milletini tek başına yöneten, bu ülkeyi Türk milleti adına sekiz yıldan bu yana yöneten, Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa sahip olan bir iktidar, bu toplumun en değerli ortak paydası olarak yargının sorunlarını çözmek noktasında bir yargı reformunu buradan geçirememiştir. “Yargı reformunu yaptık, tamamladık, artık sistemde bundan sonra adalet mülkün temelidir kuralının gereği bir yargılama yapılacaktır.” diyebilmenin imkânı yok. Bunu da söyleyemiyorlar zaten. Sürekli yargıdan şikâyet ediliyor. Gazetelere bakıyorsunuz, her gün yargıyla ilgili bir konu manşetlerde. Dolayısıyla bu noktada sorumluluk, toplum nezdinde muhatap siyasi iktidardır, AKP İktidarıdır.

İç hukuk mevzuatımız yenilenememiştir, evrensel demokratik normlar güçlendirilememiştir. Yargının iş yükünün hafifletilmesi ve dava sürelerinin kısaltılması için gerekli tedbirler maalesef şu sekiz yılın sonuna ulaştığımız şu süreçte bile yeterince alınamamıştır. Türkiye’de on yıla ulaşan tutukluluk süreleri yaşanmaktadır. Ne çağa yakışmakta ne Türkiye’ye yakışmakta. Artık gözaltı süreleri, tutukluluk süreleri bir cezalandırmaya dönüşmüştür. Yargılama süreci tamamlanmadan on yılı tamamlayan bir mahkûmun ve onun cezalandırılmasını bekleyen toplumun, tarafların içine düştüğü hayal kırıklığını dikkatlerinize, takdirlerinize sunarım. Bunun adı yargılama değil, bunun adı yargı sistemi değil, yargı reformu hiç değil.

Şimdi, sekiz yıl bu ülkeyi tek başınıza yöneteceksiniz, gözümüzün önünde bu yanlışlıklar olacak, yaşanacak ama tedbiriniz olmayacak. Eli kanlı katiller on yılı doldurdukları için, tutukluluk süreleri tamamlandığı için yargılanmadan salıverilecekler, sonra da ülkeyi terk edecekler, Türkiye Cumhuriyeti devletiyle alay edecekler. Buna hakkınız yok.

Bir başka şey -sürekli konuşmanıza rağmen daha yeni kanunlaştırdınız- bölge adliye mahkemeleri hayata geçirilememiş, kolluk kuvvetleri idari yapılanması ve araçla-gereçle donatılarak adli hizmet sunan etkin bir yapıya kavuşturulamamıştır. Hâkim, savcı ve yardımcı personel açığı maalesef giderilememiştir.

Bunu konuştuğumuzda, Sayın Hükûmet, Sayın Başbakan Yargıtayı suçluyor, Danıştayı suçluyor. Sanki ülkeyi kendileri yönetmiyor, sanki Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanun çıkarma sayısal çoğunlukları yok. Dolayısıyla bugün yargı hizmetlerinin hızlandırılmasıyla ilgili getirilen bu kanun, bir anlamda, suç savmak gibi, geç kalmış olmanın aceleciliğinde, geri dönememenin endişesinin telaşında, böyle, görev savma gibi bir düzenleme olmuştur. Ama asıl olan, yargı reformunun bütün özellikleriyle, bütün kapsamıyla geçirilmesi gerekir.

Bu noktada, ülkemizin ve toplumun ihtiyacı olan konularda Milliyetçi Hareket Partisi olarak destek vermeye her zaman hazır olduğumuzu her defa söylüyoruz ve bunun da örneklerini, hatta öncülük yaptığımız örneklerini burada birçok defa da yaşadık ama bütün söylememize rağmen, daha sayabileceğim birçok konudaki eksikliklerin tamamlanması noktasında, maalesef siyasi iktidarın dönemin sonuna gelip, iki dönemin sonuna gelip böyle bir parça kanunla, bir eksik kanunla, böyle bir suç savma gibi, görev savma gibi bir düzenlemeyle Genel Kurulu meşgul etmesi ve “Ben yargılamayı hızlandıracak tedbirleri aldım, yargıyı güçlendirecek tedbirleri aldım, yargıdaki arızaları giderecek tedbirleri aldım.” gibi bir iddiayla bu toplumu yanıltmaya hakkı yok. Görevini yapamamıştır, yargı bugün maalesef toplumun bir tartışma alanı olarak AKP’nin eseri, ülkemizin ve toplumun önünde beklemektedir.

Bu duygularla bu yasa tasarısının her şeye rağmen hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 31 Mart 2011

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook