Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)
Eskişehir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2006 · 869 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Yücesan (CHP), 3 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 869 kelime.
Mehmet Vedat Yücesan (CHP, Eskişehir). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-yucesan-22-2006-05-03-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT YÜCESAN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifinin 7 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Maddeyle ilgili konuşmama başlamadan önce, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 1137 sıra sayılı kanun teklifiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunuyla Karayolu Genel Müdürlüğüne verilmiş bulunan "araçların ağırlık ve boyut kontrollerini yapmak veya yaptırmak ve aykırı görülen hususlar hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek" şeklindeki görevler Ulaştırma Bakanlığına devredilmektedir. Söz konusu görevlerle ilgili verilen hizmet konusunda Ulaştırma Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde taşımacılık faaliyetinin büyük bir kısmı karayoluyla yapılmaktadır. Taşımacılık yapan araçların Karayolları Genel Müdürlüğünce gerektiği ölçüde denetlendiğini ifade etmek mümkün değildir; ancak, bu yetkiler aynı şartlar altında Ulaştırma Bakanlığına devredilmiştir. Bu görevler Ulaştırma Bakanlığına devredilirken yeni bir kadro tahsisi söz konusu değildir. Karayollarında söz konusu hizmeti yapmakla görevli personelin Ulaştırma Bakanlığına nakli de yapılmamaktadır. Bütçeden belli miktar kaynak aktarılması da öngörülmemiştir. Bu, doğal olarak insanda "peki, Ulaştırma Bakanlığı, Karayollarının yapamadığını, etkin denetimi nasıl yapacak" diye bir soru sormak ve bu nedenle de bilinmek istenmesine neden olmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, malumunuz üzere, Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Taşıma Kanununun yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle, kamyonculara ve taşımacılara, şirketlerine faaliyetlerini sürdürebilmesi için bazı şartlar getirmiştir. Neydi bu şartlar değerli arkadaşlarım; taşımacılık faaliyeti yapabilmek için meslekî yeterlilik belgelerine sahip olmak, yönetici sertifikalarını almak ve tonaj şartını sağlamak idi.
Nakliye şirketlerinin büyük bir kısmı, kamyoncular, gerekli belgeleri temin edebilmek için tonaj yükseltmeye başladılar; diğer yandan, gerekli paraları yatırarak meslekî yeterlilik belgesini aldılar. Kamyoncular, bu şartları, mesleklerinin artık ekmek kazandırmasının vermiş oldukları zorluklar içerisinde sağdan soldan borç alarak, banka kredileriyle yerine getirdiler.
Diğer taraftan, yönetici belgesi almak üzere bakanlıkça istenen evrak, Ulaştırma Bakanlığının ilgili bölümlerine gönderildi. Şirketlerden kimi üst düzey yönetici belgesini almak, kimi de orta düzeyde yönetici belgesi almak üzere, istenen evrakları Bakanlığa gönderdiler; ancak, Ulaştırma Bakanlığı, yönetici sertifikası verecek bölümünün eleman yetersizliği ve iş yükünün yoğun olması nedeniyle bu işin altında kalkamadı. Yönetici belgesi almak için iki senedir bekleyen nakliye firmaları yöneticileri, halen belgelerini almamış durumdadırlar. Ulaştırma Bakanlığı bu işin altından kalkamayacağını anlayınca, yönetici belgesini vermek için Gazi Üniversitesiyle bir anlaşma imzalamak suretiyle, üniversitede bu iş için kurulan bölüme devretti. Yani, yönetici sertifikası verme görevi üniversiteye devredildi. Ulaştırma Bakanlığı, bu kanun tasarısıyla Karayollarından kendisine devredilen görevleri, sanırım yine aynı şekilde gerçekleştirecek diye düşünüyorum. Araç muayene istasyonlarıyla ilgili yapılan ihaleyi kazanan tüzelkişiliğe karşı çeşitli kurumların Danıştayda açtığı davaların sürmesi nedeniyle daha anlaşma imzalanmadı. Ancak, bakanlığın bu görevleri getirme hususunda aynı şekilde davranacağını, aynı yolu benimseyeceğini sanıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma Bakanlığının, taşımacılık sektörünün ve araçlarının kayıt altına alınmasıyla ilgili olarak getirdiği, öngördüğü düzenlemelerin büyük bir kısmı, Türkiye gerçekleriyle uyuşmayan, işsizler ordusuna yeni kişilerin katılmasına yol açacak niteliktedir. Nakliye şirketlerinin ve kamyoncuların faaliyetlerini sürdürebilmelerine imkân sağlayacak şartlar oldukça ağırlaştırılmıştır. Bu düzenlemeler, ülkemizdeki taşımacılık sektörünün yabancı şirketlere teslimine yol açacaktır. Ülkemizde, taşımacılık sektörü, yabancı sermayeli şirketlerin cirit atacağı, onların etkili olacağı bir sürece girmiş olacaktır. Taşımacılarımız, yabancı nakliye şirketlerinin taşeronu konumuna gelecektir. Olan, yine bizim nakliyecilerimize, kamyoncularımıza, yani, bizim insanlarımıza olacaktır. İktidarın kısa vadeli yaklaşımları, yabancılara bu tür ayrıcalıkların verilmesi, uzun vadede ülkemizi zarara sokacaktır. Ülkemiz, kısa vadede kazançlı görülebilir; ancak, bu düzenlemelerin zararlı etkileri, orta ve uzun vadede ortaya çıkacaktır.
Değerli arkadaşlarım, karayolu taşımacılığı, ülkemiz için gerçekten öneme sahip bir ulaşım koludur. Ülkemizdeki taşımacılığın yüzde 95'i karayoluyla yapılmaktadır. Ayrıca, bu taşımacılığın bir başka özelliği de, özellikle maddî açıdan yeterli olanağa sahip olmayan insanlarımız için bir ekmek kapısı olmuştur. Örneğin, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki halkın büyük bir kısmı nakliyecilik işiyle uğraşmaktadır. Bu bölgelerin yıllardır yeterli miktarda yatırım alamaması, topraklarının sulanamamasının halkın tarım işiyle uğraşmasını zorlaştırması gibi nedenlerle, orada yaşayan vatandaşlarımızın büyük bir kısmı borç harç kamyon almakta, ekmeğini buradan çıkarmaya çalışmaktadır. Bugün, bu bölgede yaşayan insanlarımızın büyük bir kısmı okuma imkânı bulamamışlardır ve genelde öğrenim düzeyi ilkokul düzeyinde kalmıştır. Biliyorsunuz, ilkokul mezunları artık ehliyet alamamaktadır. Ben, bu konuya girmek istemiyordum; ama, Sayın Bakanım, az evvel, ilkokul mezunlarıyla ilgili teklifimizi reddettiniz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ve diğer bölgelerimizde yaşayan insanlarımızın büyük bir kısmı bu durumdadır. Şimdi, Ulaştırma Bakanlığı, bir yandan, bu vatandaşlarımıza taşımacılık işiyle uğraşmalarını imkânsız hale getirecek külfetler yüklemektedir. Diğer taraftan, bu insanlarımız ehliyet alamamaktadırlar; çünkü, büyük bir kısmı ilkokul mezunudur. Daha da önemlisi, Ulaştırma Bakanlığı, şoförlerin ticarî araç kullanabilmeleri, SRC belgeleri alma zorunluluğu da, bu belgeye sahip olmalarına bağlanmıştır. Bu iş nasıl olacak? Bu insanlarımız nasıl bu belgeyi alacak? Bakanlık, acaba bunu düşünmüş müdür? Bu durumdaki vatandaşlarımızın hayatlarını idame ettirebilmelerine imkân sağlamak üzere, Trafik Kanununda değişiklik yaparak, ehliyet alabilmelerini sağlamalıyız.
Değerli arkadaşlarım, bu türlü arkadaşlarımız, Azerbaycan, Bulgaristan'da ehliyet için diploma şartı aranmadığı için, bu durumdaki vatandaşlarımız buralara yönelmektedir. Bu ülkelerde B, D ve E sınıfı ehliyet diploma şartı olmaksızın alınabilmektedir. Türkiye ile bu ülkelerin arasındaki ikili anlaşmaların, Azerbaycan ve Bulgaristan'dan alınan ehliyetlerin Türkiye'de emsalleriyle rahatlıkla değiştirilebilmesine imkân sağlaması, vatandaşlarımızı bu yola sevk etmektedir. İnsanlarımızı bu yola sevk etmemek gerekir diye düşünüyorum. Türkiye gerçekleriyle uyuşmayan, örtüşmeyen uygulamalara son verilmelidir diye düşünüyorum. Bugün, söz konusu bölgelerimizdeki gençler, iş imkânı bulamamaktan şikâyetçi; yapabilecekleri işleri de bu şekilde ellerinden almaktayız. İşsizlik, parasızlığın ötesinde bir haldir değerli milletvekillerim. Bu durumda olan insanlarımız bunalıma düşer, bir şeyler yapmak, kendini kanıtlamak ister; bu dünyada ben de varım dedirtecek davranışlar içerisine girmek zorunda hisseder.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 3 Mayıs 2006