İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Mehmet Şevki Kulkuloğlu

Kayseri Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 1.362 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 1.362 kelime.

Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP, Kayseri). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sevki-kulkuloglu-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 503 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

26 Mayıs 2004 tarihinde AKP İktidarının yaptığı kanuni düzenlemeyi, Cumhuriyet Halk Partisi, bazı maddelerinin iptali ve yürütülmesinin de durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine götürmüştür.

Anayasa Mahkemesinin bu konuyu görüşüp karara bağlaması dört yıl sürmüş ve bu süreçte yürütmenin durdurulması gibi tedbirî bir kararın alınmamasını fırsat bilen AKP İktidarının 2004 Mayısında yaptığı düzenlemeyi ganimete dönüştüren başta yabancılar ve yabancılarla ortaklıklar oluşturan yandaşları olmak üzere, yandaş, kârdaş, yoldaş, sırdaş tüm taraf ve etrafı madencilik sektörüne girmiştir.

Bir kısmı belli madenlerde neredeyse tekel hâline getirilirken, bir kısmı da yabancıların yol açıcı ortağı konumuna getirilmiştir -ki burada biraz evvel bir düzenlemeyle bunu yasal kılıfına da uydurduk- bir kısmının da ruhsat tacirliği, simsarlığı yapmasına müsaade edilmiştir.

AKP, kendine hizmet edenlere ve kendiyle beraber hareket edenlere zenginlik ve refah kapısı olarak yaptığı kanuni düzenlemeyi kullanmıştır. Bu yolla, sorgusuz sualsiz, yeterlilik aranmadan, mali boyutu takip edilmeden kayıt dışı ticarete yol açacak uygulamalarla talan politikası uygulanmıştır.

1923-2004 yılları arası verilmiş ve yaşayan yaklaşık 1.500 civarı ruhsat varken, Mayıs 2004’te Kanun çıkıp yürürlüğe girer girmez, çoğunluğu yandaşlarına olmak üzere, 43.500 ruhsat dört yıla sığdırılmıştır. Türkiye'nin yüzölçümünün 282.898 kilometrekaresi, yani üçte 1’i bu yolla tahsis edilmiştir. Bu yolla, İstanbul’un yüzde 54’ü, Aydın’ın yüzde 59’u, Bilecik’in yüzde 64’ü, Çanakkale’nin yüzde 57’si, Kayseri’nin yüzde 45’i, Yalova’nın yüzde 55’i kapatılmıştır. 20 ilde yüzde 50’den fazla, 17 ilde yüzde 40 ila 50 arası alan maden sahası olarak kapatılmıştır.

Maden İşleri Genel Müdürlüğü, âdeta her gün üç beş yandaşa çalıştırılmış, aynı gün içerisinde ardı ardına işlemlerle yan yana koordinatlarla ruhsatlar verilerek ve bu yolla kanuni sınırların dışına çıkılarak âdeta yandaşlara özel havzalar yaratılmış, yabancılara havzalar kapatılmıştır.

Bu yabancıların ülkemiz yer altı zenginliklerine olan ilgisi cumhuriyetin her döneminde sıkıntılar yaratmıştır. Buna engel olmak isteyenler veya deşifre etmek isteyenler ya faili meçhul cinayetlere ya da akıl almaz kazalara kurban gitmişlerdir. Bir çırpıda rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nu, bir çırpıda yine rahmetli Necip Hablemitoğlu’nu sayabiliriz.

Sevr’de çizilmek istenen haritadan Lozan’daki sınırlarımıza erişebilmek 1 milyondan fazla şehidimizin canına ve kanına mal olmuştur. Bugün direkt yabancılara yaklaşık 30 bin kilometrekarelik bir alan tahsis edilmiştir ki bunun maliyeti beş yıllığına 10 milyon dolardır. Onlarla irtibatlı olan yerlerle birlikte bakıldığında, yaklaşık 100 bin kilometrekarelik bir alan, yani Türkiye'nin yedide 1’indeki yer altı zenginliklerimiz yabancıların ticari kullanımına tahsis edilmiştir.

Yabancıların ruhsat alanlarının dağılımını bir haritaya yansıttığımızda, bu haritanın Prof. Dr. Sayın Yusuf Halaçoğlu’nda bir örneği de bulunan Tanzimat yıllarına dair yabancı devletlerin Türkiye’deki yer altı zenginliklerini nasıl paylaşmayı planladıklarını gösterir İngiliz arşivlerinden alınmış haritayla neredeyse bire bir örtüştüğünü görmek bizleri hayrete düşürmekte, insanın tüylerini diken diken etmektedir.

Sayın milletvekilleri, önümüze getirilen Maden Kanunu’nda değişiklikler öngören yasa tasarısı hem geç kalmış bir düzenlemedir hem de geçmişte fayda sağladıkları yandaşlarını, kârdaşlarını, yoldaşlarını, sırdaşlarını koruyan bir düzenlemedir. Geçmişte alınan her türlü ruhsatın hakları korunurken, devirlerle ilgili bir kısıtlama da getirilmemektedir. 28/12/2007 tarihinde 9.655 sayılı Bakanlık Makamı oluru ile 4’üncü grup madenlerde arama ruhsatlarına ait süre uzatma talepleri mahallinde tetkik edilmeden kabul edilerek, üç yıl olan arama sürelerinin beş yıla tamamlanması uygun görülmüştür.

Üstelik geçmişte 4’üncü grup olan krom, çinko, nikel, altın, gümüş gibi madenlerde 2 bin hektarlık bir alanın ruhsatlandırılması 4 bin TL’ye tüm harcamalarıyla mümkün iken, mal olurken, bugün bu rakam 65 bin TL’ye çıkarılarak ikinci el pazar yaratılmaktadır. Bu yolla elindeki ruhsatları devredeceklere, ruhsat ticareti yapanlara ekstra bir katma değer fırsatı yaratılırken, zaten belirli maden sektörlerini ele geçirecek tröstler de bu alanlara yatırım maliyeti yükseltilerek yeni gelecek rekabetten korunmaktadır. Gittikleri her ülkede birbirini kollayan güçlülerin ve yabancıların ellerine bu alanlar bırakılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, gelin bakalım AKP İktidarında madeni kimler bulmuş: Madeni bulan yoldaş Kayseri AKP İl Başkanı Mahmut Cabat ve kendisinin tabiriyle “ortağım” dediği avanesi. Geçmişinde “Bizim Oto Lastik, Ticaret” diye otomobil lastiği ticareti yapan bir dükkânı var arkadaşın. 13 Nisan 2005’te maden işine merak salıyor. Toplam 254 adet arama ruhsatı alıyor, bunlardan 45’ini terk ediyor, 35’ini parayla satıyor, yani devrediyor. Aldığı ruhsatlarda kapattığı alan 4.300 kilometrekare; Yalova ilinin 11 katı büyüklüğünde. Bugün kendisinde 117 arama ruhsatı ve bir de gazlı içecek fabrikalarına karbondioksit gazı çıkarıp satan bir gaz fabrikası var.

Ortak olduğunu bizzat kendi ağzıyla yerel, yandaş bir TV kanalındaki söyleşide itiraf ettiği avanesi isi 2005’ten bu yana 740 maden ruhsatı almış. Toplam kapatılan alan 11.281 kilometrekare; o da Yalova ilinin 28 katı büyüklüğünde.

Diyeceksiniz ki burada usulsüz ne var? Burada bir usulsüz işlem yapılmamış. Ancak, ilginç olan ve dikkat çeken konu, gerek İl Başkanı gerekse avanesi hiçbir mali bildirimde bulunmamışlar. Bu dönemde AKP İl Başkanı ve avanesi bu ruhsatları almak ve ellerinde tutmak için harç ve teminat olarak yaklaşık 7 milyon TL harcamışlar, bu parayı nereden alıp harcıyorlar belli değil, gelir beyanı bu dönemde sıfır. Ruhsat tacirliği yapıyorlar, elde edilen satış bedellerini ve kârları beyan etmiyorlar, bu işten ödenen gelir vergisi de sıfır. Satışlar ve bedelleri beyan edilmediği için KDV beyanı da sıfır. Şahsı adına aldığı ruhsatlar için devlete ödenen harç ve teminatlar, beyanname vermeyip gelir göstermeyeceği için de gider de sıfır.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, Sayın Bakan Taner Yıldız da dâhil, tüm Kayseri milletvekilleri ve belediye başkanları, bu olaylar toplumda dillendirildiğinde görmediler, duymadılar, konuşmadılar yani âdeta üç maymunu oynadılar ve bugün oynamaya da maalesef devam ediyorlar. Üstelik bu tür işlere aracılık ettiği için, eski Bakan Hilmi Güler tarafından görevden alınan ve hakkında yargılanması gerektiğine dair teftiş kurulu raporu bulunan Ruhsatlandırma Daire Başkanı, yeni Bakan Taner Yıldız tarafından ödüllendirilerek üçlü kararnameyle Türkiye Kömür İşleri Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi yapılmıştır.

Gelelim madeni bulan “kârdaş”lara. Bu kategoride de 2 kişi var. Türkiye'nin altın rezervi tahsis edilmiş bu arkadaşlara.

Birisi: Hocasının nuru, mucize girişimci Akın İpek. 2003 sonunda cirosu 10 milyon dolarda. 2009 sonuna gelindiğinde mal varlığı 2 milyar dolar. Beş yüz otuz dokuz ruhsatla kapattığı alan 7.951 kilometrekare, yaklaşık, Yalova ilinin 20 katı büyüklüğünde.

Diğeri: Başbakanın meşhur “bizim Çalık”ı Ahmet Çalık. Ortak olduğu ve ortak hareket ettiği yabancı şirketlerin yaklaşık dört yüz ruhsatla kapattığı 6.911 kilometrekare, Yalova ilinin tam 17 katı büyüklüğünde.

Türkiye'de altın arama ve işletme ruhsatları 17 yabancı ve birçoğunun da yabancılarla malum şahısların ortaklıkları bulunan 19 yerli şirkete teslim edilmiş durumda. Yani Türkiye'nin yaklaşık 500 milyar dolar borcu varken neden devlet çıkarmaz da acaba yılda 15 ton ancak çıkaran bu şirket ve şahıslara Türkiye'nin görünür 350 milyar dolarlık altın rezervi tahsis edilir? Kapattıkları alanlarla orantılı neden yeterince yatırım yapmazlar? Punduna getirip acaba devlet bankalarından kredi veremediğiniz için mi yatırım yapamıyorlar?

Madeni bulan bir de yandaşınız var. Bu da bir başka mucize girişimci ticaret dehası arkadaş Sabahattin Yıldız. 2003’te Ankara ve Samsun’da seramik dükkânları var bu arkadaşın. Bugün, 2010’da Eti Gümüşün sahibi, Ergani Bakırın sahibi. Daha yeni, Osmangazi Elektrik Dağıtım ihalesini aldı ve geçen hafta 485 milyon doları nakit ödedi. Kırıkkale’de 600 milyon euroya metal fabrikası yatırımı yapıyor. Elinde, 2004’ten sonra aldığı, tam 2.229 maden ruhsatı var ve bu ruhsatlar 29.694 kilometrekare yani Yalova ilinin 74 katı.

Eti Gümüş’ün özelleştirilmesine baktığımızda ise, ilk satışta “3S” adlı bir firmayla bu şahıs giriyor, ihaleyi aldığı hâlde onaylamıyor Özelleştirme Yüksek Kurulu. Yine, üç ay sonra yapılan ikinci satışta “Söğütsen Seramik” adlı firmasıyla giriyor; 41,2 milyon dolara bu sefer fabrikayı alıyor. Aldığında ilginç olan ne biliyor musunuz? 41,2 milyon dolara yirmi dört ay vadeyle satılan Eti Gümüş’ün, satıldığında, 70 dolarlık fabrika yatırım maliyeti var, 3 milyon dolarlık sosyal tesisleri var, kasasında 13 milyon dolar nakit para var ve stokta 4 milyon dolarlık gümüş rezervi var. Bu özelleştirmede olduğu gibi, görüyoruz ve bakıyoruz ki AKP İktidarı kendi karunlarını yaratıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Devamla)Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan Taner Yıldız’a 18 Kasım 2009 günü bir yazılı soru önergesiyle, bu arama ruhsatlarını kimlere verdiğini sordum. Sayın Bakan sağ olsun, büyük bir sorumluluk örneği göstererek ilginç bir cevap vermiş. Bana, Maden İşleri Genel Müdürlüğü veznelerine, öğrenmek istediğim her bir maden sahasına ilişkin erişim numarasını ya da koordinatlarıyla müracaat ederek her birinin bedelini de yatırarak bu sahaların kimlere tahsis edildiğini öğrenebileceğimi öğütlüyor. Kendisine teşekkür ediyorum; bir Kayserili olarak, hemşehrim olarak Kayseri tabiriyle beni tavşana yayıyor. Sağ olsun, çok yardımcı olmuş bana, çok büyük sorumluluk örneği göstermiş! Denetim görevini yapan bir milletvekili arkadaşına duyduğu saygısını en üst düzeyde göstermiş Türk toplumuna, sağ olsun!

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook