Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)
Denizli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 34. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Aralık 2004 · 907 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yüksektepe (AK Parti), 16 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)); konuşma 907 kelime.
Mehmet Yüksektepe (AK Parti, Denizli). “Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yuksektepe-22-2004-12-16-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET YÜKSEKTEPE (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 701 sıra sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Tasarısı üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, burada bulunan her arkadaşım bilmektedir ki, tarım sektörü, dünyada olduğu gibi, ülkemizde de risk açısından en yüksek değeri taşıyan bir sektördür.
Dolayısıyla, biraz önce Sayın Bakanım da ifade etti, bu risk altında ve ülke şartları içerisinde, elbette ki tarımın problemleri, çiftçimizin, köylümüzün problemleri vardır.
Bugünkü duruma geçmeden önce, 3 Kasım 2002 öncesini kısaca bir hatırlamak, sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, hatırlarsınız, o günlerde, gazetelerde "Çiftçi Haciz Kıskacında", "Çiftçinin İkinci Adresi Cezaevi" gibi, çiftçiyi gerçekten zor durumda bırakan manşetlerle ve haberlerle karşı karşıyaydık. O günlerde, o dönemde, çiftçimiz ilgiye muhtaçtı, şefkate muhtaçtı, sevgiye muhtaçtı...
NECATİ UZDİL (Osmaniye)Bugün de sevgiye muhtaç!..
MEHMET YÜKSEKTEPE (Devamla)...ve kendi yüreğiyle ortak atacak bir yüreğe muhtaçtı. İşte, 3 Kasım 2002 sonrasında bu sevgiyi, bu şefkati, bu ilgiyi, çiftçimiz, köylümüz yanında buldu.
Bu çerçevede ne yaptık; değerli arkadaşlar, öncelikle, hizmeti köylümüzün ayağına götürmeyi bir ilke olarak benimsedik. Bu çerçevede, başta Başbakanımız, Sayın Bakanımız, milletvekillerimiz ve Tarım Bakanlığının teşkilatları, gece gündüz demeksizin, çiftçinin tüm sıkıntılarına derman olmak için, ellerindeki gücü, birikimi, enerjiyi çiftçimizle paylaşmaya çalıştılar.
Değerli arkadaşlar, bu anlamda bir örnek vermek istiyorum. Denizli'nin Çivril İlçesinin Sarılar Köyünde bir dolu afeti yaşandı ve ben, o köyü, gece saat 10'da, Tarım İl Müdürümüzle, İlçe Müdürümüzle, diğer yetkili arkadaşlarımla birlikte ziyaret ettiğimde, gerçekten, çok kötü bir manzara vardı köyde. Elma ağaçları kökünden devrilmişti, ayçiçekleri perişan olmuştu; ama, gecenin o saatinde, kahvede köylüyle otururken, hiç unutmuyorum, dedi ki bir tane amca: "Oğlum, hiçbir şey yapmasanız bile, bu saatte burada olmanız bizim için yeterlidir." Ama, biz, bunu yeterli görmedik ve hemen arkadaşlarımız harekete geçtiler, o köyümüzde derhal hasar tespit çalışması yaptılar, 35 aileye, yaklaşık 30 milyar lira yardım yaptılar.
Değerli arkadaşlar, 2002 öncesi, bitti gözüyle bakılan, bitti diye algılanan çiftçimiz ve tarım üretimimiz, bu sevgiyle, bu ilgiyle tekrar moral buldu, heyecan buldu ve bu heyecanla, bu zor şartlara rağmen, bu sıkıntılı günlere rağmen, tekrar, evinden tarlasına giderken, bir umutla, bir heyecanla, bir enerjiyle çıkmaya başladı.
MUHARREM İNCE (Yalova)Nerede, Türkiye'de mi bu?!
MEHMET YÜKSEKTEPE (Devamla) -Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bunun için son iki yılda neler yaptık; öncelikle, çiftçimizi zor durumda bırakan faiz borçlarından kurtardık; çünkü, birçok çiftçimiz traktörünü satmıştı, evindeki bir baş, iki baş ineğini satmıştı, bu borçlarını ödeyebilmek için, cezaevine girmemek için. Burada birlikte çıkardığımız 4876 sayılı Yasayla bu borçların yüzde 59'unu affettik, faizlerini sildik; bu rakam 1,9 katrilyon idi ve bunun yaklaşık 1 katrilyonunu silerek, çiftçimizin, bir anlamda, nefes almasını sağladık.
