İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Mehmet Ufuk Uras

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Nisan 2008 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ufuk Uras, 1 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 555 kelime.

Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-04-01-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET UFUK URAS (İstanbul)Sayın Başkan, değerli vekiller; şimdi, bütün sosyal kesimlerin katıldığı bir mutabakat varsa ve burada bunun ötesinde bir öneri de bulunuyorsa bence bunu değerlendirmek gerek. Ortada şu yasa tasarısıyla ilgili kabul edilebilir bir mutabakat olsaydı bugün sendikalar, meslek örgütleri Kızılay’da ve Meclisin kapısında ne arıyorlardı? Bütün bu meselelere baktığımızda aslında 1848 Arazi Kanunnamesi kadınların erkeklerle eşitliğinden gelen kazanımlarının bir örneğini burada görüyoruz. Bir kere daha vurguluyorum: Kendimize değil, herkese hak ve özgürlük perspektifini içselleştirdiğimiz zaman, o büyük toplumsal ve demokratik mutabakatı sağladığımız zaman sorunlar çözülecek; yoksa, ülkenin sigortasını attırmaya devam edeceğiz.

Aslında, yine, bizim zaten “piyasacılık, liberalizm” dediğimiz şey, ağır sıklet ve tüy sıklette yarışan iki sporcuya aynı kuralın uygulanması değil midir? Siz zannediyorsunuz ki bugün yaygın olan neoliberal amentü üzerinden bu yasaların şekillenmesi doğal ama neoliberalizmin kalelerinde şimdi neoliberalizmin kendisi sorgulanıyor. “Neoliberalizmi nasıl aşarız?” diyorlar, şirketleri koruyorlar, korumacılık yapıyorlar. Beş yıl sonra buraya geldiği zaman bu yeni eğilimler, siz treni kaçırmış olacaksınız. Ne söylerseniz söyleyin, bugün, Birleşmiş Milletler insani yaşam endeksinde Türkiye 81’inci sıradadır. 170 ülke içerisinde 81’inci sırada olmamız, insanca koşullara yönelik değişikliklerde ne denli duyarlı olmamız gerektiğini gösteriyor.

Hazır, Sayın Bakan gerekçelere ilişkin polemik yapmaya başlamışken ben de bugüne kadar neleri kabul etmediğini kısaca ifade edeyim: Mesela, yasa tasarısı gayrisafi yurt içi hasıla değişim hızının yüzde 30’unun dikkate alınmasını öngörerek emeklilerin ulusal gelirdeki artıştan pay almasını engellemektedir dedik. Oysa, emekliler bu ülkenin yurttaşları olarak herkes gibi ulusal gelir artışından pay almalıdır dedik. Bu payın yüzde 30 ile sınırlandırılması zaten düşük olan emekli aylıklarının düşük kalmasına ve görece düşmesine yol açacaktır dedik. Tasarıda öngörülen oran Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır dedik. Yapılan değişiklikle, aktif sigortalılık döneminde prim yatıran sigortalının gerçek ücretlerinin korunarak yaşlılık aylığının gerçek ücretine yakın değerler üzerinden bağlanması, yaşlılık aylığı aldığı pasif dönemde zorunlu giderlerinin bir kısmı olsun yaşlılık aylığıyla karşılanması sağlanmak istenmektedir dedik, bunu reddettiniz. Son yıllarda iş adamları tarafından yurt dışından alınan iş sayıları artmış, yurt dışına götürülen işçiler, sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki çalışmalarından dolayı, 506 sayılı Yasa döneminde, sadece topluluk sigortası hükümlerine göre uzun vadeli sigorta kollarından yararlanabilmişler, geçirdikleri iş kazaları karşısında korumasız kalmışlardır dedik. Tasarı ise getirdiği hükümle, tam aksini yapmakta, bu kez de yurt dışında çalışanları uzun vadeli sigorta kollarından yararlanamaz konuma düşürmektedir dedik. Değişiklikle bu sakınca ortadan kaldırılarak sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki çalışmalardan dolayı sigortalılara kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının tamamından yararlanma olanağı getirilmiştir dedik, e bunu da reddettiniz.

Bu değişiklik teklifiyle de ayrım yapılmaksızın kız ve erkek çocuklara evlenme ödeneği verilmesi amaçlanmaktadır. Evlenme ödeneğinde kız ve erkek çocuklar arasında ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırıdır.

Öte yandan, değişiklik teklifiyle, altı ay süreyle emzirme yardımı verilmesi öngörülmüştür. Yasa tasarısıyla emzirme ödeneği bir defaya düşürülmüştür diye altını çiziyoruz.

Şimdi, burada önerilen bütün bu temaların ne kadar çalışanlar açısından, emekliler açısından ve diğer meslek grupları açısından olumlu olduğu ortada. Ama dediğim gibi, “deforme etme”nin adı “reforme etme” olunca, IMF talepleri doğrultusunda hazırlanan taslaktan şaşmama konusunda taahhütname verince, sosyal güvenliğe ayrılan kaynaklar bütçeye yük oluyor, makroekonomik dengeler bozuluyor iddiası kamuoyunda yutturulmaya çalışıldıkça adım atmak mümkün olmuyor. Zaten bu reformun amacı, özü itibarıyla sosyal güvenliğe ve sağlığa ayrılan kamusal kaynakları yani bütçe katkısını azaltmaktadır. Bunu kamuoyuna nasıl tarif edersek edelim işin özü değişmemektedir. Daha önce de vurguladım, beyaz kitapta on yıllık toplam sosyal güvenlik katkısı bir yıllık millî gelire ve o yılın borç stokuna oranlanarak bir felaket tablosu çizildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

44 konuşma daha · 1 Nisan 2008

44 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook