İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 17. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Mineralli sular ve jeotermal kaynakların kullanımı hakkında

Mehmet Yüksektepe

Denizli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 17. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Kasım 2005 · 720 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yüksektepe (AK Parti), 10 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİNERALLİ SULAR VE JEOTERMAL KAYNAKLARIN KULLANIMI HAKKINDA); konuşma 720 kelime.

Mehmet Yüksektepe (AK Parti, Denizli). “Mineralli sular ve jeotermal kaynakların kullanımı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yuksektepe-22-2005-11-10-mineralli-sular-ve-jeotermal-kaynaklarin-kullanimi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET YÜKSEKTEPE (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisin huzurunda konuşmama başlamadan önce "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinden yola çıkarak Türkiye Büyük Millet Meclisini kuran ve halk iradesini en üstün irade sayan cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, ölümünün bu anlamlı gününde saygıyla anıyor ve Allah'tan rahmet diliyorum.

Değerli arkadaşlar, bizler, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, milletin iradesini millet adına kullanan milletvekilleri olarak, 3 Kasım 2002'den bu yana hizmet etmekteyiz.

3 Kasım 2002'den bu yana, bizleri milletvekili olarak buraya gönderen vatandaşlarımızın geleceğe olan ümitlerini, büyük ve güçlü bir Türkiye Devletinin mensubu olmak istediklerini unutmadık. Milletimizin isteği, millet iradesini ortaya koyan bir Meclis olma yolundan hiç sapmadık. Bizler, AK Parti olarak, 3 Kasım öncesi ne söylemişsek onun arkasında olduk ve olmaya devam ediyoruz. AK Partinin bu üç yıllık dönemi, iyi yönetilen bir Türkiye'nin neler yapabileceğini ortaya koydu. Tüm dünyaya millet iradesinin ne anlama geldiğini gösterdik. Aslında, tek yaptığımız, milletimizin yanında olmak, bizi buraya gönderenlerin sesini duymak, yüreğini hissetmek oldu. Milletimiz dedi ki, hortumları kesin, kestik; dedi ki, polemik yapmayın, laf üretmeyin, üretmedik; dedi ki, ekonomiyi düzeltin, düzelttik ve düzeltmeye devam ediyoruz; dedi ki, uluslararası arenada güçlü bir Türkiye olarak yerimizi alalım, aldık. Tüm bunlar, yeni Türkiye'de yaşanan gelişim, değişim ve güven ortamı, aslında, bizlerden çok büyük Türk Milletinin eseridir. Milletimiz bize bir şey daha söyledi, dedi ki; ülkenin atıl kaynaklarını harekete geçirin.

Değerli arkadaşlar, bu anlamda, Enerji Bakanlığı birçok yeni atılım gerçekleştirdi. Bunların başında Bor Araştırma Enstitüsünü kurduk, burada hep birlikte Yenilenebilir Enerji Yasasını çıkardık. Bu alanda, pazılın eksik kalan parçalarını tamamlamak, elbette ki, bizim görevimizdi. Bu çerçevede, ülkenin kaynaklarının harekete geçirilmesi konusundaki beklentiye cevap vermek için, hükümetimiz var gücüyle çalışmaktadır. İşte, harekete geçirilmeyi bekleyen kaynaklardan biri de jeotermal kaynak ve mineral sulardır. Bugün, bu alanda yapılan yatırımlar, maalesef, kaplıcalarla ilgili 1926 tarihinde çıkarılan 927 sayılı Kanunla yapılmaktadır. Çok eski ve ihtiyaca cevap vermeyen mevcut yasalar, atıl kaynakların harekete geçirilmesini güçleştirmektedir. Bu alanda özel sektörün önünü açmak ve planlı bir gelişme sürecini yaratmak için tamamen yerli, çevre dostu, yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermal kaynaklar kanununun çıkarılması çok önem arz etmektedir. Bu çerçevede, ben de, Meclis Başkanlığımıza, bir kanun teklifi hazırlayıp, verdim; ancak, son aldığım bilgiye göre, hâlâ daha, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Komisyonunda, bu yasamız, kanun teklifimiz ele alınmadı, görüşülmedi.

İnsanoğlu, tarih boyunca, mineral suları ve termal kaplıcaları kullanmış ve tedavi edici etkisini fark etmiştir. Değerli arkadaşlar, dünyada, 1890'dan bu yana ABD'de, 1934'ten bu yana İzlanda'da, ısınma amaçlı kullanılmaktadır jeotermal kaynakları. Ayrıca, Paris'in birçok semtinde, yaklaşık 85 000 konut, jeotermalle ısınmaktadır. Ancak, endüstriyel alanda ilk kullanım, 1904 yılında, İtalya'da, jeotermal akışkandan elektrik üretimiyle başlamıştır. Değerli arkadaşlar, buraya dikkatinizi çekmek istiyorum; yüz yıldan beri, bu elektrik üreten tesis kullanılmaktadır.

Günümüzde, bugün, kendi bölgem olan, Denizli-Kızıldere'de, Aydın-Germencik ve Aydın-Salavatlı'da, jeotermal enerji santralları elektrik üretimi yapmaktadır. Ayrıca, yine, Denizli-Kızıldere jeotermal tesislerinde, 120 000 ton günlük kuru toz buz üretilmektedir. Bunun yanında, 195 adet kaplıcadan şifa ve termal turizm amaçlı yararlanılmaktadır. Bunlara ilaveten, çeşitli jeotermal bölgelerinde, yaklaşık 65 hektar jeotermal sera ısıtmacılığı yapılmaktadır.

Dünyada, 2000 yılından bu yana, jeotermal elektrik üretiminde yüzde 12, elektrik dışı uygulamalarda ise yüzde 62 civarında artış gerçekleşmiştir. Filipinler'de toplam elektrik üretiminin yüzde 27'si, California Eyaletinde yüzde 7'si, İzlanda'da ise toplam ısı enerjisi ihtiyacının yüzde 86'sı jeotermalden karşılanmaktadır. Jeotermal ısıtmada dünya 2010 yılı hedefleri, Avrupa'da 3 000 000 konut, ABD'de ise 7 000 000 konutu jeotermalle ısıtmaktır. Türkiye'de potansiyel rezervin 1 000 000 konutu ısıtabileceği hesaplanmaktadır. İlk etapta 500 000 konut bile yeterince önemli bir rakamdır.

Değerli arkadaşlar, jeotermal kaynağının kullanım alanlarına baktığımızda, elektrik enerjisi üretiminde, merkezî ısıtma ve soğutmada, seracılıkta, endüstriyel amaçlı kullanım gibi birçok alanda kullanım alanı mevcuttur. Özellikle tarım, turizm ve sağlık gibi istihdam katsayısı yüksek olan sektörler bu alandan faydalanmaktadır; ama, yasanın yetersiz oluşu, bu yöndeki yatırımlara ciddî şekilde engel olmaktadır.

Bu kaynakların en önemli avantajlarını sıralamak gerekirse; yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmeyen enerji olması, özvarlığımız ve doğal kaynağımız olması, her şeyden önemlisi çevre dostu olması ve çok amaçlı kullanılıyor oluşu, hazır bulunması ve doğadan kullanıma alınması, fosil ve diğer enerji kaynaklarına göre çok daha ucuz olması, güvenli ve yüzde 95 oranında verim alınabilmesi.

Değerli arkadaşlar, ben, bu bilgiler ışığında ve MTA, DPT, TÜBİTAK gibi kuruluşlarımızın yaptığı çalışmalar doğrultusunda, jeotermal kaynakları ve mineral suları kanununu hazırladım. Yine komisyon başkanımızın desteğiyle, Meclisimizin desteğiyle ve Enerji Bakanlığımızın desteğiyle bir an önce bu kanunun yasalaşması ve bu alandaki yatırımların hızlandırılmasını umuyor, bu vesileyle hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 10 Kasım 2005

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook