Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 1.104 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GN.MD.GÜNCE YAPILACAK BÖLÜNMÜŞ YOL İNŞAASINDA UYG.USUL VE ES.(276)); konuşma 1.104 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2003-11-19-karayollari-gn-md-gunce-yapilacak-bolunmus-yol-insaasinda-uyg-usul-ve (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Epeyce fayda etti herhalde.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçmişte Karayolları mensubuydum; bu kurumda yapı başmühendisliği yaptım. Belki de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde tek Karayolcu milletvekiliyim.
Karayolları, gerçekten, önünde durulduğu zaman, şapka çıkarılacak bir kurumdur; öyle kurulmuş, öyle geliştirilmiş. Biz siyasetçiler ne kadar çomak soksak, kendi kimliğini bir türlü bozmamış, üretmeye ve çalışmaya devam etmişler; işçisiyle, mühendisiyle bütünleşmişler ve kilometrelerce yol yapmışlar. Şu saatte, biz burada konuşurken, doğu ve güneydoğuda, Karadenizde, Kastamonu'da, Bolu Dağlarının eteklerinde ve geçişlerde Karayolcu işçiler, Karayolcu mühendisler, şube şefleri, hep birlikte kar mücadelesi yapıyorlar; kışla, doğayla savaşıyorlar. İşte, Karayolları, konuştuğumuz, yasa tasarısını görüştüğümüz kurum, böyle bir kurum.
Türkiye'de, bir bölünmüş yol konusu var. Cumhuriyet Halk Partililer de, biz de, bu kuruma, bu konuya asla karşı çıkmıyoruz, destekliyoruz; emanet çalışmayı ve püremanet çalışmayı destekliyoruz; ama, öyle görülüyor ki, 1,2 trilyon liraya mal edilen bir yolun kilometresi, sanki, elimizde bir sihirli değnek varmışçasına, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidara geldi, Zeki Ergezen Bakan oldu, bir anda 200 milyara indi; Allah'a çok şükür, yüzde 600 gibi bir rakamla maliyetler düştü!..
Değerli arkadaşlar, gerçek bu değil. Neden değil; bakın, bölünmüş yol, mevcut yolun yanına ilave bir yolun eklenmesi demektir; şimdiki yapılan budur. Aynı fizikî şartları, geometrik standardı koruyarak, şakulî kurplara, aynı zamanda da düşey ve yatay kurplara riayet ederek, yanına ilave ettiğimiz ve daha önce de önerdiğimiz gibi, 4 metre civarında kullanmadığımız orta refüjün de kalkmasıyla yüzde 25 de tasarruf sağlayarak, 8 metre bir yolun ilavesidir. Halbuki, 1,2 trilyona mal olan yolun toplam keşif bedeli, toprak işi, proje bedeli, 24 metre genişliğindeki bir platformdur. Burada, sanki, böyle bir sunuş yaptığımız zaman, bizim Bursa Milletvekilimiz Sayın Kemal Demirel'in dediği gibi, siz 200 milyara mal ettiğinizde, 1 trilyona mal eden geçmiş iktidarlar döneminde Karayolları ne kadar hortumlandı; 800 milyarı kim aldı der gibi, insanların kafasına ve bizi dinleyenlerin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bizi izleyenlerin beynine bir soru işareti geliyor. Türkiye'de -geçmişte, sizin, Sayın Bakanımın da mensup olduğu... Zamanında Sayın Ayhan bakanlık yapmıştır- geçmişteki maliyetler ile bugünkü maliyetler arasında pek büyük fark yok; çünkü, birim fiyat esastır. Eğer, birim fiyat esasına göre yolun maliyeti çıkıyorsa, o zaman, birim fiyatlarda bir yanlışlık var demektir; o yanlışlığın düzeltilmesi lazım. Öyle, 5 katı bir maliyet farkı varsa, o, yüksek bir maliyettir ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulunun, bu yanlışlığı düzeltmesi lazım. Bu böyle değil, bu yanlış sunuluyor.
Şimdi, olay nedir; mevcut yolun yanına, 8 metre veya 10 metre bir yol konuyor. Bu duble yolun maliyeti, 1,2 trilyon ise, şu anda yapmış olduğumuz standart bir yolun maliyeti de 600 milyar olur; ama, biz, sadece işlettiğimiz makinelerin mazot parasını verdiğimiz için, sadece kamu çalışanlarının maaşını ödediğimiz için, kamulaştırma için ek bir kaynak vermediğimiz için maliyetler aşağıya geliyor; aşağıya geldiği için de, püremanet maliyetle, emanet maliyet ile müteahhit fiyatları arasında, zaten, sigorta, vergi, vesaire genel masrafları karşılamak üzere yüzde 25 bir fark var, oradan kaynaklanıyor. Bunu düzeltmek istiyorum; geçmişteki Karayolcu mühendis arkadaşlarıma ve Karayollarında çalışanlara, sanki, böyle bir sunuşta "eyvah, geçmişte Karayolları ne kadar hortumlanmış" diye bir şeyi engellemeyi, çalışmayı düzeltmek istedim.
YEKTA HAYDAROĞLU (Van)Yapmışlar...
FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Kötü mü?! Çalışmalar çok güzel olmuş; teşekkür edelim.
MEHMET YILDIRIM (Devamla)Evet, şimdi, emanet çalışmaları da sonuna kadar destekliyoruz arkadaşlar. Ben, Kastamonu'da, Karayolları emanet şantiye şefliği yaptım ve bir yılda, 3 tane motoskreyper, 3 tane dozer ve 14 tane 2070 diye bilinen kamyonla 80 kilometre yol yaptık, 2 500 000 metreküp kazı yaptık ve asfalt yaptık, sathi kaplama yaptık. Sabah 05.00 akşam 17.00, çift vardiya 24 saat karayolları işçimizle çalıştık. Sayın Bayram Meral de, o zaman Yol-İş Sendikasının Başkanıydı; hepsini bilirler.
Değerli arkadaşlar, işçi üretir. Ne derler; "at binicisine göre kişner." At biniciye göre yola gider. Karayollarında, geçmişte, 1983'ten sonra gelişen politikalar nedeniyle, emanet çalışma ortadan kaldırılmıştır. Emanet çalışmanın çok külliyetli olduğunu söylemişler ve Karayollarının kontrollük sistemine geçmesini bir siyasî olarak benimsemişlerdir. Rahmetli Özal öyle başlatmıştır ve Karayollarında, o günden bugüne kadar, 1980'den bugüne kadar yirmiüç yıl geçmesine rağmen, bütün projeler o dönemde ihale edilmiştir. Bilirsiniz o dönemin sıkıntılarını, teklif usullerini, birim fiyat esaslarını; o günkü sıkıntıları Türkiye hep görmüştür; ama, o günler geride kaldı.
Gelin, bölünmüş yollarla birlikte Karayollarını daha da yüceltelim. Karayollarının yüceliği, emanet çalışmanın büyütülmesinden geçmektedir. Makineler, 1975 ile 1985 modeldir; bunların değiştirilmesi ve makine parkının yenileştirilmesi lazım. Bu makineler, elbette, piyasada çalışır; yirmibeş yıllık makineler OSTİM'de onarılıyor ve çalıştırılıyor; Karayolları da bunu çalıştırıyor. Onarımını yapacak ustalar var; yedek parça sorunu çözüldükten sonra, makinenin eskimesi diye bir şey olamaz. Yeter ki dozerlerin yürüyüş takımı değiştirilsin, yeter ki yedek parçası temin edilsin, yeter ki 620'den, Maliye Bakanlığı, kuruma, gerektiği kadar ödenek aktarsın. Makineleri yenileştirmek mümkündür; ancak, makinelerin üzerinde çalışacak işçi kalmamıştır. Örnek vermek istiyorum -derseniz ki, yine mi Kastamonu; evet, yine Kastamonu- Kastamonu'da, 15 inci Bölgede, benim çalıştığım dönemlerde 3 500'ün üzerinde işçi çalışıyordu, şu anda 700'e düşmüştür; operatör yoktur, bir makineye bir operatör düşmemektedir.
O zaman, yapılması gereken nedir; Türkiye'de işsizlik var, gençlerimiz işsizdir; öyleyse, maliyeti aşağıya çektiğimize göre, daha çok -15 000 kilometre- yol yapacağımıza göre ve il yollarımız da kötü durumdadır, onları da yapacağımıza göre, onların fizikî şartlarını değiştireceğimize göre, geometrik standardını yükselteceğimize göre, o zaman, Sayın Bakan, Karayolları Genel Müdürlüğüne mevsimlik işçi alınması yasa tasarısını buraya getiriniz. Nasıl ki Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de, 36 ilin gelişmesini sağlamak, sağlık problemini çözmek için 21 000 insanı sözleşmeli olarak almak istiyorsa, siz de 20 000 personeli geçici olarak almak için, Sayın Maliye Bakanından ödenek isteyin ve kanun tasarısını getirin ve burada, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz destek verelim. Açıkça ifade ediyorum, destek verelim; çünkü, başka çare yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlayın.
MEHMET YILDIRIM (Devamla)Değerli arkadaşlarım, Karayolları Genel Müdürlüğünü övdük, projeyi anlattık, maliyete açıklık getirdik. Sayın Bakanıma teşekkür ediyorum; komisyonlarda, orta refüjün kaldırılmasını hep dile getirdik; uyguladılar. Bütün Türkiye'de yeknesaklığın sağlanması için -bazı bölgelerde uygulamaya konuldu, bazı bölgelerde de, hâlâ, orta refüj, sanki, hendek çukuru gibi devam ediyor- tedbir alarak, acilen, Karayollarının 17 bölgesinde de aynı yeknesaklık uygulanarak, orta refüjler kapatılsın, maliyetimiz de yüzde 25 insin; çünkü oralarda ayrıca harcama yapmaya gerek yok; o bölünmüş yolları ayıran çizgi, bölünmüş yolu ayırmaya, engel teşkil etmeye yeterlidir. İngiltere'ye gittiğimizde gördük ki, orta refüj diye bir şey yok; şehir merkezlerinde yok, kent merkezlerinin çıkışlarında orta refüj yok; bütün yolları kaplamışlar ve yüzde 25 ekonomi sağlamışlar, bunu biz gerçekleştirelim.
Tabiî karayollarının kuruluşunda biz Amerikan sistemini benimsemişiz; tip projeler, 24 metre demişiz; ortada 4, yanlarda 3'er metre. Kur'an-ı Kerim değil bu, değişmeyecek. İşte, Sayın Bakanımız da bir genelge yayınlar, "tip Zeki" der ve 20 metrelik yol, bütün Türkiye'de uygulanır.
Değerli arkadaşlar, Karayolları çalışanlarının durumunu düzeltmemiz gerekiyor. 6 ncı madde personelin özlük haklarıyla ilgili bir maddedir. Bakın, karayolları en mağdur kurumdur, 24 saat çalışır. İnanın, yemekte, aile sohbetlerinde yol projeleri anlatılır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003