Yine, çiftçimizi, sattığı traktörleri geri alması için, ucuz ve düşük faizli kredilerle desteklemeye çalıştık. Yine, ilk defa, belki yeterli olmamakla birlikte, çiftçimiz, mazotu diğer tüketicilerden yüzde 40 civarında daha ucuza kullandı. Bunlar yeterli miydi; elbette yeterli değildi; ama, ülke şartlarında, bu, şu demekti: Biz, çiftçinin yanındaydık; ülkenin, devletin imkânları çerçevesinde bunları bu noktada sağlamak durumundaydık.
Değerli arkadaşlar, yine, Sayın Maliye Bakanımızın da desteğiyle, anlayışıyla, anlayışlı davranışıyla bazı tarımsal girdilerde KDV indirimi yaptık; bunu hep birlikte yaptık. Özellikle sertifikalı tohumculukta, fidanda ve sunî döllemede dondurulmuş hayvan sperminin KDV'sini yüzde 18'den yüzde 1'e çektik. Yine -devam etti, çiftçimize ve köylümüze desteğimiz- 2003 yılında 2,7 katrilyon doğrudan destek ödedik. Yine, 2004 yılı içerisinde 2,8 katrilyon ayrıldı. Değerli arkadaşlar, bakın, bu rakamlar hep birer artışı ortaya koymaktadır, yeterli olmamakla birlikte; ama, sizler de şunu bilmektesiniz ki, Türkiye'de faizler ciddî oranda düşmüştür, enflasyon da düşmektedir; ama, buna rağmen, bizim çiftçiye sağladığımız destek artma eğilimlidir ve artmaktadır.
Değerli arkadaşlar, özellikle stratejik öneme sahip kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, zeytinyağı gibi ürünlerde ciddî destekler ortaya koyduk.
Arkadaşlar, özellikle burada çok sık dile getirilen bir konu. Ben de bir Ege Bölgesi milletvekiliyim, Denizli milletvekiliyim; hayvancılık yaptık, pamuk üretimi yaptık, mısır üretimi yaptık, tütün üretimi yaptık.
Değerli arkadaşlar, özellikle CHP'li Sayın Mustafa Gazalcı, bu kürsüye, tarımla ilgili her çıktığında "tütün, tütün, tütün" diyor.
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Evet.
MEHMET YÜKSEKTEPE (Devamla)Sayın Vekilim, bir hesap yapmak istiyorum. 1 dekar tütünden yaklaşık, en verimli araziden, 80 kilogram tütün elde edilir; bu da, başfiyatla (4 000 000 lira civarında) çarptığımızda, yaklaşık 350 000 000 lira civarında bir gelir eder.
Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz yıllarda 800 ilâ 900 hektar civarında olan Denizli'deki tütün üretimi, yine, bu sene 880 hektar civarındadır ve bugün, çiftçilerimizin özel şirketlerle yaptıkları sözleşmeler sonucunda her geçen gün bu artmaktadır; ama, buna rağmen, tütün üretimindeki maliyetlerin, masrafın bedeli yüzde 60 civarındadır. Ancak, biz, her fırsatta çiftçimize, tütüne alternatif olarak kekiği önerdik.
Değerli arkadaşlar, kekiğin 1 dekarından, 1 dönümünden 170 kilogram ürün elde edilir ve bunu da, yaklaşık 2 000 000'la çarptığımız zaman, yine, 350 000 000 civarında bir rakam elde eder.
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)1 000 000 lira...
MEHMET YÜKSEKTEPE (Devamla)Belki, bu, eşit gibi gözükse de, kekiğin maliyeti, giderleri yaklaşık yüzde 10 civarındadır ve bir defa ekersiniz ve üç yıl, dört yıl, iyi baktığınızda, bunu biçme imkânınız var. Aynı zamanda, biz, bunu daha iyi değerlendirmek için kekik işleme tesislerini de kurduk ve Sayın Vekilimiz de o açılışa katıldı ve burada çiftçinin ürettiği bu ürünü daha iyi pazarlamasını sağladık.
Değerli arkadaşlar, bakın, yine, Sayın Vekilim dedi ki: "Hiçbir üründe kâr yok." Bakın, Honaz İlçemizde kiraz üretiminden bu yıl -kilogramı 4 500 000 - 5 000 000 lira civarında- trilyonlarca lira para kazandılar. Onları kutluyorum. Yine, Çivril bölgesinde elmacılık. Bakın, 1 dekar kirazdan 1 milyar civarında gelir elde ediliyor. Biz, çiftçimizi, bu noktada hayvancılık ve meyveciliğe teşvik ediyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 16 Aralık 2004