İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tuzla tersaneler bölgesi'nde iş kazaları sonucu meydana gelen üzücü can kayıpları hakkında

Mehmet Ufuk Uras

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 68. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Şubat 2008 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ufuk Uras, 21 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TUZLA TERSANELER BÖLGESİ'NDE İŞ KAZALARI SONUCU MEYDANA GELEN ÜZÜCÜ CAN KAYIPLARI HAKKINDA); konuşma 526 kelime.

Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “Tuzla tersaneler bölgesi'nde iş kazaları sonucu meydana gelen üzücü can kayıpları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-02-21-tuzla-tersaneler-bolgesi-nde-is-kazalari-sonucu-meydana-gelen-uzucu-ca (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET UFUK URAS (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kürsüde ve çeşitli platformlarda Tuzla’daki ölümle sonuçlanan iş kazaları denilen seri cinayetlerle ilgili çeşitli görüşler ortaya konuldu, fakat bildiğiniz gibi sonuç alınamadı. “Hata yapmak insani, tekrarlamak şeytanidir.” denilir; kamuoyu vicdanını yaralayan bu skandallar serisi, bilinmelidir ki ferdî değil yapısal bir sorundur.

Sayın Başbakan gemi inşa sektöründeki büyümeden bahsederken, bilmiyorum bu halı altına atılan, kan parasıyla örtbas edilen, hakkını aramak isteyen sendikalı işçilerin işinden, sessiz kalanın canından olduğu bu toplumsal maliyet ve faturadan, bu insanlık faciasından haberdar mıdır? İş Yasası’nın 2’nci maddesinin “Ana iş bölünerek alt işverene aktarılamaz.” maddesinin Tuzla’da her gün ihlal edildiğini bilmekte midir?

Sevgili arkadaşlar, tersane sahibi milletvekilleri de aramızda bulunuyor ama Parlamentoda bir tek tersane işçimiz yok! Siyaseti emekçi sınıflara açmadan, kapsama alanını genişletmeden, anlaşılan o ki ekonomideki öncelikler değişmeyecektir. Nasreddin Hoca’nın deyişiyle el elin eşeğini türkü söyleyerek aramaktadır. Herkese “haklısın, sen de haklısın” tavrıyla bu insanlık pazarındaki faciaların üzerine gidilemeyeceği ortadadır.

Seçim bölgemdeki bu gidişat konusunda daha yazın başında beni uyaran ve tersane ziyaretlerimize eşlik eden DİSK’e bağlı LİMTER-İŞ Sendikamızın bütün öngörüleri doğrulanmıştır. DİSK Kongresine katılan Sayın Çalışma Bakanı, gizli ölümleri ortaya çıkaran DİSK’e bağlı LİMTER-İŞ’i bütün buluşmalardan ve görüşmelerden çıkararak, aslında DİSK’te ifade ettiği “diyalog” çağrılarının da çok dışında kalmıştır. Yakınları dava açmasın diye kan parası uygulamasının kurumsallaştırılmasının üzerine gitmek bu kadar zor mudur? Siyasi baskıyla sendikalı işçilerin işten çıkarılması, haklarında dava açılması ve tutuklanmalarını neyle açıklayacağız? Daha dün, geçenlerde Sincan’da TEKA Mühendislikte yasa dışı uygulamalara ve grevci işçilere karşı, işverenin baskısına karşı Bakan neden sessiz kalmaktadır? Daha geçenlerde bu kürsüde tersanelerdeki ölüm oranlarının ILO, yani Uluslararası Çalışma Örgütü verileri seviyesinde olduğu sizlere söylendi ve yanıltıldınız. Ankara ve Cenevre’deki ILO yetkililerine açtım sordum, kesin olarak böyle bir veri üretilmediğini, belirttiler, ILO web sayfalarında böyle bir verinin olmadığı açık bir şekilde ifade edildi.

Sevgili arkadaşlar, yine bu kürsülerde, iş kazalarının mukadderat olduğu, takdiri ilahi olduğu söylendi. Hatta biz biliyoruz ki, bunlar takdiri ilahi değil, takdiri fanidir, pekâlâ önlenebilir, seri cinayetler karşısında seri önlemler alınabilir. Bu cinayetlerde, bu iş kazalarında sadece deneyimsiz işçiler değil, teknikerler, mühendisler de iş kazası geçirmektedir. İşçiler, mühendisler baret, gözlük takmadıkları için değil, fanla gaz boşalımı yapılmadığı için, kablolar düzgün bir şekilde birbirinden ayrılmadığı için, iskeleler düzgün kurulmadığı için, bütün bu maliyetler tersane sahiplerinin maliyet hesabında makine parkına yapılan yatırımla karşılaştırıldığında ufak kaldığı için, yoğun sipariş altında yoğun işçi çalıştırıp, bu hayat kurtarıcı önlemler para ve vakit kaybı olarak görüldüğü için gerçekleşmektedir.

Tuzla’da 44 işveren, 563 alt işveren vardır. Sektördeki büyümeye tekabül eden iş güvenliği ve iş sağlığı önlemleri alınmadan işi hızlandıran modern üretim sistemlerinin kazaya neden olduğu raporlarda açıkça teyit edilmiştir. Egemen mantık, “Eğitimsiz köylüler geldi, Tuzla’da ölümler arttı.” şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yani, süreçten mağdur olanı kendi mağduriyetinin sorumlusu olarak göstermek, asıl sorumluları görünmez kılmak anlamına gelmektedir. İşçileri eğitmek söylemiyle, dikkati mali ve siyasi olarak güçlü ve dönüştürme gücü olan sorumlulardan kaçırıp, zavallı, eğitimsiz göçmenlere kaydırmaya yaramaktadır. Eğer, eğitimler baret nasıl takılır, hangi kablo nereye takılır seviyesinde kalırsa çözüm olmaz. Öncelikle tehlike arz eden iş ortamının düzeltilmesi için ciddi iş güvenliği yatırımları yapmak ve dünya örneklerinden öğrenmeleri konusunda öncelikle işverenlerin kendileri eğitilmelidir.

Tersanede yapılan montaj üretimi parçalarının yüzde 57’si çevredeki fason atölyede gerçekleşmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 21 Şubat 2008

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook