İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk silahlı kuvvetleri iç hizmet kanununda değişiklik yapılması (s.s.731)

Mehmet Yıldırım

Kastamonu Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Şubat 2005 · 886 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yıldırım (CHP), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.731)); konuşma 886 kelime.

Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Türk silahlı kuvvetleri iç hizmet kanununda değişiklik yapılması (s.s.731)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-02-23-turk-silahli-kuvvetleri-ic-hizmet-kanununda-degisiklik-yapilmasi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Bilindiği gibi, Anayasamızın 72 nci maddesine göre, vatan hizmeti, her yurttaşımızın aslî görevidir. Bu aslî görev, 21 Haziran 1927 tarihinde, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, 20 yaşına gelmiş her erkek, askerlik yapmayı vatan borcu olarak saymıştır. Ayrıca, askerî okulları kazanan asker öğrenciler, okula kaydedilmeden önce sağlık kontrolünden geçmekte ve bu muayene esnasında tam sağlam olmaları halinde, askerî öğrenci statüsü kazanabilmektedir.

Devlete güvenerek çocuklarını tam, sağlam, zorunlu ve öğrenci olarak askere gönderen anne ve babalara müjdeler veriyoruz. Bundan böyle, askerlik görevini yaptığı sırada -yedeksubay, er ve erbaşlar- yakalandıkları hastalıkların tedavisi sırasındaki masrafları, terhis olduktan sonra da, belli bir süre, devlet tarafından karşılanacaktır. Yine, sürekli hastalıkları nedeniyle okullarıyla ilişkileri kesilen harp okulları öğrencileri, GATA Tıp Fakültesi öğrencileri, askerî liseler, astsubay hazırlama sınıf okulları öğrencilerinin, sağlık sorunları giderilinceye kadar, tedavileri devlet tarafından karşılanacaktır. Ayrıca, bazı askerî lise öğrencileri, öğrenim sırasında yakalandıkları verem ve buna benzer diğer hastalıklardan dolayı okuldan ayrılmak zorunda kalsalar bile, hastalıkları iyileşinceye kadar devlet tarafından tedavi ettirilecektir.

Bu kanun tasarısı, Millî Savunma Komisyonunda, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin oybirliğiyle alınmış bir karardır, biraz sonra da oybirliğiyle Yüce Meclisten çıkacaktır. Ancak, burada, ben, birkaç önemli noktayı, örnek vererek aydınlatmak istiyorum. Bunları, benim bu tasarı için gerekli gördüğüm ve eksik kalan noktalar olarak anlatmak istiyorum.

Bu kanun tasarısı nasıl ki oybirliğiyle komisyonda kabul edildiyse, önereceğim konularla ilgili de bir düzenlemenin yapılmasını bir milletvekili olarak talep ediyorum; Millî Savunma Bakanlığına, Genelkurmay Başkanlığına, hükümete, vatandaşın vekili olarak dilekçe veriyorum. Askerin görevi sevk pusulasıyla başlar ve terhis belgesiyle sona erer. Bu süre içerisinde, her ne sebeple olursa olsun, vatan evlatlarının şehit düşmesi ya da gazi olması durumunda, sonuna kadar, kendilerine ve ailelerine sahip çıkılması, devletin aslî bir görevidir.

Bu durumu, bir örnek vererek izah etmek istiyorum. Şehitlik ve Gazilik Kanunu statüsünde bir değişiklik yapılmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Eğer, askerimiz, düşman kurşunuyla şehit veya gazi olmuşsa, aileleri, şehitlik maaşından ve emeklilik hakkından, hukukundan yararlanabilmekte; ama, eğer, görev şehidi ise, örneğin, dün akşam televizyonda izledik -Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı diliyorum- pilotlarımız düştü ve şehit oldular. Bu görev şehidi arkadaşlarımız, bu yasadan yararlanamıyor ve bundan sonra, önce "şehittir" diyoruz; ama, şehitlik tabutunu Türk Bayrağına sarıyoruz, ondan sonra da "şehit olmadın" diye karar çıkararak, ailelerine bir maaş sağlamıyoruz.

Bunun düzeltilmesi lazım. Elbette ki, cephede savaşırken şehit olanlarla, cephede savaşırken gazi olan arkadaşlarla, evlatlarımızla, görev şehit ve gazilerinin farkı olması lazım; ama, bu düzenlemeye kesin ihtiyaç vardır. Eğer, bu böyle değilse, böyle olmazsa, önce bayrağa sarılı şehitlerin, törenlerle defnettiğimiz bu vatan evlatlarının, daha sonra aileleri, Türk Silahlı Kuvvetleriyle mahkemelik olabilmektedir ve hak arayışına gidebilmektedir. Trafik kazasında ölenlerin, eğitim sırasında ölenlerin, sevk pusulasıyla başlayan askerliğin terhis belgesiyle sona ermesine kadar geçen süreç içerisinde bütün vatan evlatlarının başına gelecek her türlü olaydan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sorumlu olduğunu düşünüyorum ve onlardan sonra ailelerine bir sigorta gibi bakmasını diliyorum.

İkinci olarak; 25 yaşını doldurmuş üniversite mezunları veya olmayanlardan henüz askerlik hizmetini yerine getirmemiş olanların bu hizmetin bedelini ödemeleri hususunda düzenleme getirilmelidir. Bu sayede, hem yetişmiş işgücü ülke ekonomisine ve üretimine kesintisiz fayda sağlayacak hem de önemli bir gelir kaynağı yaratılacaktır.

Değerli arkadaşlar, bu konu, bütün Türkiye'de milletvekillerimize bilgi aracılığıyla, telefonlarımıza mesajlarla iletilmektedir. Üniversiteli gençlerimizin veya 25 yaşını doldurmuş gençlerimizin, 480 000 civarında olduğu söylenen üniversiteli ve diğer gençlerimizin askerlik konusunu, diğer bir deyişle, bedelli askerlik konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi, hükümet, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı olarak -bu bir sorundur- çözmek zorundayız. Yani, bu sorunu görmezlikten gelmeye, ertelemeye hakkımızın olmadığını düşünüyoruz.

FİKRET BADAZLI (Antalya)- Aynen biz de Mehmet Bey.

MEHMET YILDIRIM (Devamla)- Diğer bir sorun da, subay, astsubay, uzman, er ve erbaşların özlük haklarının yeniden ele alınması şarttır. Zorlu koşullarda görev yaparken, nöbet tutarken, teröre karşı mücadele ederken eş ve çocuklarının hayatlarını idame ettirebilme endişesine düşmemeleri gerekmektedir. Çocuklarının eğitimleri konusunda somut adımlar atılmalı ve burslar verilmelidir ve gerekli kolaylıklar sağlanarak,insanca yaşayacakları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin astsubay ve subaylarına gerekli maaş artışı sağlanmalıdır. Elbette ki, diğer sivil memurlara da gereği yapılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, bütçeyi yaptık burada. Bütçede en büyük payı tefeciye veriyoruz; 40 milyar dolar!.. Savunmaya ayırdığımız pay, yaklaşık 18 katrilyon lira. Bütün kamu harcamalarına harcadığımız pay, 28 katrilyon civarında. Elbette, diyeceksiniz ki bu Mecliste "bu borçları, biz kucağımızda bulduk" bu hükümet de "bunu kucağımızda bulduk" diyecek.

Bu tefeciye ayırdığımız 40 milyar dolar rakamını aşağı çekerek, bizi sınırlarda koruyan, toprak için, bayrak için can veren askerlerimize, nöbet tutan askerlerimize, bürokratlarımıza gerekli kaynağı aktarmamız gerektiğini düşünüyorum.

Eğer, askerlerimize gerekli katkıyı vermezsek, bürokratlarımıza gerekli katkıyı vermezsek, o zaman, yolsuzluk denilen, bizi karabasan gibi basan o olayla mücadelemizin zorlaşacağını düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, diğer bir konu da, GATA, Mevki Hastanesi gibi askerî hastanelerle gerekli protokoller yapılarak, aslî görevlerine bağlı kalmak koşuluyla, sivillere veya diğer kurumlara hizmet verilmesi sağlanmalıdır. Bu hastanelerde, aynı Sağlık Bakanlığı hastanelerinde olduğu gibi, dönersermaye sistemiyle, burada çalışan sağlık personeline ve doktorlara ek gelir sağlanmalıdır. Bu yapılmıyorsa, bu doktorların ve sağlık personelinin ücretleri, en az 2 katı artırılmalıdır diye düşünüyorum.

Bu vesileyle, Millî Savunma Bakanlığına, Genelkurmay Başkanlığına, hükümete, İktidar Partisinin milletvekillerine ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine, ortak bir kararla bu yasayı geçirdiğimiz için ve bu dediğim üç konuda da gerekli adımları atmak için çağrımı yeniliyorum.

Bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun, gazilerimize geçmiş olsun diyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 23 Şubat 2005

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook