İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk siilahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi ve görevlendirilmesi hakkında başbakanlık tezkeresi

Mehmet Ufuk Uras

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 3. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Ekim 2008 · 324 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ufuk Uras, 8 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİİLAHLI KUVVETLERİNİN IRAKIN KUZEY BÖLGESİ İLE MÜCAVİR ALANLARA GÖNDERİLMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA BAŞBAKANLIK TEZKERESİ); konuşma 324 kelime.

Mehmet Ufuk Uras (İstanbul). “Türk siilahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi ve görevlendirilmesi hakkında başbakanlık tezkeresi”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ufuk-uras-23-2008-10-08-turk-siilahli-kuvvetlerinin-irakin-kuzey-bolgesi-ile-mucavir-alanlara (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET UFUK URAS (İstanbul)Sayın Başkan, değerli vekiller; “Siyasetçi gelecekte neler olacağını söyleyip, söylenenler gerçekleşmeyince de neden olmadığını açıklayan kişidir.” derlerdi; tereddütle karşılardım, galiba doğru. Bir önceki tezkereden bugüne tam bir yıl geçti ve bu bir yılın bilançosunu çıkarmak, değerlendirmesini yapmak gerekmiyor mu? Bu bir yıl boyunca herkes için çözüm sanılanın çözüm olmadığını, denenmişi yeniden deneyerek sonuç alınmayacağını görmek zor mu?

Türkiye toplumu hamasetten, kan dökülmesinden ve şiddetten bıktı. Cumhuriyet tarihi boyunca katlanarak büyüyen ve bir bölgeden tüm ülkeye yayılan bir sorunu aşmanın yolu daha fazla insanın ölmesi olamaz. Çok uzun zamandır biliyoruz ki, Kürt sorunu tek başına bir asayiş sorunu olmadığı gibi, yargının ve askerin çözeceği bir sorun da değildir. O nedenle, güvenlik uğruna demokrasiyi feda edecek, demokratik önlemleri kevgire çevirecek adımlar, bugünü ve geleceği karartmaktan başka bir işe yaramıyor.

Kürt sorunu, Türkiye toplumunun bir sorunudur, çözüm yeri Türkiye’dir, çözüm biçimi demokratikleşme ve hoşgörüdür, farklı kültürlere saygı göstererek eşit yurttaşlık ilişkilerinin geliştirilmesidir, eşit koşullarda bir arada yaşama iradesinin güçlenmesi ve şiddet ortamının sona erdirilmesidir. Bugün, çözümsüzlük ve kutuplaşmayı artıracak terör eylemlerine ve şiddet adımlarına değil, barış yöntemlerine, sosyal ve ekonomik önlemlere ihtiyaç vardır.

Şimdi çatışma ve şiddet eğilimleri karşısında aklıselimi savunma günüdür. Bu nedenle, Meclis çatısı altında bulunan partilere bir kez daha sesleniyorum: Demokratik açılımlardan ürkmeyelim ve uzaklaşmayalım. Sabırla demokratik adımların atılması, sorunun çözümü için gerekli zemini yaratacaktır. Hiçbir askerî gerekçe bu konuda gerekli olan açılımları geciktirmeyi meşru kılmaz. Silahlı bir örgütün varlığı ve eylemleri devam ederken bu alana ilişkin reformların yapılmasının güç olacağına ilişkin gerekçeleri artık bir kenara bırakalım. Benzeri sorunların yaşandığı dünyanın birçok ülkesinde reformların yapılması, eylemlerinin sona erdirilmesinden sonraya ertelenerek değil paralel bir süreçte ele alınmıştır. Türkiye açısından bu anlayışla hareket edilmesi, daha doğru ve sonuç alıcı olacaktır. Bu yıl bir kere daha -geçen yıl da söyledik- yine söylüyoruz: Bu tezkere Türkiye toplumunu demokratikleştirmeyecektir, barışı sağlamayacaktır. Şiddetten ve nefretten arınmış bir toplumu yaratmakta “yurtta barış, dünyada barış” ilkesinden ayrılmamak sağduyunun, aklıselimin ve vicdanın gereğidir.

Teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 8 Ekim 2008

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook