İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 17. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

5394 sayılı türkiye istatistik kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmesi hk. (s.s.999)

Muhsin Koçyiğit

Diyarbakır Milletvekili ·

Genel Kurul, 17. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Kasım 2005 · 841 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhsin Koçyiğit, 10 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5394 SAYILI TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMESİ HK. (S.S.999)); konuşma 841 kelime.

Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “5394 sayılı türkiye istatistik kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmesi hk. (s.s.999)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-11-10-5394-sayili-turkiye-istatistik-kanunu-ve-anayasanin-89-uncu-ve-104-unc (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5394 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu ve Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile Plan ve Bütçe Komisyonu raporu üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, değerli milletvekilleri; dünkü görüşmemizde istatistiğin temel ilkelerinden, istatistiğin bir ülke için ne kadar yararlı olduğundan söz etmiştik. Bugünkü konuşmamda ise, daha ziyade, Sayın Cumhurbaşkanımızca geri gönderilen 45 ve 56 ncı maddelerin geri gönderilme gerekçelerinin hukuk karşısındaki durumunu sizlere anlatmaya çalışacağım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çağımız bilgi ve teknoloji çağı olup, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşıp, onu doğru yorumlayarak üretimde kullanan toplumlar, diğer toplumlara üstünlük sağlamaktadır. Bu nedenle, bilgi toplayarak analizcilerin yorumuna sunan Türkiye İstatistik Kurumunun yeniden yapılandırılması çok önemli bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye İstatistik Kanunuyla her türlü önyargıdan ve kadrolaşma eğiliminden uzak, memur ve çalışanların özlük haklarını ve güvencelerini temel alan ilkeler doğrultusunda bir yasal düzenleme yapılması ülkemizin yararına bulunmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanımızca bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen yasanın 45 inci maddesi, "Personel rejimi ve fazla çalışma" başlığı altında, kadro karşılığı sözleşmeli personelin çalışmasına olanak sağlamakta ve bunların özlük haklarının Bakanlar Kurulunca belirleneceğini hüküm altına almış bulunmaktadır. Bu düzenleme, Anayasanın 128 inci maddesine aykırıdır. Bu maddede, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, bunların nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği belirtilmiştir.

Buna göre, Türkiye İstatistik Kurumunun gerek memur ve gerekse sözleşmeli personel statüsündeki her iki çalışanı da, aslî ve sürekli kamu hizmeti yürüttüğünden, kurumun sözleşmeli personel statüsünün yasayla oluşturulması Anayasal bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Oysa, böyle bir düzenleme yapılmayıp, bu yasanın 45 inci maddesinde, söz konusu personelin, yani, sözleşmeli personelin nitelik, ücretli özlük haklarının yasayla değil, Bakanlar Kurulu kararıyla belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Anayasanın 7 nci maddesinde, yasama yetkisinin Türk Ulusu adına Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu, bu yetkinin devredilemeyeceği açık bir şekilde belirtilmiştir.

Oysa, bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilen Türkiye İstatistik Kanununun 45 inci maddesinde, hiçbir temel ilke konulmadan, çerçeve çizilmeden, sözleşmeli personel statüsüyle ilgili tüm düzenlemeler için Bakanlar Kurulunun yetkisi devredilmiştir.

Özetle, yasayla, yani, kanunla düzenlenmesi gereken bir konu, yani, sözleşmeli personel konusu Bakanlar Kurulunca düzenlenerek, Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 7 nci maddesindeki yasama yetkisinin devredilemeyeceğine ilişkin kurala ve 128 inci maddesindeki, yasayla düzenleme yöntemine tümüyle aykırı bulunmaktadır.

Bunun Anayasayla uyumlu duruma getirilebilmesi için, Türkiye İstatistik Kurumunda istihdam edilmesi düşünülen sözleşmeli personel statüsünün, Sayın Cumhurbaşkanımızın belirttiği gibi, yasayla düzenlenmesi zorunlu bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine aynı şekilde, geri gönderilen Türkiye İstatistik Kanununun 56 ncı maddesinde, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı ile Birinci Hukuk Müşaviri hariç olmak üzere, tüm atamaların başkanın onayıyla olacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurumda başkan yardımcısından bölge müdürüne kadar üst yönetim kademelerinde bulunan unvanlı personelin tümünün, müşterek kararnameyle, Türkiye İstatistik Kurumunun Başkanı tarafından ataması yapılacaktır.

Bu şekilde hareket edilirse, Türkiye İstatistik Kurumu ile idarî yapı içerisinde yer alan diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında üst düzey görevlilerin atanması hususunda farklılıklar yapılacaktır, çifte standart uygulanmış olacaktır. Böyle hareket edilmekle, benzer diğer kamu kurumlarındaki atamaların aksine, Türkiye İstatistik Kurumunda üst düzey görevlere atamada Sayın Cumhurbaşkanının onayı alınmayacaktır. Oysa, Cumhurbaşkanı, burada bir dengeleme, subap görevi yapmakla birlikte, kamu hizmetlerinde sürekliliği ve istikrarı sağlayan üst düzey görevlilerin atanmalarında Cumhurbaşkanı imzasının bulunması, kimi haksız işlemlerin, siyasal nitelikli atamaların önlenmesi ve dolayısıyla, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleri yönünden de önemlidir; çünkü, iktidar gücünün çoğunluk egemenliğine dönüşmesinin parlamenter demokratik sistemi zedeleyeceğini öngören anayasa koyucu bununla yetinmemiş, devletin başı olarak Cumhurbaşkanına bir denetim, denge ve uyum sağlama görevi de vermiş bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; devlet organlarının düzenli çalışması, ancak yönetimde istikrarın sağlanmasıyla mümkündür. Yönetimde istikrar ise, kamu hizmetinin değişken öğesi olan iktidardaki siyasal partilerle değil, kamu hizmetinin değişmez öğesi olan kamu görevlilerine sağlanacak görev güvencesiyle olur. Anayasamıza göre, yürütmenin iki kanadından birini oluşturan Cumhurbaşkanı, yansız niteliğiyle siyasal nitelikli hükümete karşı kamu görevlisinin güvencesini oluşturmaktadır. Bu güvencenin yaşama geçirilmesi için atama kararnamelerinin Cumhurbaşkanınca onaylanması zorunlu bulunmaktadır.

Aslında, ideal olanı, siyasî müdahaleyi en aza indirmek suretiyle, üst düzey atamaların kurumların kendileri tarafından yapılmasıdır. Bunun için de bu tip kurumların idarî ve malî özerkliğe sahip olması gerekmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu özerk olmadığından, bu kurumdaki üst düzey atamaların yürütmenin her iki kanadının onayını gerektiren müşterek kararnamelerle yapılması en doğalıdır.

Değerli arkadaşlarım, bu Meclis kurulalı, herhalde, en fazla, yasalarımız Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderiliyor. Tabiî, burada, zaman zaman İktidar Partisi milletvekili arkadaşlarımız da, Parlamentonun zamanının ne kadar değerli olduğunu ve dakikasının 15 milyar olduğunu söylüyorlar. Biz, burada, genellikle, bütün kanunları iki kez görüşmek suretiyle, bir yerde, bu Parlamentonun çok değerli zamanını boşa harcamış oluyoruz. Diliyorum ki, bundan sonra bu yasa tasarılarını, bu yasa tekliflerini burada daha etraflıca görüşerek, hukuka uygun duruma getirerek Sayın Cumhurbaşkanına gönderelim. İnşallah, böyle olursa, bundan sonra Cumhurbaşkanından da buraya yasalar geri gelmez ve Meclis de, zamanı daha iyi değerlendirmiş olur, milletimize, ülkemize daha faydalı işler yapmış olur.

Bu düşünce ve duygularla, tüm arkadaşlarımı sevgi ve saygıyla selamlıyorum, hoşça kalın diyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 10 Kasım 2005

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook