Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Muğla Milletvekili · İYİ Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 397 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Metin Ergun (İYİ Parti), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 397 kelime.
Metin Ergun (İYİ Parti, Muğla). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-ergun-2026-11-03-tutanak-metni (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91212
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)METİN ERGUN (Muğla)Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sayın Başkan, Sayın Bakan, muhterem milletvekilleri; çalışma hayatı, bir ülkenin adalet anlayışının ve sosyal devlet olma iddiasının en önemli göstergesidir fakat ne yazık ki Türkiye'deki çalışma hayatında bu kavramlar iktidarın uygulamalarıyla anlamını yitirmiş durumdadır çünkü günümüz Türkiyesinde temel sorun çalışıyor olmanın insanları yoksulluktan kurtaramaması, emekliliğin ise insanca yaşam sunamamasıdır. Bu duruma, iktidarın bilinçli ekonomik tercihlerinin neden olduğu konusunda artık şüphe kalmamıştır. 2027 yılı için hazırlanan bütçe rakamları da iktidarın benzer tercihlerde ısrar ettiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda bütçeye baktığımızda, 2027 yılı için Bakanlığın 2 trilyon 395 milyar 824 milyon lira ödenek ayrılması teklif edilmektedir. Ancak, bu ödeneğin harcama kalemlerindeki artışlara baktığımızda cari transferlerde yüzde 440 artış planlanırken istihdam programı ödeneğinde ise yalnızca yüzde 8,86 artış öngörülmektedir. Bu kabul edilebilir bir şey değildir.
Muhterem milletvekilleri, tarih boyunca çalışmak yoksulluğun nedeni değil tam tersine, yoksulluktan kurtulmanın yolu olmuştur. Ancak iktidarın ekonomik tercihlerinden dolayı bugün Türkiye'deki çalışma hayatında tam tersi bir durum yaşanmaktadır. Mesela, TÜRK-İŞ'e göre yoksulluk sınırı 123 bin lira, açlık sınırı 37 bin lira, buna karşılık asgari ücret ise 28 bin liradır. Yani çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretli olduğu ülkemizde çalışanların büyük çoğunluğu yoksulluk sınırında değil açlık sınırında çalışmaktadır. Bu, iktidar açısından utanç belgesidir. Asgari ücretin insanca yaşam koşullarına göre belirlenmesi ve vergi dilimlerinin çalışanları mağdur etmeyecek şekilde düzenlenmesi acil bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır. Çalışan yoksulluğuna ilave olarak işsizlik de büyük ve kalıcı bir sorun olmaya devam etmektedir. Eylül 2026 itibarıyla atıl iş gücü oranı yüzde 31,2'ye ulaşmış. Türkiye genç işsizlik veya atıl genç nüfus bakımından Avrupa'nın en kötü işsizlik verilerine sahip ülkelerinden biri hâline gelmiştir. Özel sektörde sendikalaşma oranının yüzde 6,48'e gerilemesi de çalışanların örgütlü mücadele gücünün zayıfladığını göstermektedir. Sayın Bakan, çalışanların haklarını aramasının önündeki engeller kaldırılmalıdır, sendikal baskılar önlenmeli ve anayasal bir hak olan grev hakkı korunmalıdır. Taşeron ve güvencesiz çalışma sona erdirilmeli, İşsizlik Sigortası Fonu öncelikle işsizlerin güvencesi için kullanılmalıdır. Diğer yandan, 2025 yılında 1.944 çalışanımız iş kazalarında hayatını kaybetmiş, 700 binin üzerinde iş kazası kayıtlara geçmiştir. Bakanlığın iş güvenliği denetimlerini artırması, özellikle MESEM uygulamalarını etkin biçimde denetlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, kadınların istihdama katılımı için de kreş, bakım desteği ve güvenceli çalışma imkânları artırılmalıdır Sayın Bakan.
Emeklilerimizde düşük aylıkları ve kök aylık adaletsizliği nedeniyle ağır bir geçim mücadelesi vermektedir. Daha fazla prim ödeyenlerin daha düşük aylık alması sosyal güvenlik sistemine güveni zedelemektedir. Netice olarak ifade etmek isteriz ki Bakanlığın başarısı bütçesinin büyüklüğüyle değil vatandaşın hayatında yarattığı iyileşmeyle ölçülmelidir.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
88 konuşma daha · 3 Kasım 2026