Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Erzurum Milletvekili ·
DEM Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 27 Ekim 2026 · 996 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 27 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 996 kelime.
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 27 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-2026-10-27-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90826
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Erzurum)Teşekkürler.
Sayın Başkan, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, değerli milletvekilleri, hazirun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu salonda devasa rakamlar konuşulacak. Bırakalım rakamları, aslında bugün bütçeyi bir sofra olarak düşünelim diyorum; önerim bu. Sofrada kimin başköşede oturduğuna, kimin ayakta beklediğine bakalım hep birlikte, bütçenin kime hizmet ettiğini o zaman anlarsınız. Bütçe, iktidarın topluma nasıl baktığının en somut itirafıdır. Kimin korunduğunu, kimin unutulduğunu, hangi hakkın tasarruf adıyla ertelendiğini söyler bize. Sorumuz açık: 2027 bütçesi halkın bütçesi mi olacak yoksa halkın ürettiği kaynaklar yine halkın ihtiyaçları dışında mı harcanacak, fonlarda mı uçurulacak?
Yıllardır bu ülkenin yurttaşlarına şu söyleniyor: "Sabredin." İşçiye, emekçiye, emekliliğe "Sabret." deniyor, gence "Geleceğini bekle." çocuğa "Çocukluğunu unut." çiftçiye "Üret ama kazanma." kadına "Bakım emeğini üstlen, yoksullukla tek başına savaş." deniliyor. Bu sabrın karşılığı ne? Refah ne zaman gelecek? 2027 bütçesi bu soruların yanıtını vermek zorundadır. "Ekmek, Adalet ve Barış" kampanyamızda bir anne dedi ki: "Çocuklarımızın tırnakları kırılıyor dengeli beslenemedikleri için. Endokrin hekimine götürmem gerekiyor ama hastaneden randevu alamıyorum." Başka bir kadın emekçi: "Tek bir ineğim bana yeterdi ama yemini alamadığım için sattım." Bir yurttaş, ekonomiyi şöyle özetledi: "Bizi mercimekle kandırmayın. Üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkede balık yemek istiyoruz."
Evet, 86 sayfalık sunum kitapçığında "yoksulluk" kelimesi hiç geçmiyor Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, özellikle taradık; yanlışlıkla bile yazılmamış, nasıl olmuş bilmiyorum. Demokrasi buharlaşmış, sosyal devlet unutulmuş, hukuk 2 kez geçiyor; biri uluslararası hukuk, diğeri fon yasasında medet umulan hukuk. Rakamlar devasa, toplam bütçe 27 trilyon 276 milyar lira; gelirler 23 trilyon 408 milyar lira, net vergi gelirleri hedefi 19 trilyon 906 milyar lira. Bu vergiyi kim ödüyor? Yoksullar mı, yoksa serveti çok daha yüksek olanlar mı? Onların ne yaptığını biliyoruz, fonculuk oynamak meğer kolay değilmiş. Vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 60'ı KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden geliyor, 2025'te yüzde 62,4'tü. Gelir vergisinin büyük bölümü maaşlardan kesiliyor. 2027'de gelir vergisi yüzde 57, kurumlar vergisi yüzde 38 artıyor. Hesap emekçiye kesiliyor, indirim kuponları ise sermayeye dağıtılıyor. Vergi adaleti herkesin aynı miktarı ödemesi değil, gücü oranında sorumluluk almasıdır. Adaletsizlik diz boyu.
Asgari ücret en temel gündemlerden bir tanesi. "Asgari ücretle geçinin." dediğiniz insanlar sofranın kenarına bile hâlâ gelemedi. O sofrada yiyenler adisyonu halkı kesiyor. Sofranın baş köşesinde faiz oturuyor, hemen ardından savunma ve iç güvenlik geliyor, 3 trilyon 454 milyar lira. Bu tutar Millî Eğitim Bakanlığının 2 trilyon 459 milyar liralık bütçesinden de merkezî yönetim bütçesinden sağlığa ayrılan 2 trilyon 134 milyar liradan da büyük. Sosyal yardımlar yüzde 46 artıyor ve bununla övünülüyor aslında. Oysa, 18 milyon yurttaşın muhtaç olması övünç değil, sofraya oturamayanların sayısıdır ve bir utanç vesikasıdır. Sofradan çatal bıçak da çalındı. SPK 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonu tasfiye etti. 455 bin 758 yatırımcı vardı, yüzlerce milyar liralık tasarruf bir gecede bloke edildi, kayıp henüz belli değil. Risk daha önce biliniyordu, bunu çok konuştuk. Sayın Başkan, 455 bin hane sınırlı bir alan değildir.
Mutfağın defterinde ne yazıyor? Sayıştay raporlarında bir örüntü var. GAP İdaresinde proje kaynaklarının yüzde 88.68'i yani 608 milyon lira yatırıma dönüşmeden blokeli hesaplara aktarılmış. Karayollarının devasa bir bütçesi var. AFAD depremzedeler hâlâ konteynerde beklerken İhale Kanunu'ndan muaf, özel hesaplardan 31,6 milyar lira harcamış. Onlarca kurumda iç denetçi kadrosu boş. Aynı bulgular yıllardır tekrar ediyor, izleme tablosunda yerine getirilmediği yazıyor. Kesin tutar yok, fişi görünmeyen mutfağın bütçe hakkı nerede?
Çalışıp yoksulluktan kurtulamayan insanlar varsa sorun ücrette değil, ekonomik düzenin, iktidarın tercihlerindendir. Kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, kadına yönelik şiddet birbirinden bağımsız değildir. Hepsi kadının ekonomik özgürlüğünü sınırlayan, bakım emeğini görünmez kılan düzenin sonucudur. Başka bir bütçe mümkün.
Burada talep ve mücadele sebeplerimizi çok hızla söyleyeceğim: En düşük emekli aylığı artırılsın, bayram ikramiyeleri verilsin. Asgari ücret yükseltilsin, vergi dilimleri emekçi lehine güncellensin. EYT mağduriyeti giderilsin. Şiddetle mücadeleye yeterli kaynak ayrılsın, İstanbul Sözleşmesi'ne dönülsün. Ev emekçisi kadınların sosyal güvenlik primleri bütçeden ödensin. Her mahalleye parasız kreş açılsın. Çocuk yoksulluğuna karşı temel gelir güvencesi sağlansın, MESEM'lerde kurulan sömürü düzenine bir an önce son verilsin, çocuklara çocukluklarını vermekle mükellefiz Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı. Küçük çiftçinin borçları silinsin; mazot, gübre, ilaç, yem, tohum giderleri kamuca karşılansın. Esnafın vergi, prim, banka borçları faizsiz ve uzun dönemli vadeli yapılandırılsın. KYK borçları silinsin. Karşılıksız burs verilmeli, toplu taşıma ve internet gençlere parasız olmalı, 250 bin asgari öğretmen ataması yapılmalı, fosil yakıt teşvikleri kaldırılmalı, Kanal İstanbul gibi eko kırım projeleri iptal edilmeli, nükleer santral bütçeleri ormanlaştırmaya aktarılmalı. Tüm inançların temsil edildiği bir inanç hizmetleri kurulu kurulsun.
"Kaynak yok." diyenlere bir kez daha sesleniyoruz: Kaynak bu ülkenin varlığındadır, yeter ki hortumlanan yerler kesilsin. Büyük sermayeye tanınan vergi muafiyetleri, istisnalar, aflar bitirilmeli; servete ve gelire göre artan oranlı vergi sistemi kurulmalı; örtülü ödenek kaldırılmalı ve israfa son verilmeli. Türkiye Varlık Fonu kapatılmalı, yandaş şirketlere akıtılan ihale ödemeleri tabii ki iptal edilmeli.
Sayın Başkan, bölgeler arası uçurum var. Aslında barışın en temel sebeplerinden, zeminlerinden bir tanesi bölgesel adalet, bir lütuf değil, eşit haklara erişimin güvencesidir. Şimdi, son olarak, barışın ne anlam ifade ettiğini bu bütçe için söyleyeyim. Aslında 2027 bütçesinin temel önceliği olmalıydı. Müzakere masasında değil sadece, barış ve demokratik toplum süreci bütçede de karşılığını bulmalı. Toplumsal barışa, eşit yurttaşlığa, demokratikleşmeye yatırım yapılmalı ama bu bütçede savaşa, iç güvenliğe, savunmaya ayrılan bütçe çok büyük bir çelişkiyi ve açığı ifade ediyor. Biz ne yapıyoruz? İki yıldır her yerde sokak sokak, il il, mahalle mahalle, barış ve demokratik toplum sürecini anlatarak inşa etmeye çalışıyoruz. Halkın güvenini ve desteğini sağlamak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ama önümüze öyle bir bütçe çıktı ki barış yok, demokrasi yok, hukuk yok, yoksulluk yok, adalet yok. Bunlar birbirini tamamlayan olgulardır ve bunun olmaması asla kabul edilebilir, izah edilebilir bir tablonun parçası olamaz. Bu yönüyle -yani söyleyecek çok şey var, diğer arkadaşlarım da mutlaka anlatacaktır- biz, barışın bütçesi yerine savunmanın, çatışmanın, güvenliğin bütçesini yapıyorsak bunun karşılığında sorulacak sorulara verilecek yanıtları bulamıyoruz. Biz bulamıyoruz; varsa sizin bir yanıtınız, bunu bize de anlatın. Biz bütçeyi, bir avuç ayrıcalıklının değil, toplumun ortak ihtiyaçlarına göre yapmamız gerektiğini söylüyoruz. Savaşta değil, barışta; ayrıcalıkta değil, adalette; sermayenin sınırsız kazancında değil, emeğin hakkını almasında...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞTeşekkür ederim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Erzurum)...yoksullukta, refahta ısrar edelim diyorum. Eksik olan kaynak da emekte.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
36 konuşma daha · 27 Ekim 2026